A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) DAF, Meydan #35 - Yoksulluga, Baskiya ve Imparatorluga Karsi Japonya'da Anarsizm - Furkan Çelik

Date Mon, 13 Feb 2017 10:23:33 +0200


Anarsizmin ideolojik olarak ortaya çikisi ve dünya çapinda yayilisi süphesiz ki kolonyal dönemde devletlerin farkli kitalara, farkli cografyalara giderek yeni sömürgeler olusturmasiyla ilintilidir. Anarsizmin ideolojik olarak biçimlenmesi "Bati"da gerçeklesse de anarsizm yayildigi her cografyadaki yerel kültür ve toplum iliskilerinde kendi yasamsal karsiligini bulmustur. Bu sebeple, "Bati" disinda örgütlenen ve gelenek haline gelen anarsist hareketleri incelememiz, bu iliskiyi görmemiz açisindan önemlidir. ---- Japonya'da anarsizm, 19. yüzyilin sonlarinda ve 20. yüzyilin baslarinda gelismeye baslamisti. Bu topraklarda anarsist fikirleri ilk kez yayginlastiranlardan biri, Shusui Kôtoku olmustu. Kôtoku, siyasi politik hayatinin baslamasiyla beraber, toplum sorunlarini ele alan bir gazete kurdu. Heimin Shinbun (Siradan Insanlar Gazetesi) 1903 yilinda yayin hayatina basladi, kisa sürede savas karsitlarinin toplandigi bir zemin haline geldi. Gazetenin yayginlasmasiyla beraber Imparator Meiji durumdan rahatsiz olmaya basladi ve imparatorlugun direktifleriyle gazetenin editörleri tutuklandi, bürolari basildi, dagitimi engellenmeye çalisildi. Gazete 18 Ocak 1905'te son sayisini çikartarak yayin hayatina veda etti. Ama Heimin Shinbun'un bu sonu aslinda birçok gelisimin de baslangici olacakti. Shusui Kôtoku, 5 ay boyunca kaldigi hapishaneden çiktiginda anarsist fikirleri daha da olgunlasmis olacakti.

Shusui Kôtoku Amerika'da

Hapishanede Kropotkin'in kitaplarini okuyan Kôtoku, Meiji hükümetinin baskilarindan uzaklasmak için Amerika'ya giderek, burada teorik olarak kendisini gelistirdi. Kropotkinle mektuplasan Kôtoku, Kropotkin'in yazilarini ve kitaplarini Japoncaya çevirmeye basladi. IWW (Dünya Endüstri Isçileri)'nin mücadelesinden etkilendi. Japonya'dan göç etmis ve Amerika'da yasayan anarsistlerle beraber, Japonca Kakumei (Devrim) isimli bir dergi ve Ansatsushugi (Terörizm) isimli bir brosür çikarmaya basladi.

1906 yilinda Japonya'ya geri dönen Kôtoku, anarsizmi örgütlemek için burada ilk olarak bir miting düzenledi. 28 Haziran 1906'da düzenledigi mitingde, ABD'de etkilendigi isçi mücadelesinden ve Kropotkin'in komünal düsüncelerinden, Marksist parti anlayisinin otoriter ve devletçi olusundan, dünya devrim hareketi geleneginden bahsetti.

Dogrudan Eylem Ayrismasi

1907 yilinda Heimin Shinbun Gazetesi tekrar basilmaya baslandi. Ancak kisa sürede gazete içerisindeki sosyal demokratlarin oy hakkini savunan düsünceleri üzerine bir tartisma süreci basladi ve bu tartismalar gazetenin yayininin durmasina sebep oldu. Yasanan tartismalar sonrasinda sosyal demokratlar Heimin Shinbun'dan ayrilirken; dogrudan eylemi savunan anarsistler Osaka Heimin Shinbun'u basmaya devam ettiler.

Imparatorlugun "Özgür Köy"lerden Korkusu

Japonya köylerinde özellikle pirinç üretiminde halk arasinda zaten var olan dayanisma iliskileri, köylerin anarsist komünlere dönüsmesi için zemin hazirliyordu. Kôtoku, Akaba gibi anarsistler de Kropotkin'in düsüncelerini köylerdeki söz konusu durumla harmanlama niyetindeydiler.

1910 yilinda Akaba Hajime, halkin daha önceden yasadigi gibi köy toplumuna geri dönüs için çagrida bulundugu, anarsist-komünizm yoluyla anarsist bir cennet yaratmaktan söz ettigi Nômin no Fukuin (Çiftçinin Kutsal Kitabi) adli bir brosür yayinladi. Ancak brosürde Imparator'u elestirmesi ve karsilikli yardimlasma düsüncesinden bahsetmesi sebebiyle, Imparatorluk tarafindan arananlar listesine eklendi. Belli bir süre gizlenen Akaba, daha sonra yakalandi ve tutuklandi. Akaba, 1 Mart 1912'de Chiba Cezaevi'nde yasamini yitirdi.

