A - I n f o s

anarş ** istlerce hazırlanan, anarşistlere yönelik, anarşistlerle ilgili çok-dilli haber servisi

Bütün dillerde haberler
Son 40 ileti (Ana sayfa) Son iki haftalık iletiler Eski iletiler arşivimiz

Son 100 ileti, farklı dillere göre
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ The.Supplement

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Castellano_ Català_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe

Son 10 Postanın İlk Birkaç Satırı
Son 24 saatte, bütün dillerdeki postaların ilk birkaç satırı
Links to indexes of First few lines of all posts of last 30 days | of 2002 | of 2003
| of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017
üye olun

(tr) DAF, Meydan #35 - EKONOMININ KRIZ HALI

Date Thu, 19 Jan 2017 12:23:32 +0200


15 Temmuz darbe girisiminin ardindan TL'deki deger kaybi; OHAL ilani, operasyonlarin toplumun tüm kesimlerine yayilmasi, basin-yayina yönelik baskilarin artmasi ve TC'nin Suriye'deki savasa müdahil olmasi gibi etkenlerle hizlanarak devam etti. ---- Moody's, Fitch, S&P gibi uluslararasi kredi derecelendirme kuruluslarinin 2016 yili boyunca TC'nin kredi notunda negatif yönde degisikliklere gitmesi sonucu, yabanci yatirimcinin TC pazarindan uzaklasmasini da beraberinde getirdi. Bunun sonucu olarak piyasadan ciddi bir döviz çikisi gerçeklesti. Erdogan ve hükümet yetkilileri, bu kuruluslari objektif olmamakla suçladi. ---- TL'deki en büyük deger kaybi, HDP'li vekillerin tutuklanmasindan sonra oldu. ABD baskanligina, piyasalari heyecanlandiracak büyük vaatleri bulunan Trump'in seçilmesi ise buna tuzla biber oldu. Trump'in baskanligi tüm gelismekte olan ülke para birimlerini olumsuz etkiledi ancak diger para birimlerine oranla en çok deger kaybeden TL oldu. Bunda süphesiz Erdogan'in dayattigi ve AKP-MHP isbirligiyle sürdürülen baskanlik gündeminin büyük etkisi var.

Aralik ayinin ortasinda Amerikan Merkez Bankasi FED'in faiz arttirmasi, buna karsin, Erdogan'in faiz artirimina karsi olmasi nedeniyle, TCMB'nin beklentilerin tersine faiz arttirmamasi da sürpriz bir gelisme oldu. Erdogan'in ekonomi politikalari konusunda Merkez Bankasi ve Maliye Bakani ile hemfikir olmadigi öteden beri biliniyor. Ancak bu kez Erdogan, Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantisina katilarak ekonomi konusundaki inisiyatifi de kendi eline aldi.

Ekonomi yetkililerinin yaptiklari açiklamalarda döviz kuruna klasik anlamda müdahale edilmeyecegi söylense de, Katar'dan Birlesik Arap Emirliklerinden getirilen uçak dolusu paralarla kura müdahale edildigi herkes tarafindan bilinen bir gerçek. Bu sekilde TL'deki ani deger kayiplari önleniyor ve uzun vadede kaçinilmaz olan deger kaybi kademeli olarak gerçeklesiyor.

TL'de deger kaybinin kaçinilmaz oldugunu gören Erdogan, çare olarak, vatandasin ve kamu kurumlarinin ellerindeki dolari TL'ye ya da altina çevirmeleri, ithalat ve ihracatta ödemelerin yerel para birimleri ile yapilmasi için Rusya, Iran gibi ülkelerle görüsülmesi gibi çagrilarda bulundu. Merkez Bankasi piyasaya sürülen dolarla yani sira ithal ettigi parayi da kura müdahale etmede kullandi. Merkez Bankasinin döviz rezervi de bu dönemde sürekli azaldi. Bu adimlarla TL'deki düsüs azalmadi ama yavasladi. Yani deger kaybi zamana yayildi.

Faiz lobisi söylemiyle baslayip bugün gelinen noktada vatandasa döviz sattirmak, Katardan ihale karsiligi uçakla para getirmek gibi ekonomik tedbirleri içeren ekonomi yönetimi, "Trumponomics"e paralel olarak bir "Erdoganomics" akiminin devreye sokuldugunu gösteriyor.

Bu akimin, son gelismelerle birlikte piyasaya sürdügü bir baska araç ise rakamlarin manipüle edilmesi olarak karsimiza çikiyor. TÜIK (Türkiye Istatistik Kurumu) ekonomik verilere iliskin istatistiklerde hesaplama degisikligine gitti. Bu degisikligin, özellikle uluslar arasi kredi ve derecelendirme kuruluslarinin Türkiye'nin notunu sürekli düsürdügü bir dönemde olmasi, bu degisiklige yönelik süpheleri de beraberinde getirdi.

Yeni hesaplama yöntemine geçilmesinin ardindan TÜIK tarafindan yapilan ilk açiklamada, milli gelirin simdiye kadar yaklasik %20 eksik hesaplandigi iddia edildi. 2015'te 718 milyar dolar olarak ifade edilen Türkiye ekonomisi bir gecede 857 milyar dolar olarak güncellendi. 2015'te 9 bin 257 dolar olan kisi basi gelir, 12 Aralik günü açiklanan bu rakamlara göre 11 bin 82 dolar oldu. Açiklanan rakamlar sonucunda, cari açiktan dis borcun milli gelire orani kadar birçok veride sanal bir iyilestirme saglanmis oldu.

Yapilan bu degisiklikle, derecelendirme kuruluslarinin TC'nin kredi notunu yükseltmesi bekleniyor olmali. Ancak issizlik rakamlari, ithalat-ihracat rakamlari gibi verilerle uyusmayan bu rakamlar ekonomi çevreleri tarafindan da pek inandirici bulunmadi. Yapilan bu degisikligin ekonomideki kötüye gidisi perdeleyerek psikolojik bir rahatlama yaratmaya yönelik oldugu düsüncesi hâkim.

Tüm bu adimlar, yerli ve yabanci yatirimciyi ürkütmemeye, dahasi korumaya yönelik adimlar. Buna karsin ithalat ve ihracat üzerine kurulu, bu nedenle de döviz fiyatlarindan ciddi etkilenen bir ekonomide, döviz artisindan kaynaklanan farkin tüketiciye yansitilacagi açik. Bu nedenle orta vadede, hatta yilbasi bahanesiyle kisa vadede dahi zamlarin kapida olacagini söyleyebiliriz.

Öte yandan maliyeti azaltmak için isten çikarmalarin da yayginlasmasi söz konusu. Uzun süredir tek haneli rakamlarla açiklanan issizlik rakamlari, 2016 yilinda tekrar 2 haneli rakamlara yükseldi. TÜIK tarafindan açiklanan Agustos-Eylül-Ekim 2016 aylarina dair issizlik rakamlarina göre resmi issizlik orani %11,3 oldu. Tarim disi issizlik orani ise %13,7 olarak açiklandi. Sadece Eylül ayi içerisinde isini kaybedenlerin sayisi ise 420 bin olarak açiklandi.

Gerçek issizlik rakamlari, süphesiz resmi rakamlarin çok üzerinde. DISK'in Temmuz ayina iliskin açiklamasina göre gerçek issizlik orani yüzde 18,9 iken, issiz sayisi 6 milyon 342 bin.

Devlet, patronlari koruma noktasinda gerekli önlemleri aliyor elbette. Ancak her zamanki gibi emarelerini gördügümüz ekonomik krizin faturasi halka kesilecek gibi gözüküyor. Patronlar sendikasi olan TISK, Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantilarinda masaya, asgari ücrette herhangi bir artis olmamasi yönünde önerisiyle oturdu. Yani 2017 yilinda da asgari ücretin 1.300 TL olarak kalmasi öngörülüyor.

Bugün yüksek sesle dillendirilmese bile, burada saydigimiz ve sayamadigimiz birçok veri, yeni bir ekonomik krizin kapiya dayandigini gösteriyor. Simdiye kadar izlenen politikalar, gelmekte olan krizin faturasini simdiden isçilere yükleme amacini tasiyor. Bu politikalara karsi tabandan verilebilecek en güçlü yanit ise, isçilerin öz-örgütlü mücadelesi olacaktir.

Bu Yazi Meydan Gazetesi'nin 35. sayisinda yayinlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/01/ekonominin-kriz-hali/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr