(tr) DAF, Meydan #49 - FÜTÜRİZM - Şeyma Çopur

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
19 Mayıs 2019 Paz 08:42:48 CEST


Bir Yarış Arabası mı Daha Güzel Yoksa Bir Yunan Heykeli mi? ---- "Dünyanın güzelliğinin, 
yeni bir güzellikle daha da zenginleştiğini açıklıyoruz: Bu güzellik, hızın güzelliğidir." 
diyordu Marinetti ve bir yarış arabasının bir Yunan heykelinden daha güzel olduğunu aynı 
cümlenin devamında ilan ediyordu. ---- Marinetti, 1909 yılında Fütürizm Manifestosu olarak 
yayınladığı bildirgede "İdeal ekseni, kendi yörüngesinde hızla ilerleyen dünyayı dolaşan 
dümeni elinde bulunduran insanı yüceltmek istiyoruz." diyerek amacını ortaya koymaktaydı. 
20. yüzyılın henüz başlarındayken, hızın kontrolünü elinde bulunduran ve diğer yandan o 
hıza ayak uyduran insanı sanata konu haline getirmişti. Bu, Marinetti'nin ve dolayısıyla 
fütürizmin, kendinden önceki akımları sanatın tüm alanlarında yok saymasını beraberinde 
getirmişti.

Müzeleri ve Kütüphaneleri Yerle Bir Etmek

Fütürizmin ilk örneklerinden itibaren görebileceğimiz bu yok sayma, fütürist eserlerde 
eski olana karşı yeninin savunulmasıyla açığa çıkmaktaydı. Durağanlığa karşı hareket, 
ilerleme ve hız; portre ve manzaralara karşı makineler ve teknoloji. Fütüristlerin, eskiyi 
sürdüren yapılar oldukları için müzeleri ve kütüphaneleri yıkma isteği de burayı işaret 
ediyordu.

Boccioni'nin "Kent Yükseliyor" isimli tablosu fütürizme dair ortaya çıkan ilk eserlerden 
biriydi. İsminden de anlaşılacağı üzere eser, kentin insan yaşamıyla kesiştiği hızlı 
yaşama, ilerlemeye, makineleşmeye ve endüstriyel üretime bir övgüydü.

Giacoma Balla'nın ise 1912 yılında yaptığı "Tasmalı Köpeğin Dinamizmi"inde anlaşılmaya 
yeterince açık olmayan bu övgü, yayınladığı Fütürist Resmin Teknik Manifestosu'nda ve 
Balla'nın diğer eserlerinde açıklığa kavuşuyordu.

Savaş Güzeldir, Çünkü Çiçekler Açan Bir Çayırı Mitralyözlerin Ateşten Orkideleriyle 
Zenginleştirir...

1. Dünya Savaşı'na kadar etkisi süren fütürizm, bulunduğu coğrafyalarda, özellikle 
İtalya'da, yalnızca hız ile özdeşleşmekle kalmamış; sonuna kadar savunduğu teknolojinin, 
savaş dönemlerinde ürettiği silahları da saldırganlığa övgüsüyle savunmuştu. Bu yüzdendir 
ki savaş, ırkçılık ve faşizmle de doğrudan ilgisi bulunmaktaydı. Paul Virilio'ya göre ise 
bu itki teknoloji ve faşizmin kaçınılmaz bağdaşıklığından kaynaklanmaktaydı. Diğer bir 
deyişle teknoloji hakkında iyimser olanlar faşizmle de yakından ilgiliydi. Oysa gerçek 
sanatçının teknolojiyle ilişkisi Virilio'ya göre onu deforme etmek üzerinden olmalıydı.

Fütürist Manifesto'da faşizm pek çok farklı şekilde dile getirilmekte ve faşizmin 
karşısında bulunan tüm hareketlerin yok edilmesi gerekliliği vurgulanmaktaydı: "Savaşı 
yücelteceğiz (dünyanın tek hijyen yöntemi); militarizm, vatanseverlik, özgürlüğün yıkıcı 
tavrı ve kadınlar uğruna ölmeye değer ölümcül güzel fikirler taşıyacağız." ve manifestoyu 
yazan Marinetti ekliyordu: "Savaş, gün ışığını gören en güzel fütürist şiirdir." 1. Dünya 
Savaşı'nın ardından kübizme teknik olarak bıraktığı bu savaş övgüsü fütürizmin son 
dönemlerine dek etkisini sürdüren bir odak noktası oldu.

Makineleşen İnsan, İnsanlaşan Makine... Hız ve Durağanlık

Paul Virilio 1990 yılında yayımlamış olduğu "Kutupsal Durağanlık" kitabında teknoloji, 
enerji ve hızın bir tür durağanlığa sebep olduğunu söylüyordu. 20. yüzyılın teknolojik 
kazaların yüzyılı olduğunu söylerken de anlaşılacağı gibi her yeni teknolojik gelişmenin 
beraberinde olumsuzluklar getirdiğini ve genel anlamıyla bir olumsuzluğun da hızın sebep 
olduğu durağanlık olduğunu kastediyordu. "Örneğin uçakta oturup ekranları izleyen pilotun 
durağanlığı. İnsanlar seyahat etmenin ne kadar hızlı gerçekleştiğinden bahsederek memnun 
oluyorlar ancak bir tür felce sebep olduklarının farkında bile değiller." 
Telekomünikasyonun da büyük bir felce sebep olduğunu belirten Virilio, makinelerin hızla 
gerçekleştirdikleri işleri yalnızca izlemekle yükümlü insanın halini durağanlık olarak 
adlandırıyordu. Eylemler, eylemleri hızla gerçekleştiren etken bir makine ve olup 
bitenlere müdahalesi olmaksızın edilgenleşen, durağanlaşan insan.

Dünden Bugüne, Bugün de Makine

Fütürist bir yaklaşım olduğu belirtilmeden ve fütürist olma iddiası taşımadan gerçekleşmiş 
olsa da bedenini karmaşık operasyonlar, prostetikler ve robot kolları ile modifiye eden 
Stelarc'ın performanslarında teknoloji, makine ve hıza övgü görülür. Bedenin, insanla 
bedenin kurduğu ilişkinin çağa uygun olmadığı düşüncesiyle gerçekleştirilen 
performanslarda Stelarc'ın yapmaya çalıştığı şeylerden biri de bedenin makine ile uyumlu 
hale getirilmesidir. Kendi ifadesiyle beden, şekil ve işlev olarak yetersiz ve şu an 
içinde yaşadığı kompleks teknolojik dünyada var olan makinaların hassasiyeti, hızı ve gücü 
ile yarışamayacak bir yapıdadır.

Farklı dönemlerde ortaya çıkmış olsa da Fütürist sanatçılar ile Stelarc arasında gözle 
görülür bir ilişki söz konusu. Her ikisi de sanatın nesnesi haline getirdiği makineye bir 
tapınma gerçekleştirirken bu tapınma karşı konulmaz olarak hız kavramını bizim karşımıza 
çıkarır. Şimdilik makineyi kullanma işlevine sahip insan, asla makineye üstünlük 
sağlayabilme pozisyonuna erişmemiştir. Dolayısıyla fütürizmde yapılan bu tespit daha 
sonraki dönemde Stelarc'ın insanı, teknolojiye ayak uydurmak zorundalığıyla gelişmek ve 
ilerlemek için tasarlanmış ve tek işlevi bu olan bir prototip olarak algılamasıyla tekrar 
ortaya çıkmış olur. Bu gelişme ve ilerleme ise hız ile doğru orantılı bir çizgisel 
düzlemde yer almaktadır.

Sanayi Devriminde Hızlı Üretim, Hızlı Tüketim, Daha Çok Hareket

Fütürizmin 20. yüzyılda ortaya çıkmış olması bir tesadüf değildi elbette. Üretimin ve 
tüketimin; yaşam biçimlerinin tamamen başkalaşmasını beraberinde getiren Sanayi Devrimi 
hemen bu dönemin öncesinde 18. yüzyılda kendini göstermiş ve 19. yüzyılın sonlarına kadar 
hızla coğrafyalara yayılmıştı. Sanayi Devrimi her şeyden önce daha hızlı üretim demekti. 
Dolayısıyla bu, bir insanın tek başına ürettiği ürünün kat kat fazlasının daha kısa bir 
sürede üretilmesi anlamına geliyordu. Fütürizmin insanı yetersiz görecek derecede makineye 
tapınması, bir anlamda Sanayi Devrimi'nde inanılmaz bir hareketliliğe sebep olan 
makinelerin icadı ve kullanımıyla ilişkiliydi. Makinelerin ürettiği bir ürünün yine 
makineyle hızlı bir şekilde taşınması, hızla işleyen tüketim süreci ve her defasında 
tekrar eden bu hız döngüsü fütüristik eserlerde rastlanan arabaları, edebi eserlerde yer 
alan insanı makineye benzetme sanatını ve kentlere yapılan övgüyü açıklamamıza yardımcı 
oluyor.

Kapitalizmin ortaya çıkışıyla beraber ürettiği her şeye yabancılaşan insanın, elbette 
kendini dışavurmanın bir yöntemi olarak görülebilecek sanatla da kurduğu ilişki aynı 
kalamazdı. Sanatın anlamı, eylenişi, işlevi zamanla farklılaşıp değişecekti. İktidarların 
kendi gücünü sembolleştiren eserleri yaptırdığı, egemen olduğu kimselerden saray içinde 
vakaları en ince detayına kadar çizenlere... Sanat zaman içerisinde yalnızca kişinin kendi 
ifadelerinin bir biçimi olarak değil aynı zamanda farklı birçok amaca da hizmet eden bir 
hal aldı.

Fütürizm aslında yabancılaşmanın belli bir oranda yansımasıdır. İnsanın kendi doğasına 
yabancılaşmasının, makine insan olmasının ve kendine özgü ifade biçiminin dış dünya ile 
doğrudan ilişkilenmesi, ondan ayrılamamasıydı...

Sanayi devrimiyle beraber yabancılaşma ne kadar hız kazanmışsa, üretilen şeyler üreten 
kişinin onda yarattığı özgürlükle değil ürün olarak değerlenmiş ve görülmüş olması da aynı 
şekilde hız kazanmıştır. Haliyle sanat da içinde bulunduğu çağın hızına maruz kalmış ve 
yabancılaşmaya uğramıştır.

Geçmişte makineleştirilmeye çalışılan insanın yerini günümüzde robotların almaya başlaması 
hiç kuşku yok ki fütürizmi daha fazla etkileyecektir. Robotların meydana getirecekleri 
eserlerin, Yunan heykellerinden daha güzel olup olmadığı tartışmasını insanların mı yoksa 
robotların mı yapacağınıysa çok geçmeden göreceğimizi iddia edebiliriz.

Şeyma Çopur

seyma at meydangazetesi.org

Bu yazı Meydan Gaztesi'nin 49. sayısında yayınlanmıştır.

https://meydan.org/gundem/2019/04/futurizm-seyma-copur/


A-infos-tr mesaj listesiyle ilgili daha fazla bilgi