A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) DAF, Meydan #41- Amerikan Rüyasi Mi Kabusu Mu? - Özlem Arkun

Date Thu, 23 Nov 2017 08:52:42 +0200


Las Vegas'ta geçtigimiz ekim ayinda yasanan katliamin ardindan bir isim gündeme geldi. Bu isim o güne kadar zengin bir emekli muhasebeci, kumarbaz bir poker oyuncusu, Meksika yemekleri yemeyi ve gezmeyi seven birinin ismiydi. Artik bu isim katliamci olarak animsanacak. ---- Mandalay Bay otelinin 32. katindan ates açan bu adam, modifiye ettigi silahlarla 5476 mermi atarak 59 kisiyi katletti ve 527 kisiyi yaraladi. ABD sinirlari içerisinde gerçeklesen silahli saldirilarin en kanlisini gerçeklestirdi. ---- Böylece o zamana kadar ABD'nin en kanli saldirilari olarak bilinen Virginia Tech, Sandy Hooks ve Columbine katliamlarini geride birakarak ilk sirayi aldi. ---- Virginia Tech Virginia Tech katliami, 2007'de Virginia'da gerçeklesen silahli okul baskinidir. Olayin faili intihar etmeden önce 32 insani öldürdü ve birçok kisiyi de yaraladi.

Sandy Hooks

Sandy Hook Ilkokulu saldirisi, 2012'de 20 yasindaki bir tetikçinin 20 çocuk ile 6 yetiskin görevliyi vurdugu saldiri. Fail okula gelmeden önce annesini vurarak öldürdü. Olay yerine insanlarin gelmesiyle basina ates ederek intihar etti.

Columbine

Columbine Lisesi Katliami 1999'da yasanmis bir katliam olayidir. Iki ögrenci, yari otomatik silahlarla son sinif ögrencisi olduklari Columbine Lisesi'nde 13 kisiyi öldürdüler ve 24 kisiyi yaraladilar.

Katilin otel odasinda ve evinde toplamda 48 atesli silah bulundu. Trump; katliamin ardindan bireysel silahlanma konusunda kendisine yöneltilen sorulari "bu konuyu sonra konusuruz" diye cevaplamisti.

Las Vegas katliamin ardindan ISID saldiriyi üstlenen bir açiklama yayinladi, fakat katil hem beyaz hem zengindi, üstelik Müslüman da degildi. Yetkililer saldirganin ISID ile bir ilgisi olmadigini açiklarken, Trump katili bir "yalniz kurt", "hasta ruhlu biri", bir psikopat" olarak tanimladi. Bu tanimlamalar sosyal medya üzerinden çok tepki çekti ve katilin Müslüman, Afro-Amerikali ya da göçmen olmasi durumunda; medyanin haberi servis etme biçiminin nasil degistigine dair binlerce elestiri yapildi.

Peki bu katil bu saldiriyi neden yapti? Onu bir otel odasinin 32. katindan asagida sarki söyleyip dans eden insanlarin üzerine binlerce kursun yagdirmak için motive eden sey neydi?

"Pazartesileri Sevmiyorum"

Amerika'da 90'li yillardan bu yana sik sik karsilasilan okul katliamlarinin ilki olan Cleveland Ilkokulu saldirisini gerçeklestiren kadina bunu neden yaptigi soruldugunda "Pazartesileri sevmiyorum, bugünü senlendirmek istedim" demisti. 1979 yilinda gerçeklesen bu saldirinin sorumlusu, babasinin Noel hediyesi olarak aldigi bir tüfekle 16 yasindayken iki kisinin ölümüne neden olmustu. Cleveland katilinin açiklamasi, daha sonra Amerikan müzik listelerinde bir numaraya kadar yükselen "pazartesileri sevmiyorum" adli bir sarkiya konu oldu.

Columbine Lisesi Katliamini gerçeklestiren iki çocuk okuduklari lisede 4 yil boyunca lisenin futbol takimindaki popüler çocuklarin itip kakmasina ve zorbaliklarina maruz kalmislar ve katliamdan sonra yayinlanan günlüklerinde okulu yeryüzünden silmek istediklerini yazmislardi.

Virginia Tech Katliaminin sorumlusu olan bir digeri ise, yayinladigi manifestoda, Columbine katliamcilarindan birer aziz olarak bahsederken, dine ve zenginlere karsi duydugu nefreti ve "köseye sikistirildigini", "zamani geldiginde yapmasi gerekeni yapacagini" söylüyordu.

Sandy Hooks Katliaminin sorumlusu ise bir radyo programinda uygarliga ve topluma karsi nefretinden bahsederken, kadina ölümüne saldirarak ismini tüm dünyaya duyuran Trevor adli sempanzeyi örnek veriyordu.

Mansetten Kahraman

Aslinda Sandy Hooks'un failinin neden sempanze Trevor'u örnek aldigini anlamak zor degil. Bu katillerin çogu yasadiklari süre boyunca görmezden geliniyor, itilip kakiliyor, toplumdan dislaniyordu. Yapilan katliamlarin içinde bulunduklari duruma birer tepki olarak tasarlandigina dair bir mesaj birakmak istiyorlardi. Ve hayatlari boyunca görünmez olanlar öldürürken-ölürken görünür olmak istiyorlardi.

Bu yasanan katliamlarin her biri -muhtemelen katillerin istedigi gibi- medyada genis yer buldu. Columbine katillerinin günlükleri, Virginia Tech katilinin propaganda videolari, Sandy Hooks katilinin radyo röportaji, birçok televizyon kanalinda yer buldu. Katillerin isimleri mansetlere çikti.

Elbette medyanin bu haberleri servis etme biçimi sonrasinda oldukça elestirildi fakat her biri bir öncekinin taklitçisi oldu. Medyanin tutumunda da çok bir degisiklik yasanmadi. Las Vegas katliamcisi birçok haber sitesinde, bu katliamlarin taklitçisi olarak yer bulmasina ragmen, ismini bir çok gazeteye mansetten yazdirmayi basardi. Medyanin böylesine popülerlestirdigi bu karakterler medyada dogrudan "kahraman" olarak yer almasa da her seferinde birer "anti-kahraman" olarak toplumda karsilik bulmaya devam ediyor.

Elbette bütün bu katliamlarin tek nedeni "ün salmak, bir halk kahramanina dönüsmekti" diye açiklayamayiz. Amerika'da daha önce de katillerin kahramanlara dönüstügü örnekler görüldü. "Vahsi Bati"da Jesse James gibi birçok katil bu katliamcilardan çok farkli olsa da birer anti-kahraman olarak efsanelesmislerdi. 70'lere gelindiginde, 35 kisinin öldürülmesini azmettirdigi için idamla yargilanan Charles Manson toplumun bir kesimi tarafindan büyük saygi gördü, bir hayran kitlesi yaratti. Elbette bu katiller ve isledikleri cinayetler ayni nedenlerle açiklanamaz fakat her birinin kahramanlasmasi bir ortak noktaya isaret ediyor olabilir.

Herkese Düsman Olmak

Charles Manson ünlü savunmasinda "Ben hiç kimseyim", "Ben kopuk, serseri, avareyim... Bana fazla yaklasirsan ustura olurum" demisti. Bu savunma kimileri için bos edebiyat olabilir, fakat hiç de görmezden gelinemeyecek bir kesim için bir slogana dönüsmüstü.

Las Vegas katliami öncesinde gerçeklesen ve arkasinda manifestolar birakan katliamcilar çogunlukla "magduru" olduklari "kötü" duruma birer tepki olarak saldirilari gerçeklestirdiklerini söylüyor ya da ima ediyordu. Katiller, saldirilarin hedefine de bu durumun "sorumlusu" olduklarini düsündüklerini koyuyorlardi. Aslinda kendi yasadiklari duruma karsilik, bir "intikam" eylemi olarak yansitildiginda, bu katillerin neden kahramanlastigini ya da kendilerinden sonrakilere nasil ilham verdigini anlamak mümkün ama bu kadar basit degil.

Aslinda bu katliamcilarin hiçbiri hedeflerini dogrudan seçmemisti. Saldirilari kendi okullarinda ya da kendi çevrelerinde gerçeklestirseler bile, kurbanlari genellikle kaçisan kalabalik içerisinde sanssiz olanlardi. Las Vegas Katliami'nda son gelinen noktada ise 32. kattan ates eden katil; kendisinde 3 futbol sahasi uzaklikta bulunan, hayati boyunca yüzünü görmedigi insanlara ates açmisti. Hiçbir seyi sansa birakmayan katil, her seyin üzerinde, her seyi gören bir tanri gibi otel odasina ve koridorlara kameralar yerlestirerek her anin kontrolünde olmasini saglamisti. Kendi ölümü de dahil.

Tüm bu katliamlarda ortaya çikan bu düsmanlik, artik dogrudan ima edilen kisi ya da toplumsal kesime degil, herkese duyulan bir düsmanlik halini almistir. Bu noktada katiller kendilerinin magduru olduklarini iddia ettikleri kosullara saldiriyormus gibi görünseler de aslinda bu kosullarin sürdürücüsüne dönüsürler. Diger taraftan bu magduriyetin intikamini aliyormus gibi göründüklerinde, benzer magduriyetleri yasayanlar tarafindan sahiplenilip, Virginia Tech örnegindeki gibi birer azize dönüsebilirler. Oysa bu saldirilarin hepsinde herkes hedeftir. Columbine katliamcisinin dedigi gibi amaç en çok sayida insani öldürmektir. Bu noktada magdur artik ortadan kalkar, magdur artik kosullarin sürdürücü bir faile dönüsmüstür.

Bir Katliamin Patolojisi

Bu katliamlarin ardindan gündeme gelen baska bir nokta da katillerin psikolojisi olarak karsimiza çikiyor. Elbette böyle bir saldiriyi gerçeklestiren birinin psikolojisini sorgulamak sasirtici degil, kisilerin yasadiklari travmalar, psikiyatrik sorunlar, nörolojik problemler çesitli davranis bozukluklarina, siddet eylemlerine neden oluyor. Ne var ki bu tür sorunlar yasayan her insan benzer saldirilar gerçeklestirmiyor.

Peki bu katliamlari gerçeklestiren kisilerin psikolojik sorunlarinda bir benzerlik var mi? Aslinda hepsinin bir ortak noktasi var, katillerin hepsi psikiyatrik ilaçlar kullaniyor. Okul saldirilarinin neredeyse hepsinde karsimiza çikan psikiyatrik ilaçlar en son Las Vegas katilinin odasinda da bulunmustu.

Mani, zihin karisikligi, sinirlilik, düsmanlik, intihar düsüncesi, kendine ve baskalarina zarar verme düsüncesi gibi yan etkileri bulunan bu psikiyatrik ilaçlarin kullanimi ABD'de oldukça yaygin. Prozac, Valium, Zoloft, Lexapro, Ritalin, Adderall, Concerta, Celexa bu ilaçlar arasinda en çok reçete edilenlerden. Bu ilaçlar obsesif-kompulsif bozukluklardan, bipolar bozukluga ve anksiyeteye kadar birçok taniya reçete ediliyor. Özellikle ergenlik dönemindeki çocuklara dikkat eksikligi ve hiperaktivite bozuklugu tanisiyla gittikçe daha çok reçete edilen bu ilaçlar, ilaç sektörü içerisinde oldukça büyük bir pazar olusturuyor.

Bu ilaçlar sinir sistemi üzerinde etkili oluyor; kimyasal iletisim yollarini degistirerek, beyinde muhakeme, soyut düsünceler, hafiza, akil yürütme, duygular ve kaç ya da dövüs tepkisini kontrol eden bölgelerini etkiliyor.* Bu etkilesimin ardindan beklenen sonuç sakinlik ve berrak düsünme iken ne var ki bazi durumlarda beklenmeyen sonuçlar ortaya çikabiliyor.

Aslinda yasanan saldirilarin ardindan gündeme gelen bu ilaçlar aslinda çok daha genis bir tartismanin sadece bir basligi. Özellikle akil sagligi üzerine çalisma yapan bazi komisyonlarda*, psikiyatrinin tetkik ve görüntüleme yöntemlerinin kisitliligi ve hastaliklarin tanisinin sadece kisilerin beyanlari üzerinden yapilmasi bir elestiri noktasi olusturmaya basladi. Duygu ve davranislarin degerlendirmesini esas alan anketlerin herhangi bir patolojinin varligini kanitlamada yetersiz olmasi, var olan ve gelistirilmekte olan ilaçlarin aslinda nasil tedavi ettiginin net olarak açiklanamamasi; elestirilerin temelini olusturuyor. Bunlarla beraber, ilaç sektöründe psikiyatri alaninda ortaya çikan skandallar ve yolsuzluklar (bkz: Paxil skandali) bu ilaçlarin reçete edilmesinin suistimale çok açik oldugunu gösteriyor.

PAXIL Skandali

Ansiyete (Kaygi bozuklugu) ilaci olarak üretilen bu ilaç yeteri kadar arastirma yapilmadan piyasaya sürülmüs ve ergenler üzerindeki kullanimi yan etkileri (intihar egilimi) gizlenerek genisletilmisti. Sirektin ilacin reçete edilmesini arttirmak için doktorlara da rüsvet verdigi ortaya çikmis ve 3 milyar dolarlik rekor bir tazminat ödemek zorunda kalmisti. Ayrica sirket ilaci piyasaya sürmeden önce çesitli iletisim kanallarini kullanarak insanlari kendilerinde kaygi bozuklugu oldugunu düsündürecek yayinlar hazirlatmis ve yayinlatmistir. (bkz: Ansiyete Çagi belgeseli)

Özellikle okul saldirilarinin ardindan, katillerin toksikoloji raporlarinda bahsi geçen ilaçlarin hepsine rastlamak mümkün. Ne var ki bazi katliamlarin dosyalari gizli tutuluyor ve katillerin raporlari açiklanmiyor. Neden? Katillerin manifestolari televizyondan yayinlanirken toksikoloji raporlarini da içeren dosyalarin gizli tutulmasi, bu raporlarin psikiyatri alaninda büyük bir pazara zarar verebileceginden kaynaklaniyor olabilir mi? Roche, Novartis, Pfizer, AstraZeneca, Forest, Lilly, GlaxoSmithKline gibi birçok büyük ilaç sirketinin öncüsü oldugu bu alanda daha önce kismi olarak belgelenen rüsvet ve yolsuzluklar bu katliamlarin da üstünü örtüyor olabilir mi?

Bu katliamlar kapitalizmin adeta mottosuna dönüsen "Amerikan Rüyasi" söyleminin kabusu gibi. Ama bu kabus da yine Amerikan kültüründe evrilip çevrilip bir rüyaya dönüsüyor. Simdi Amerikalilar, sistemin esitsizlik ve adaletsizlik sarmalindan bunalan, yasadiklari sikinti ve sorunlardan ilaçlarla uyusarak siyrilmak isteyen ve uykularinda medyanin en popüleri olduklari rüyayi "Amerika'nin kabusu"na çevirecekler.

* Citizens Commission on Human Rights (CCHR)

* Michelle Morrison-Valfre, 2005, Foundations of Mental Health Care.

Özlem Arkun

ozlema@meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 41. Sayisinda yayinlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/11/amerikan-ruyasi-mi-kabusu-mu-ozlem-arkun/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr