A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) DAF, Meydan #36 - Bir Kent Nasil Yikilir, Bir Devlet Nasil Kurulur" - Hüseyin Civan

Date Mon, 13 Mar 2017 13:36:29 +0200


Siyasal isleyiste köklü bir farklilasma, ekonomik sistemin mantiginin degisimini zorlayacak uygulamalar, bu ikisinden etkilenen ve ikisini de etkileyen toplumsal olaylar, her zaman yeni tarihsel süreçlerin habercisi olmustur. Ortaya çikan farkli kültürler, farkli düsünüs tarzlari, yöntemsel ve söylemsel degisiklikler, birey-toplum arasindaki iliskinin farkli bir sekilde beliriyor olusu, toplumsal örgütlenme araçlarinin farklilasmasi; yeni ve eski arasindaki ayrimi belirginlestirir. Iste tam da bu noktaya iliskin bir tespit koyabilmekse cesaret ister. ---- Tabi ki bu degisim, önceden kurgulanmis bir senaryonun sonucu degildir. Hatta belki hesaplanamayan ayrintilarla, eski ve yeni arasindaki ayrim olusmustur. Bu ayrimi daha çok belirginlestirense, savaslar ya da ekonomik krizler gibi, beklenebilir/öngörülebilir süreçlerin beklenemez/öngörülemez sonuçlari dogurmasidir.

Küresel ölçekte içerisinde bulunulan süreç henüz isimlendirilmedi. Ancak son bes yildan bu yana siyasi, ekonomik ve toplumsal ölçekte yasananlar düsünüldügünde; içerisinde bulundugumuz sürecin yeniden isimlendirilmeye ihtiyacinin oldugu açikça görülmektedir. Eski ve yeni arasindaki bu ayrimi daha belirgin kilmak, içerisinde bulundugumuz toplumsal sorunlari dogru anlamak ve bu sorunlara yönelik dogru bir çözüm gelistirebilmek adina önemli bir yerde duruyor.

Suriye'de devam etmekte olan savas da bu yeni süreçten üzerine düseni almakta, siyasi ve askeri tüm geçmis kaliplari zorlamaktadir. Aralik ayi basinda, ISID'in Palmira'yi yeniden ele geçirmesinden sonra yasananlara bu niyetle bir göz atarsak...

Düsmani Düsmana Vurdurmak

ISID, ilk kez 2015 Mayis'inda ele geçirdigi Palmira'yi, çok da uzak olmayan bir zamanda Rusya destekli rejim güçlerine birakmisti. Geçtigimiz yazin basinda Palmira'nin geri alinisi tüm dünyaya verilen canli yayinda büyük bir konserle kutlanmis, Rusya'nin devlet büyükleri tarafindan "insanligin ya da Bati'nin mirasinin koruyucusu biziz" mesaji gerekli çevrelere gönderilmisti.

Ancak isler hiç de Rusya'nin vaat ettigi gibi gerçeklesmedi; ISID Palmira'yi yeniden ele geçirdi. Her ne kadar ISID'e karsi ortak cephe içerisinde bulunuyor olsalar da, Rusya ve ABD arasindaki, Palmira sonrasi yapilan açiklamalarin niteligi ise Suriye'de devam etmekte olan savasin yeni bir yönünü gösteriyor.

ISID'in Palmira'yi yeniden ele geçirmesinden sonraki ilk açiklamalar Rusya'dan geldi. Savunma Bakanligi, Palmira'nin kontrolünün yeniden ISID'e geçmesinin ardindan "ISID, ABD destekli koalisyonu yararak ve Rusya'nin yerlesim bölgelerine hava saldirisi yapmayacagini bilerek, yerlesim bölgelerinden ilerleyerek Palmira'yi aldi. Bu sunu gösteriyor, teröristlerin bir araya gelme sanslari yok edilmelidir" açiklamasi yapti.

ABD'ye yönelik bu dolayli suçlama, General Igor Konashenkov'un "ABD ve uluslararasi koalisyonun Rakka yakinlarindaki aktif hareketliligini durdurmasi, ISID'in Palmira'ya güçlü saldirilar gerçeklestirmesine yol açti" açiklamasiyla daha dolaysiz bir hale dönüstü. Daha sert bir biçimini Disisleri Bakani Lavrov ve Ingiltere'nin eski Suriye Büyükelçisi Peter Ford'un açiklamalarinda aldi: "ISID, Palmira'ya gelirken, ABD öncülügündeki koalisyon güçlerinin kontrol ettigi alanlardan gelmis. Sanki her sey planlanmis gibi", " Asil ilginç olan ABD öncülügündeki koalisyon güçleri, 4000 ISID'liyi, beraberindeki ekipmanlari ve araçlari Palmira'ya kadar fark edememis!"

ABD disisleri ve ordusundaki yetkili kademeler her ne kadar, "Rusya destekli rejim güçleri, kendi kontrollerindeki alanlari koruyamiyor" seklindeki benzeri açiklamalarla suçlamalari karsilamaya çalismis olsalar da, var olan durum Suriye'deki savas devam ediyorken, ilginç bir soruya olanak veriyor; küresel güçler ISID araciligiyla birbirlerini mi vuruyor? Daha önce, "vekaleten savas", "asimetrik savas" gibi terimlerin ilk kez kullanilmadigi Ortadogu cografyasi için bu tarz yeni bir savas stratejisi mi söz konusu? Ezeli düsmani, yeni düsmanla vurmak...

Palmira'nin ISID tarafindan ikinci kez ele geçirilmesinin -siyasi, askeri ve ekonomik önemiyle beraber- ISID karsiti cephenin iç çekismeleri disinda baska seyler de ifade ettigi mutlak. Rusya destekli Suriye ordusu yogunlugunu Halep'e vermisken baska bölgeleri koruma kapasitesinin sanilandan çok daha az oldugu, ISID'in buna benzer manevralarla birçok cephede hala savasacak düzeyde oldugu bunlardan yalnizca birkaçi.

Sansasyon Silahi ve Korku Bombasi

Afganistan'da Bamyan Vadisi, Kabil'in kuzeybatisinda bulunur. Bamyan'i bilinir kilansa, vadideki daga oyularak altinci yüzyilda yapilmis iki adet devasa Buda heykelidir. 2001 yilinin Mart ayinda, Taliban rejimi heykelleri havaya uçurana kadar...
Simdi Afganistan'daki Buda heykelleri denildiginde, hepimizin aklina o canli yayinda dinamitle patlatilan heykel görüntüleri geliyor.

Benzer görüntüler, 2001'deki örnekten daha hizli ve yaygin bir sekilde, 2014'ten bu yana ISID'in kontrol ettigi bölgelerden gelmeye devam ediyor; Dur Sharrukin, Ninova, Nimrud, Hatra, Dura Europos, Mari ve son olarak yine Palmira.

UNESCO, ISID'in tarihi alanlarin imhasina yönelik saldirilarini, etnik temizlige referans vererek, "kültürel temizlik" olarak adlandiriyor. Suriye'nin ve Roma Imparatorlugu'nun tarihinin "barbarca yikildigini" her yikim sonrasinda tekrarliyor.

Aslinda ISID'in bu yikim isleri için ayirdigi özel bir birimi mevcut. Kata'ib Taswiyya (Tasviye Kita'si) isimli birim, yikilacak yerleri seçiyor ve yikim islemlerini gerçeklestiriyor. Yapilanlar, Selefiligin tevhid inanciyla özdeslestiriyor ve sirk olanin yok edildigi söyleniyor. Yani, her ne kadar yapilanlar vandalizmle özdeslestirilse de, yikimlarin ideolojik bir altyapisi var. ISID, Palmira gibi antik kentlerde yaptigi yikimlarin, Islami gelenege uygun oldugunu söylüyor.

Öte yandan imha görüntülerine ragmen, ISID söz konusu tarihi mekânlarda bulunan eserlerin satilmasindan önemli bir finansal gelir elde ediyor. Tarihi eserlerin ticaret aginin son duraklariysa, Kuzey Amerika ve Avrupa oluyor! Yani ISID'in "sanat ve tarih düskünü" Avrupali ve Amerikali finansörleri, "barbarca talan edilen sanat eserlerinden" nemalanmanin pesine düsüyor.

Bu yikimlarin ideolojik ve ekonomik motivasyonlarinin disindaki nedenler, uluslararasi siyasette yeni bir yöntemin anlasilmasi açisindan, derinlemesine irdelenmeyi hak ediyor. Bu tarz tarihi yerlesim alanlari imha edilerek, küresel kamuoyunun ilgisi hizli ve kolay bir sekilde yakalanilabiliyor. ISID bu tarz eylemlerle, savasta kaybettigi izlenimini kolaylikla silebiliyor; her yikim gösterisi, güçlü bir baslangiç oluyor. Daha önce belirtilen, 2001 Mart'inda Afganistan'da gerçeklesen sansasyonel imhanin alti ay sonrasinda yasananlar, bu yeni yöntemin tarihsel arka planini anlamak açisindan önem tasiyor.

Islam Devleti

Bir süredir uluslararasi literatürde ISID, artik bu isimle degil "Islam Devleti" olarak adlandiriliyor. Bu, basit bir isim tercihi degil. Belki söylemsel olarak degil ama algisal olarak bir taninmanin göstergesi. Kendinden önceki tüm kültür ve uygarliklarin izlerini silerek, kendi kimligini insa edebilecegi iyi bir zemin hazirliyor ISID. Bu sekilde tarihe kendinden bir isaret birakiyor. Ve aslinda ISID, Sirbistan devletinin 1991'de Hirvatistan'da yiktigi Dubrovnik gibi Palmira'yi, I. Dünya Savasi'nda Almanya'nin Belçika'da imha ettigi Ortaçag'dan kalan kütüphane gibi antik kütüphaneleri yakip yikiyor. Yani, bir devlet refleksi gösteriyor.

Kendi disindakini düsman gör ve onun varligina ait olan her seyi yok et. Islam Devleti, "devletler nasil kurulur"un en açik göstergesidir. Iste bu yüzden ISID'in yikimlari ve saldirilari da salt "barbarliktan" degil, devlet olma çabasindan kaynaklanmaktadir.

Çünkü devletler aynen bu sekilde kurulur; katliamla, yikimla ve savasla. Siz tarih boyunca böyle kurulmamis bir devlet biliyor musunuz?

Hüseyin Civan

hcivan@meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 36. sayisinda yayinlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/02/bir-kent-nasil-yikilir-bir-devlet-nasil-kurulur-huseyin-civan/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr