A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) Devrimci Anarsist Faaliyet: Özgürlügümüz Mücadelemizdedir - KADINLAR SOKAKTA

Date Sun, 5 Mar 2017 11:20:37 +0200


Kadinlarin özgürlük mücadelesinde "oy hakki" tartismalari, "oy hakki" kampanyalarinin yogunlastigi 19. yüzyila kadar dayanir. Bugün dünyanin birçok yerinde var olan Bati tarzi "liberal demokrasi"lerle uygulamaya geçtiginden bu yana "evrensel oy hakki", bir politik gerçeklik olarak dayatilsa da; liberal demokrasilerin hiçbir sekilde "özgürlük" getirmedigine tanik olan ve getirmeyeceginden emin olan biz kadinlar için sonu gelmemis bir tartismanin konusudur. ---- "Oy hakki" kadin-erkek esitligi ilkesi üzerinden ele alindiginda bu kadini büyük bir yanilginin içine hapsetmis olur. Liberal demokrasinin hak ve özgürlükler kapsamina dâhil ettigi birçok meselede oldugu gibi, konunun teorik ve pratik yanlari derinlemesine tartisilmadan, o "hak ve özgürlükler"den yararlanacak bireyler için uygulamalarin iyi ya da kötü olduguna karar verilmeden bir oldu-bittiye getirme söz konusudur. Liberal demokrasinin bu özelligi, siyasal, ekonomik ve toplumsal isleyisi sorgulatmayan bir devlet yapisinin olusuyla ve bireylere bu isleyisi dayatmasiyla ilgilidir. Bu devletli yapiyi ve isleyisi sorgulayanlar ise "kadin ve erkegin esitligi" ilkesine karsi olarak yaftalamislardir.

Gerek geçmiste gerekse de günümüzde, kadinlarin "oy hakki kazanimina" iliskin bir dizi tartisma mevcuttur. 19. yüzyilda bu kampanyalarin yogunlastigi Kuzey Amerika cografyasinda yapilan bu tartismalari incelemek, sadece "oy hakki" ve kadin mücadeleleri arasindaki iliskiyi daha derinlikli görmemize degil, ayni zamanda kadinin siyasal özne olusu ve siyasal esitlik gibi kadin mücadelesinin içerisinde bulunan kavramlari düsünmemize de olanak saglayacaktir.

"Oy Hakki" Mücadelesi

19. yüzyilda, ABD'de yogunlasan "oy hakki" kampanyalarinin çok tartisilmayan tarafi, bu siyasal talebin ortaya çikmasini saglayan düsüncedir. "Oy hakki" kampanyalari öncelikli olarak, biz kadinlarin geleneksel evlilik kurumu içindeki güçlerini arttirmayi hedefliyordu. Ve tahmin edilenden farkli olarak, bu orta sinif agirlikli ve muhafazakâr bir hareketti.

Kampanyalarin yogunlastigi süreçte, Oy Hakki Hareketi'yle ittifak içerisinde olan Alkol Karsiti Birlik, Cinsellik Karsiti Saflik Birlik'i (Purity League) gibi muhafazakâr hareketler, toplumsal asiriliklardan kadina oy hakkinin verilmesiyle kurtulunacagini düsünüyorlardi. Yani kadina oy hakki verip, "toplumsal degerlerin daha iyi muhafaza edilmesi" ve "toplumsal saflik" amaçlaniyordu. Burada oy hakki için yükseltilen "kadin", geleneksel toplum yapisi içerisindeki annelik üzerinden yükseltiliyordu.

Öte yandan, kadinlarin oy kullanmasini, kilisenin ve evin boyundurugundan kadinin kurtulmasi gerektigini düsünenler de savunuyordu. Ancak hareketin büyümesine ve yaygin olarak savunulmasina yol açan olgu, oy hakki taraftarlarinin çogunun kendisini "iyi bir Hristiyan, ev kadini ve devlet yurttasi" yapmak için oy kullanmak istemesi gerçegidir.
Böyle bir siyasi ortamda, "oy hakki" tartismalari daha da önem kazanmaktadir. Emma Goldman'a göre, oy kullanma kampanyalari, dikkati gerçek mücadeleden saptiran bir durumdu. O, temel mücadelenin toplumun bir bütün olarak yeniden yapilandirilmasi, kadinlarin kendileri için özgür ve anlamli yasamlar yaratmalariyla verilebilecegini söylüyordu.

Kadin mücadelesinin "oy hakki"na yogunlastigi bir süreçte, anarsist kadinlar devlet yapisini sorgulamanin ötesine geçerek, ataerkil aile yapisini sorguladilar ve toplumsal cinsiyet sorununu tartistirdilar. Kadinlarin, toplumda ezilen konumda bulunmalarinin temelini cinsellik ve dogurganlikla iliskilendirdiler. Ekonomik etkenlerin yani sira, cinsel etkenlerin de kadinlari baski altina almak için kullanildigini savundular.

Buradan çikardiklari sonuç, kadinin nasil bir siyasal özne olacagiyla iliskiliydi. Seçim sandiklariyla degil; erkeklerden ve erkek egemen kurumlardan siyasi, ekonomik, psikolojik ve cinsel açidan bagimsiz olmakla siyasal özne olunacagini savundular.

Siyasal Özne Olmak

Bugün referandum gündeminin de siyasal özne olarak kadin açisindan sorgulanmasi sarttir. Bu sorgulama yapilirken, "kazanilmis bir siyasi hak olarak" oy hakkinin tarihsel arka plani da göz önünde bulundurulmalidir. Çünkü;

Kadin mücadelesinin, biz kadinlari oy kullanarak politiklestirmek iddiasiyla seçimlere katilmaya yönlendirmesi büyük bir yanilgidir. Bu yaklasim, erkek egemenligine karsi bir mücadele olarak tanimlanamayacagi gibi, erkek egemenliginin sürdürüldügü mevcut sistemde seçme-seçilme iliskisi üzerinden kadinin kendini birer siyasal özne olarak ta ortaya koymasina olanak vermeyecektir.

Seçim propagandalarinda sadece bir "alt baslik" olmanin disina çikarilmayan kadinin, "esit siyasal özne" oldugu da büyük bir yalandir. Patriyarkal sistemle özdeslesmis bir siyasal isleyisten olumlu ve sonuç odakli bir degisiklik beklemek gerçekçi degildir.

Erkek egemenligi, içinde yasadigimiz siyasi-toplumsal-ekonomik isleyiste en temel kurucu dinamiklerden biridir ve toplumun bütününü sekillendirmektedir. Bu tarz bir iktidar biçimine karsi çikis bütünlüklü bir mücadeleyle mümkündür. Ekonomik ve siyasal yapinin düzenlenmesinde, devlet isleyisinin düzenlenmesinde belirleyici olmak için atilacak referandum ya da seçim tarzi adimlar kalici çözümler yaratamaz. Kadinin özgürlügü, devletli politikaya dâhil olunup alinacak geçici önlemlerle gerçeklesmez.

Kadin mücadelesi, eger belli bir egemenlik ve iktidar iliskisini hedef aliyorsa, bu iktidar iliskisinin kurdugu yapilar kullanildigi takdirde nasil bir siyasal özneden bahsederiz? Patriyarka, bu sistemin en kurucu dinamiklerinden biriyse, bu iliski biçimine karsi çikis, ancak radikal, bütünlüklü bir politikayla verilebilir.
Kadin mücadelesi, siyaset yaparken kadinlar "adina" siyaset yapmaya soyunmaz. Amaç kadini politiklestirmek ve örgütlemektir. Kadinlarin iradelerini teslim edecekleri mekanizmalar kullanmak degildir.

Insanlarin esit firsatlara sahip olmasi gerektigi seklindeki düsünce liberal siyaset felsefesinden kaynaklanir. Kadinlarin egitime, is hayatina, parlamentoya esit ölçüde erisimini engelleyen yasal düzenlemeleri degistirmek gerektigi, bu düsünce tarafindan telkin edilir. Bu esasinda, mevcut sistemin içinde rekabet etmeyi hedeflemekten baska bir sey degildir. Kadin ve erkegin bu sekilde bir isleyiste esit hale gelecegini düsünmek bos bir düsüncedir.