Sirket Sömürüsüne Karsi Dogrudan Eylemle Direnen Isçiler

Meiji Imparatorlugu'nun güçlenme hirsi ve isgalci politikasiyla savaslara girmesi, sanayi ihtiyacini dogurdu. Köy toplumu olan Japonya'da hizla bir sanayilesme süreci basladi. Bu durum, madenlerin ve fabrikalarin artmasiyla, isçi sinifi üzerinde sömürünün de artmasina neden oldu. Artan sömürüye karsi isçiler örgütlenerek, patronlara karsi dogrudan eylemler gerçeklestirmeye basladilar.

Subat 1907'de Ashio bakir madeninde isçilerin greve gitmese de, sirket isçilerin taleplerini görmezden geldi. Sirket tarafindan yok sayilan isçilerse "dogrudan eylem"e yönelerek, sirket patronunu küreklerle dövdü, madenin elektrik tesisatini çalisamaz hale getirdi ve sirket binasini atese verdi. Imparatorluk, isçilerin direnisini bastirabilmek için bölgeye askeri birlik gönderdi, ancak isçiler kolluk kuvvetleriyle silahli çatismaya girdi. Bu dönemle, farkli sektörlerde örgütlenen baskaca grevler de atesli direnislere dönüsmeye basladi.

Anarsistlere Yönelik Baski Dönemi: Operasyon, Tutuklama ve Idam

1908 yilinda, Shusui Kôtoku'nun savundugu gibi, ezilenler arasinda dogrudan eylem anlayisi yayilmaya basladi ve isçi grevleri silahli eylemlere dönüstü. 1910 yilinda anarsistler, Imparatora yönelik bir eylem planlamaya basladi. 25 Mayis 1910'da bos bir alanda yapilan bomba denemesi sonrasinda dört anarsist tutuklandi. 1907 Ansatsushugi (Terörizm) brosüründeki yazilarin eyleme geçtigini düsünen polis, bir operasyon furyasi baslatti. Yüzlerce kisi gözaltina alindi. 24 kisi Imparatora suikast hazirlamak suçuyla idama mahkum edildi; bunlardan 12´sinin cezasi ömür boyu hapse çevrildi, fakat Kôtoku ve on bir yoldasi 24 Ocak 1911´de asilarak idam edildi.

Idamlarla da yetinmeyen Japonya Imparatorlugu, anarsistlere yönelik baskilarini ve yasaklamalarini sürdürdü. Anarsistlere yönelik bu saldiri dönemine "Kis Dönemi" adi verildi. Birçok anarsist tutuklandi; operasyonlardan kurtulabilen anarsistlerin bir kismiysa daglarda gizlendi. Birinci Dünya savasi öncesinde güçlenen Japonya devleti Itilaf Devletleri safinda savasta yerini alacakti. Japonya'da bir dönem kapanmisti. Ama devletin tüm baski politikalarina karsi anarsistler küllerinden dogarak yeniden bir sayfa açacaklardi.

Noe Ito, 1911'de Seito (Mavi Çoraplilar) topluluguna katilarak, anarsist kadin yoldasiyla beraber Seitô adli bir kadin özgürlük mücadelesini anlatan dergi çikardilar.

Katledilen Anarsistlerin Ardindan Mücadele Büyümeye Devam Etti

Kôtoku ve on bir arkadasinin idami sirasinda hapishanede olan Sakae Osugi, 1911 yilinda hapishaneden çikti. Esi Noe Ito ile beraber Emma Goldman'dan ve Kropotkin'den çeviriler yaparak, Japonya anarsist külliyatina katkida bulundu. Osugi, Kôtoku'nun anti militarist kampanya yürüttügü sirada "Siradan Insanlar" gazetesine katilmisti. Bu dönemde Osugi, askeri kökenli bir aileden geldigi için kendisine "katilin oglu" diyordu. Osugi, anti militarist fikrinin yani sira, Fransa'daki CGT'yi örnek alarak anarko-sendikalist bir örgütlenme çalismasinin yararli olacagini düsünüyordu. 1912 yilinda teorik bir yayin olan Kindai Shiso (Çagdas Düsünce) dergisini çikartmaya ve anarko-sendikalizmi tartistirmaya basladi. Osugi, derginin yaninda yakin arkadasi anarko-sendikalist Arahata Kanson ile beraber "Sendikalizmi Arastirma Grubu" olusturdu. Bu grup, 1913-1916 yillari arasinda anarko-sendikalist bir anlayisla isçi örgütlenmesi yürüttü.

1917'de Rus Devrimi gerçeklestigi sirada, Japonya'da endüstri hizli gelisiyordu. Isçi sendikalari ve örgütleri yasal olarak illegal olsa da, gizli örgütlenmeler ile isçiler arasinda giderek yayilmaya baslamisti.

1918 Pirinç Isyani

Halk, pirinç fiyatindaki yüksek artis nedeniyle köylerde ve sehirlerde en önemli besin maddesini bulamamaya basladi. Bunun en büyük nedeni, Birinci Dünya Savasi'nda Itilaf Devletleri'ne dahil olan Japonya'nin deniz asiri bölgelerdeki askerlerine ve müttefiklerine pirinç göndermesi oldu.

Ilk tepki, 23 Temmuz 1918'de Toyama'nin Uozu sehrindeki küçük balikçi kasabasinda gerçeklesti. Köylülerin pirinç talepleri dikkate alinmayinca, isyan hareketi hizla yayilmaya basladi. Fabrikalarda grevler örgütleniyor; devletin isyan hareketini bastirmak için siddete basvurmasiyla karakollar bombalaniyor; kolluk kuvvetleriyle silahli çatismalar yasaniyordu. 1918 yilinda 70.000'den fazla isçinin katildigi 417 grev ve direnis örgütlendi. Japonya genelinde tüm fabrikalarda toplam bir buçuk milyon isçinin çalistigi düsünüldügünde, bu isçi hareketi kapitalist çarkin dengesini bozmaya yetmisti.

Pirinç isyaninda yaklasik 25.000 kisi gözaltina alindi, bunlardan 8200'ü tutuklandi. Birçok isçi ve köylü ölüm cezasina çarptirildi. Imparatorluk isyani bastirmak için çalisirken basbakan Terauchi ve kabinesi, 29 Eylül 1918'de istifa etmek zorunda kaldi.

Isçiler Örgütleniyor

Pirinç yoklugunda bir araya gelen isçiler, tüm sorunlari için örgütlenmeye baslamisti. 1912 yilinda 15 üyeyle kurulan Yuaikai (Dayanisma Toplulugu), 1918'de üye sayisini 30.000'e çikartmisti. Örgütün ismi 1921´de Japon Emek Konfederasyonu olarak degistirildi. Sendikanin yönetiminde reformist egilimli sendikacilar bulunsa da sendikayi tabandan hareket ettiren, anarko-sendikalist isçilerdi. Isçiler arasinda anarko-sendikalist düsünceler yayan Kindai Shiso (Çagdas Düsünce) dergisinin teorik olarak savunduklarini pratige geçirmek için 1919 yilinda Rodo Undo (Emek Hareketi) adli anarsist bir isçi örgütü kuruldu. Örgüt, ayni adla bir de yayin çikariyordu.

1917 Rus Devrimi tüm dünyada oldugu gibi Japonya'da da büyük bir heyecanla karsilandi. Ama Osugi, Bolseviklerin iktidari alarak Rus Devrimi'ni nasil paramparça ettigini çok geçmeden anladi. Ilk önce Kronstad'ta Kizil Ordu'nun anarsistleri katletmesini ögrenmis; sonrasinda Emma Goldman ve Alexender Berkman'in Bolsevik Parti'yi elestiren makalelerini çevirerek, Bolseviklerin Rusya'da neler yaptigini Japonya isçi ve köylülerine aktarmisti.

Isçi örgütlenmelerinin nasil olacagi noktasinda anarsistler, komünistler ve reformistler arasinda ideolojik bir mücadele basladi. Komünistlerin Rusya'da yaptiklari üzerine otoriter örgütlenmeleri ve reformistlerin kapitalizmle uzlasmaci politikalari, anarsistleri kendi ilkelerine dayali bir isçi örgütü kurmaya itti. Anarsistler de "Özgürlükçü Sendikalar Federasyonu" (Zenkoku Rôdô Kumiai Jiyu Rengôkai)nu kurdular. Böylece 1925 yilindan itibaren anarsistler, komünistler ve reformistler, kendi kurduklari sendikalarda konumlandilar.

Iktidarin Ikinci Darbesi

1923 Eylül ayinda, Japonya anarsist hareketine, Kôtoku'larin idaminda oldugu gibi, siddetli bir devlet saldirisi gerçeklesti. 1 Eylül 1923'te Dogu Japonya'da (Kantô bölgesi) büyük bir deprem meydana geldi. Deprem sonucu yaklasik 90.000 kisi yasamini yitirdi. Depremin ardindan engellenemeyen birçok yangin, evlerin kül olmasina neden oluyordu. Devlet yanginlarin, devrimcilerin kundaklamalari sonucu çiktigi söylentisini yaydi. Söylenti çig gibi büyüdü ve yüzlerce Koreli sokaklarda linç edildi. Kargasa sirasinda polis ekipleri Sakae Osugi ile esi Noe Ito ve 6 yasindaki yegenini gözaltina aldi. Iskence yaparak vücutlari kursunlanan anarsistlerin ve 6 yasindaki yegenlerinin bedenleri, 4 gün sonra bir kuyuda bulundu. Anarsist bir ailenin katledilerek bedenlerinin kuyulara atilmasi, anarsist hareket içerisinde dogrudan eylem tarzini tekrar gündeme getirdi.

Osugi'nin katledilmesi sonrasinda isçi sendikalari içerisinden "Giyotin Dernegi" adli gizli bir örgüt ortaya çikti. Osugi'yu katleden General Fukuda'ya karsi silahli eylem gerçeklestirildi; Fukuda vurulmasina ragmen ölmedi. Giyotin Dernegi sonrasinda General Fukuda'nin evini havaya uçurdu.

Osugi yasamini yitirse de ardinda büyük bir anarko-sendikalizm mirasi birakmisti. Ayni dönemde parlementoyu savunan reformistlerle anarsistler arasinda politik bir mücadelede sürüyordu. Japonya anarsist hareketi 1925'te genel oy yasasi tartismalari döneminde, isçilerin parlementer sisteme katilimina karsi çikan Kara Gençlik Birligi(Kokuren)'ni kurdular.

1945´ten Günümüze

1945 yilinda, Ikinci Dünya Savasi'ndan sonra, anarsist hareket eski örgütlülügüne kavusamadi. Japon devletinin Pearl Harbor'a saldirmasi sonrasinda, ABD'nin Hirosima ve Nagasaki kentlerine atom bombasi atmasi sonucu devletlerarasi olan bu savasta asil kaybedenin ezilen halklar oldugu bir kez daha açiga çikti.

Tüm bu olanlara karsi anarsistler eskisi kadar olmasa da örgütlenmeye devam etti. Savastan hemen sonra Mayis 1946´da, 200'e yakin üyeyle "Nihon Anakisuto Renmei" adli Japon Anarsist Federasyonu kuruldu. Federasyon içerisindeki "saf anarsizm", anarko sendikalizm tartismalari sonucu federasyon ikiye bölündü. Saf anarsizmi savunan grup Japonya Anarsist Kulübü'nü kurdu; anarko-sendikalist grup ise "Anarsist Federasyon"u. 1955'te Anarsist Federasyon ismini Japonya Anarsist Federasyonu olarak degistirerek Kuro Hata (kara bayrak) adli yayini çikarmaya basladi. 1968'e kadar örgütlenmeye devam eden Federasyon, bu tarihten sonra dagildi. Daha sonrasinda federasyon içerisinden bir grup 1980´e kadar Museifushugi Undo (Anarsist Hareket) isimli bir yayin çikardi. 1970'lerde Tokya'da baslayan sendikal hareketlilik 1983'te Rodosha Rentai Undo (Isçi Dayanisma Hareketi) olarak kurulan anarko-sendikalist bir örgütlenmeye dönüstü.

Japonya'da anarsist hareket, Imparatorlugun baski ve katliamlarina, her iki dünya savasina ve sürekli olan tehdide karsi, yillar boyunca örgütlendi. Anarsistler, binlerce isçinin ve köylünün örgütlendigi sendikalar, birlikler, örgütler kurdular; sayisiz yayin çikardilar. Imparatorluk anarsistleri yok ettigini zannetse de, Japonya'da bir gelenek yaratan anarsizm her defasinda küllerinden yeniden dogdu. Öyle ki bu topraklarda örgütlenen mücadeleyle anarsizm kavgasina baslayanlar, sadece kendi topraklarinda degil, 1936'da Iberya Yarimadasi'nda fasist Franco'ya karsi mücadeleye katildilar, enternasyonal bir dayanisma örnegi göstermislerdir.

(Anarsist kadin hareketi içerisindeki önemli isimlerden olan, baski ve zulme karsi Imparator Meiji'ye suikast planinda yer alan, Japonya'da politik tutuklu statüsü ile idam edilen ilk kadin olan anarsist Kanno Sugako ve onun Japonya'daki anarsist mücadele tarihine etkisi hakkinda bilgiye, gazetemizin 32. sayisinda yayinlanan "Tarihteki Anarsist Kadinlar (2)" baslikli yazidan ulasabilirsiniz.)

Meiji hükümeti döneminde Japonya 1894-1895 yillarinda Çin'i ve 1905 yilinda Rusya'yi yenilgiye ugratti. 1910 yilinda Kore'yi isgal ederek kendi topraklarina katti. Savas alanindaki gücü nedeniyle 1. Dünya Savasi'nda Itilaf Devletleri arasinda savasa katildi.

Furkan Çelik

fcelik@meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 35. sayisinda yayimlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/01/yoksulluga-baskiya-ve-imparatorluga-karsi-japonyada-anarsizm/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr