(tr) yeryuzu postasi: Sandıkta Çözülmeyecek: Özgürlük Ellerimizde, Umut Mücadelede

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
13 Mayıs 2019 Pzt 09:13:10 CEST


31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 1 aydan fazla zaman geçmişken, YSK AKP'nin 
itirazlarını kabul etti ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin 
yenilenmesi kararı aldı. Her biri kapitalist sınıfın çıkarlarına hizmet eden ve mevcut 
rejimin sürdürücüsü olan iki parti arasındaki rekabete ve nihayetinde seçimler üzerinden 
bir kurtuluşa bel bağlayanların umutları yine suya düştü. Düzen içindeki çürümenin geldiği 
boyut tekrar gözler önüne serildi, bu durumdan fayda sağlayan AKP-MHP'li bürokratlar, 
devlet ihaleleri ile zenginleşen müteahhitler ve onların çevresinde konumlanan çanak 
yalayıcıları İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin getirdiği muazzam imkânları kaybetmemek 
için yoğun biçimde çalıştı ve istedikleri sonucu elde ettiler.

İnsanlarda kendi hayatları ile ilgili söz sahibi oldukları yanılsaması yaratan ve bu 
yönüyle düzenin devamı için büyük öneme sahip olan seçimlere yönelik böylesi bir 
müdahalenin, sistemin kendi iç işleyişi yönünde akılcı olduğu söylenemez. Hele ki giderek 
derinleşen ekonomik kriz koşullarında geniş kesimler nezdinde sistemin meşruluğunu 
tartıştıracak böylesi bir hamle, egemen sınıf temsilcilerinin uzun vadeli planlar 
yapabilme kapasitelerinin olmadığının göstergesi. Ancak bu ayrıksı bir örnek değil, tarih 
kişisel çıkarları, yöneticilerin iktidar hırsları, egoları uğruna akıl dışı davranarak 
büyük toplumsal dönüşümlerin önünü açtıkları sayısız örnekle dolu. Böbürlenmelerine, 
kendilerini büyük göstermelerine rağmen kendi yaşadıkları ortamı kemirip tüketen, düzenin 
çürümüşlüğünü bize ayan beyan gösteren bu akılsız asalak sürüsü, düşmanlarımız arasındaki 
en zayıf olanı. Asıl tehlikeli olanlar, kendini "onlara" düşman ve bize dost gibi 
gösteren, bizi peşine takmaya ve çürümüşlüğün üstünü kapatmaya çalışanlar. 2015 
referandumundaki hilelere rağmen sokağa çıkanları eve çağıranlar, 2018 genel seçimlerinde 
"Adam kazandı" diyenler, savaş tezkerelerinde, milletvekilliği dokunulmazlıklarının 
kaldırılmasında ve bütün kritik noktalarda AKP-MHP ittifakına açık destek olanlar bugün 
yine seçimler üzerinden sahte bir umut havası yayarak açığa çıkan öfkeyi yatıştırmaya, 
olası bir toplumsal hareketin önünü kesmeye çalışıyorlar.

Ekonomik kriz giderek derinleşirken, toplumu yönetebilmek için çürümüş düzeni restore 
etmek gerektiğini bilen bu siyasi cambazların dediği gibi, ilan edilen yeni seçimlere 
kadar "sükunetimizi korur" ve o gün oy vermekten başka bir şey yapmazsak yine büyük bir 
hüsranla karşı karşıya kalacağımız ortada.

Ne yapabiliriz?

Öncelikle, her seçimden sonra "seçimle bir şey değişmiyor." deyip sonra niye kendimizi bu 
aslında hiçbir işe yaramadıklarını ve hiçbir zaman bizim çıkarlarımızı temsil 
etmediklerini bildiğiniz sözde muhalefet partilerinin peşinde bulduğumuzu 
sorgulayabiliriz. Sonrasında "Hiçbir şey yapmayın, sokağa çıkmayın, farklı mücadele 
yöntemleri bulmayın, örgütlenmeyin, mücadele etmeyin evinizde oturun." diyenlere kulak 
asmayı bırakabiliriz. Bir kahraman aramayı bırakarak, aynı işyerinde birlikte 
çalıştığımız, aynı mahallede birlikte yaşadığımız bizler gibi insanlarla örgütlenerek ve 
nasıl etkin biçimde mücadele edebileceğimizi düşünerek devam edebiliriz. Sonrası 
gelecektir... Kararın açıklanmasının hemen ardından, İstanbul'da kimseden talimat 
beklemeden yaptığımız gibi tencere tavalarla sessizliği yırtabilir ve sokağa çıkabiliriz.

Tek rolü hiçbir şey üretmeyen asalak siyasetçiler arasında tercih yapmak olan "seçmenler" 
değil, tüm hayatı var eden çalıştığımız fabrikalarda, atölyelerde, plazalarda, mağazalarda 
ekonomiyi döndüren emekçiler olduğumuzu hatırladığımız zaman ise nelere muktedir 
olduğumuzu daha iyi anlayabiliriz. Çalışmayı durdurarak veya yavaşlatarak yaşamı 
aksatabiliriz mesela. Ancak tüm bunların ötesinde seçimlerde oy vererek bir şeyi 
değiştiremeyeceğimizi, gerçek değişimler için toplumun dönüşmesi gerektiği, bunun için de 
örgütlenmemiz gerektiğini anlamak zorundayız. İşyerlerimizde her tür mücadelede yan yana 
durabileceğimiz birlikler kurabilir, yaşadığımız alanlarda da temel yaşamsal 
ihtiyaçlarımızı birlikte karşılayacağımız, birlikte mücadele etmemizi sağlayacak ve yeni 
bir yaşamın nüveleri olacak örgütlenmeler oluşturabiliriz.

Bu öneriler pek çok kişiye zor ve uzun vadeli gibi gözüküyor olabilir, ama kolay gibi 
gözükenlerin bir işe yaramadığını yeterince görmedik mi?

Kurtarıcı gelmeyecek, sorunlarımız sandıkta çözülmeyecek, özgürlüğümüzü ancak kendi 
ellerimizle kazanacağız!

Yeryüzü Postası

http://www.yeryuzupostasi.org/2019/05/07/sandikta-cozulmeyecek-ozgurluk-ellerimizde-umut-mucadelede/


A-infos-tr mesaj listesiyle ilgili daha fazla bilgi