Bu durumun böyle oldugu, özellikle Batili liberal demokrasilerce kanitlanmistir. Hukuk, oy kullanma ve istihdam alaninda saglanan "kazanimlar" kadinlarin ezilmesi gerçegini degistirmedigi gibi bu yönde olumlu degisikliklerde yaratmamistir. Toplumsal cinsiyetin toplumsal olarak kurumsallastirilmasi esas meseleyse, bu kurumlar ortadan kaldirilmadan sorun bitmis olmaz, yalnizca görünmez kilinmis olur.

Kadinlar Referandumdan Ne Bekliyor?

Kadin örgütleri, referanduma iliskin kampanya çalismalarina simdiden basladilar. Toplumsal muhalefetin büyük bir kisminin yaptigi gibi... Peki, kadinlar referandumdan ne bekliyor?

Kadinin yok sayilmasinin, tacizin, tecavüzün, siddetin, savasin, katliamlarin, asgari ücretle çalisan ve sendikalasma mücadelesi veren isçi kadinlarin kazanimlarinin gasp edilmesinin, kadinlarin kazandigi tüm haklarin elden gitmesinin, kadinlarin hayatinin ve geleceginin bir kisinin sözüne baglanmasinin, baskanlik sisteminin sonlanmasini bekliyorlar. Ancak bu beklentilerin hiçbiri, bir evet ya da hayirla bitmeyecek. Bu sorunlarin hiçbirisi, bir referandumluk süre içerisinde çözüme ulasilabilir sorunlar degildir. Ayni sekilde, mevcut sorunlarin derinlesmesinin evet ya da hayir denilerek önüne de geçilemeyecek. Bunun nedeni devletin, gerçekte otoriteyi, hiyerarsiyi, hâkimiyeti, adaletsizligi ve esitsizligi gerektirmesiyle ilgilidir. Yaklasmakta olan Dünya Kadinlar Günü'nü, kadinlarin mücadelesi, dayanismasi ve örgütlülügüyle simgelesen 8 Mart'i bile var olan referandum gündeminde "hayir" söylemine sikistiran kadin örgütlerinin düsecegi yanilgi da tam olarak budur.

Böyle bir yanilgi yaratmanin kadinin özgürlük mücadelesi lehine bir sonuç getirmeyecegi ise asikârdir. Tam tersine yönetime yakinlastigini, etki ettigini düsünen kadin, bu yanilgi ile gündelik gerçeklerden uzaklasacaktir. Kadinin yasadigi adaletsizliklerden, tutsakliklardan, yoksulluk ve yoksunluklardan kurtuluyor oldugu yanilgisi mevcut sisteme "demokratik" oldugundan dolayi güven duymasina yol açacaktir. Bu güven duygusunun, en liberal ve demokratik görüntüsüne sahip olsa bile devletin otoritesiyle, tahakkümüyle ve erkek egemen yapisiyla en kisa sürede sarsilacagi kaçinilmazdir.

Bizim irademiz, cinsiyetsiz, adil ve özgür, bir dünya istegimiz, referandum ya da seçim gibi mekanizmalarla saglanamaz. Yoldas Emma Goldman'in da vurguladigi gibi, özgürlügümüz ve bagimsizligimiz ancak bizim tarafimizdan gerçeklestirilebilir. "Kadin ilk olarak, bedeni üzerinde baska herhangi birisinin hak iddia etmesini reddederek; istemedikçe çocuk dogurmayi reddederek; Tanri'ya, devlete, topluma, kocaya, aileye ve benzeri seylere hizmetkârlik yapmayi reddederek. Yasamini daha basit, ancak daha derin ve daha zengin yaparak. Yani, kamuoyu görüsü ile halkin ayiplamasi korkusundan kendisini kurtararak, yasamin anlamini ve özünü tüm karmasikligiyla ögrenmeyi deneyerek. Kadinlari oy sandigi degil, ancak bu özgürlestirecektir."

http://kadinlarsokakta.org/a/?p=1995
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr