(tr) yeryuzu postasi: "Sari Yelekliler" hareketi: Proletarya, burjuvazinin saldirilarina, otonom bir sekilde, kendi sinif zemini üzerinden cevap vermelidir! - CCI Fransa

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Tue Feb 5 07:57:15 CET 2019


"Sari Yelekliler" hareketi ile ilgili CCI (Courant Communiste International - 
Enternasyonal Komünist Akim) Fransa tarafindan yazilan 25 Kasim 2018 tarihli degerlendirme 
metni. ---- Geçen 10 Ekim'de, Seine-et-Marne ‘dan iki TIR soförü Facebook üzerinden 17 
Kasim'da "yakit zammina karsi milli blokaj" baslikli bir eylem çagrisinda bulundular. Kisa 
süre içinde mesajlari tüm sosyal medyaya yayildi ve yaklasik 200.000 "ilgili" kisiyi 
topladi. Girisimler ve çagrilar çogaldi. Ne sendika ne de parti olmadan, spontane bir 
sekilde bir seri eylem, toplanti ve blokaj programi organize edildi.  Sonuç: Hükümete göre 
17 Kasim'da 287.710 kisi,  2.034 farkli noktadan çikarak kavsaklari, anayollari, giseleri 
ve süpermarketlerin park alanlarini felç etti.  Içisleri bakanligindan gelen resmi 
rakamlar (muhtesem bir kesinlikle!) bilinçli bir sekilde oldukça azimsanmistir. "Sari 
Yelekliler"e gelince, onlara göre, resmi rakamlarda beyan edilenden iki kat daha 
kalabaliklardi. Takip eden günlerde, bazi blokajlar korundu, digerleri ise o anlarda 
verilen kararlarla, rastgele yapildi ve her gün birkaç bin kisiyi harekete geçirdi. CGT ve 
"Sari Yelekliler"in kendiliginden eylemiyle onlarca Total rafinerisinde is sekteye 
ugratildi. 24 Kasim, "Eylem 2: Tüm Fransa Paris'e" olarak adlandirilarak yeni, büyük bir 
eylem günü olarak duyuruldu. Amaç prestijli yerleri ve sermayenin gücünü bloke etmekti: 
Champs-Élysées caddesi, Concorde meydani, Senato ve her seyden önce Élysée. Melun'dan TIR 
soförü, hareketin es girisimcilerinden ve hareketin öncü figürlerinden Éric Drouet, 
"Öldürücü darbe vurulmali ve herkes, mümkün tüm araçlarla(tren, otobüs v.s) Paris'e 
gitmeli. Paris, çünkü burasi hükümetin oldugu yer! Herkesi bekliyoruz, kamyoncular, taksi 
soförleri, çiftçiler v.s. Herkesi!" diye bildirdi. Sonuçta, genellikle ulasim pahali 
oldugundan dolayi birçok "sari yelekli" lokal yerlerde eylem yapmaya karar verdiginden bu 
büyük toplanma gerçeklesmedi. Hareketlilik büyük ölçüde azaldi: Paris'te 8.000, Fransa'nin 
geri kalaninda 106.301 eylemci ve 1.600 eylem. Her ne kadar bu rakamlar hükümet tarafindan 
bildirilen ve hareketin gerçekligini oldukça azimsayan rakamlar olsa da egilim apaçik 
ortadadir. Yine de hareketin içindeki birçoklari zafer kazanmakta olduklarini dile 
getiriyor. "Sari Yelekliler" için en önemli sey, "güçlülere karsi halkin gücüne" sahitlik 
eden "tüm gün boyunca tutulmus, isgal edilmis" Champs-Élysées görüntüleridir[1]. Nitekim, 
ayni gece, yine Facebook üzerinden, 1 Aralik'ta olmasi planlanan üçüncü bir eylem gününe 
çagri yapildi: "Alim gücünün arttirilmasi ve yakin zamlarinin iptali" olan bu iki talebin 
önce çiktigi "Eylem 3: Macron istifa!".

Bütün gazeteciler, politikacilar ve diger "sosyologlar" hareketin orijinal dogasini[la 
nature inédite]ön plana çikariyorlar: spontane, tüm sendikal veya politik çerçevenin 
disinda, degisken, esas itibariyle sosyal aglar üzerinden örgütlenen, görece kitlesel, 
genel olarak disiplinli, genellikle yikim ve çatismalardan kaçinan vs. bu hareket, 
gazetelerin sütunlarinda ve televizyon yayinlarinda "sosyolojik UFO" olarak nitelendirildi.

Hükümetin saldirilarina karsi öfke!

TIR soförleri tarafindan baslatilan bu harekette, hareketin girisimcisi Éric Drouet'nin 
yazdigi gibi "kamyoncular, otobüs soförleri, çiftçileri" harekete geçiriyor ama yalnizca 
onlari degil. "Vergiler tarafindan ezilmis" küçük girisimciler de hareketin içinde. 
Ücretli isçiler, prekarya, issizler, emekliler "sari yelegi" sirtlarina geçirmisler en 
önemli birligi insa ediyorlar. Vincent Tiberi'nin analizine göre "Sari Yelekliler daha çok 
seçtikleri yasam seklini sürdürmek isteyen isçilerin/çalisanlarin, süpermarket 
kasiyerlerinin, teknisyenlerin, dadilarin Fransasi'dir: biraz uzakta, sakince, 
komsulariyla toplastiklari bir yerde, bahçeli bir kulübede yasamayi seçmis, bu yasam 
seklini savunan ve bundan dolayi arabalarina dokunmanin, benzin fiyatlarini arttirmak, 
özel hayatlarini tartismaya açmak anlamina gelenlerdir." Sciences Po. Bordeaux'da hoca 
olan Tiberi'ye göre "Sari yelekliler sadece periferideki Fransa'yi degil, unutulmuslarin 
Fransa'sini temsil ediyor. Daha çok, sosyolog Olivier Schwartz'in küçük araçlar olarak 
adlandirdigini somutlastiriyorlar. Çalisiyorlar, vergilerini ödüyorlar ve yardim almak 
için fazla kazaniyorlar, iyi yasamak içinse yeterince kazanmiyorlar."[2]

Gerçekte, bu hareketin büyüklügü her seyden önce toplum içinde ve özellikle isçi sinifi 
içinde, Macron hükümetinin kemer sikma politikalarina karsi gümbürdeyen inanilmaz bir 
öfkeye sahitlik ediyor. Resmi olarak, Observatoire français des conjonctures économiques'e 
göre, hane halklarinin yillik harcanabilir gelirleri (vergi ve katkilardan sonra kalanlar) 
2008 ile 2016 arasinda ortalama 440 euro kisildi. Bu, isçi sinifina yapilan saldirilarin 
sadece küçük bir kismi. Her tür vergideki bu genel artisa artan issizlik, kamu islerinde 
de dahil olmak üzere güvencesiz[précaire]islerin sistemlestirilmesi, özellikle temel gida 
fiyatlarini etkileyen enflasyon, karsilanamaz konut fiyatlari v.s eklenmekte. Sürekli 
yoksullasma acimazsizca vahimlesmekte ve bu da beraberinde gelecek korkusunu getirmekte. 
Ama dahasi, "Sari Yelekliler"e göre bu muazzam öfkeyi besleyen "ezilmislik duygusu."[3]

Bu, hükümet tarafindan görmezden gelinen, baskin "ezilmislik" duygusu, eylemin seçilmis 
araçlarini açiklayan "Sari Yelekliler"in terminolojisini kullanirsak "yukaridakiler" 
tarafindan duyulmayi ve taninmayi istiyor: Fosforlu sari yelekleri giymis halde, yollari 
bloke ederek, Senato'ya veya büyük burjuvalarin pencerelerinin altindan geçip Élysée'ye 
giderken, "Dünya'nin en güzel caddesini"[4]isgal ederken görünmek.

Medya ve hükümet, yikim ve siddeti ön plana çikararak pahali yasama karsi ve 
sömürülenlerin varolus kosullarinin bozulmasi/asagi çekilmesine karsi mücadelenin sadece 
kaos ve kör siddet ve vandalizm eylemleriyle anarsi disinda bir yere varmayacagina 
inandirmaya çalismaktadir. Burjuvazi güdümündeki medya, karisiklik uzmanlari, "Sari 
Yelekliler"in ayni zamanda "polislere saldirmak" isteyen marjinaller olduguna inandirmak 
istiyorlar.[5]Saldiran ve provoke edenler her seyden önce bu baski güçleri! 24 Kasim'da 
Paris'te, Champs Élysées'de sakince yürüyen kadin ve erkek gruplarina CRS'nin[ç.n. 
Türkiye'deki çevik kuvvete denk düsüyor]saldirilari gibi atilan gaz bombalarinin sonu 
gelmiyordu. Öte yandan, dört ay önce, ayni yerde, dünya futbol kupasi kutlamalari 
sirasinda olanin tersine, çok az sayida vitrin cami kirildi.[6]Her ne kadar yüzleri 
maskeli ve düzen güçleriyle çatismaya girmek isteyen heyecanli bazi "sari yelekliler" olsa 
da ("Black-Block(kara blok) veya "asiri sag" usaklari), çogunluk kirmak, dökmek istemiyor. 
"Kirici"[casseur]degil, sadece "duyulan" ve"saygi gören" "yurttas" olmak istiyorlar. Bu 
nedenle "Eylem 3"e çagrida "bunu dogru düzgün yapmak lazim. Hiçbir sey kirilmadan 5 milyon 
Fransiz sokakta." Ifadelerine yer verildi. Ayni sekilde: "Bir sonraki randevumuzu güvence 
altina almak için "kiricilari" aramizdan çikartmakla görevli olacak "kirmizi yeleklilerin" 
olmasini öneriyoruz. Halki kendimize düsman etmemeliyiz. Imajimiza dikkat edelim 
arkadaslar." denildi.

Siniflar arasi bir "yurttas" hareketi...

Diger yandan, "sari yelekliler" hareketi, dünya futbol sampiyonu olan Fransa takiminin 
kutlamalari ile ortaya çikan ortak bir noktaya sahiptir: üç renkli bayrakla yerel 
bayraklarin her yerde mevcut olmasi, her yerde düzenli olarak milli mars söylenmesi ve her 
yerde "Fransiz halki" olmanin gururunun gözle görünür mevcudiyeti. Birlesmis bir "Fransiz 
halki" güçlülere boyun egdirmeye muktedir olur. Birçoklarinin kafasindaki referans 1789 
Fransiz Devrimi ya da 1939-1945 Direnisi'dir.[7]

Bu abartili milliyetçilik, "halka" yapilan bu referans, güçlülere yöneltilen bu rica bu 
hareketin gerçek dogasini açiga çikartmakta. "Sari Yeleklilerin" büyük bir çogunlugu aktif 
çalisanlar veya emekli ve yoksul düsürülmüsler, ama isçi sinifinin üyeleri olarak degil, 
"Fransiz halkinin" yurttaslari olarak oradalar. Bu, çok açik bir sekilde, tüm siniflarin 
ve toplum katmanlarinin karisik oldugu siniflar arasi bir harekettir. Isçiler (çalisanlar, 
issizler, prekarya, emekliler) ve küçük burjuvazinin (zanaatkarlar, serbest meslek 
sahipleri, küçük girisimciler, çiftçiler ve hayvancilar) bir aradadir. Isçi sinifinin bir 
bölümü hareketi baslatanlara (küçük patronlar, kamyon soförleri, taksiler, ambulans 
soförleri) dahil olmuslardir. "Sari Yelekliler"in mesru öfkesine ragmen "iki yakasi bir 
araya gelmeyen" birçok proletere göre bu bir isçi sinifi hareketi degildir. Bu, yakit 
zammi karsisinda sinirlenen küçük patronlarin baslattigi bir harekettir. Hareketi baslatan 
TIR soförünün sözlerinde sahit oldugumuz gibi: "Herkesi, kamyon, otobüs, taksi 
soförlerini, çiftçileri vb. herkesi bekliyoruz!" "Herkes" ve tüm "Fransiz halki" kamyon ve 
taksi soförlerinin, çiftçilerin vs. arkasinda. Isçiler kendilerini, "halkin" içinde 
seyrelmis, atomlasmis, birey-yurttas kadar birbirinden ayrilmis, (birçogunu eski FN olan 
Rassemblement national'in seçmeni olan) küçük patronlarla karismis bulurlar.

En yoksullastirilmis olanlar arasindan birçok proleterin üzerinde durdugu çürümüs zemin 
isçi sinifinin degildir! Bu "apolitik" ve "anti-sendikal" harekette grev ve grevin tüm 
sektörlere yayilmasi için bir çagri yok! Sirketlerde, hükümetin saldirilarina karsi 
mücadeleyi gelistirmek ve birlestirmek için hangi eylemliliklerin alinacaginin beraber 
tartisilacagi hiçbir egemen genel meclisler yapilmasina çagri yapilmiyor! Bu "yurttas" 
isyani, isçi sinifini, tüm burjuva güruhunun kendini "destekçi" olarak bulustuklari 
"Fransiz halki" içinde bogmak için bir tuzaktir. Marine Le Pen'den Olivier Besanceno'ya 
kadar, Mélenchon ve Laurent Wauquiez'den de geçerek, "herkes", ekstrem sagdan, ekstrem 
sola, bu siniflar arasi mücadeleyi milliyetçi zehriyle savunmak için orada.

Tüm burjuva güruhunun destegiyle...

Aslinda, Marine Le Pen'in neden "Fransiz halkinin" " mesru bir hareketini" selamladigini; 
neden " Tüm Fransa'yi bloke etmek lazim (...), Fransiz nüfusunun bu hükümete "artik 
yeter!" demesi gerekiyor." diyen, Debout la France'in baskani Nicolas Dupont-Aignan'in bu 
hareketi destekledigini, neden Les Républicains'in (Cumhuriyetçiler) baskani Laurent 
Wauquiez'in "sari yeleklileri", "sadece çalisan Fransa'nin zorluklarini duymamizi isteyen 
kararli, serefli insanlar" olarak tanimladigini; neden Résistons'un(Direniyoruz) basindaki 
milletvekili Jean Lassalle'in hareketin figürlerinden biri oldugunu ve neden sokaktaki 
gibi mecliste de sari yelegini kaldirdigini "sari yeleklilerin" siniflar arasi dogasi 
açikliyor. Sag ve asiri-sag, "sari yeleklerdeki" kapitalist sistemi tehlikeye sokmayan bir 
hareketi açikça taniyor. Onlar bunu daha çok, gelecek seçimler için ana rakiplerini 
zayiflatmanin çok etkili bir araci olarak görüyorlar; Macron güruhunun sosyal barisi 
yönetme ve yetkilendirme kabiliyeti büyük ölçüde zayifladi.

Sol ve asiri-sola gelirsek, "hareketi kirleten fasolari" redderek sag ve asri-sagin disari 
atilmasini istiyorlar ve onlar da az çok açik bir sekilde hareketi destekliyorlar. Basta 
temkinli davranan France insoumise'in (Boyun egmeyen Fransa) basindaki Jean-Luc Mélenchon, 
simdi tüm alayiyla "sari renkli devrimci hareketi", "halk" hareketini ve "kitle" 
hareketini selamlayarak oraya gidiyor. Dememiz gerekiyor ki, o orada sudaki bir balik 
gibi, o ve onun "boyun egmeyen Fransasi", mavi-beyaz-kirmizi bayraklari, her firsatta 
ortaya çikan üç renkli atkisi ve sandiklarla "oligarsiye karsi halki birlestirme" iradesi.

Politik finans kaynagi burjuvazinin[8]her kanadindan insanlarin ve özellikle de sag ve 
asiri-sagin destegi, "sari yeleklilerin" hareketinin proleter bir dogaya sahip olmadigini 
ve bu mücadelenin de sinif mücadelesiyle hiç alakasi olamadigini gösteriyor! Eger, 
burjuvazinin politik araçlarinin tüm bu parçalari "sari yeleklileri" daha sonra seçim 
meyvelerini toplamak üzere Macron'u zayiflatmak için kullaniyorsa, bunun, proletaryanin 
sömürü ve baskiya karsi olan mücadelesini hiçbir sekilde güçlendirmeyecegini bilerek 
yapiyorlar.[9]

Siniflar arasi bu tarz bir harekette proletaryanin kazanacagi hiçbir sey yoktur çünkü 
harekete rengini veren (önceden sari, grev kiricilarin rengiydi) her zaman küçük burjuvazi 
oluyor. Ayrica, 26 Kasim günü sekiz konusmaci içinden ezici çogunlugun küçük patron ya da 
bireysel girisimciydi.

Nitekim bunlar küçük burjuvazinin herkese empoze ettigi hedefleri, talimatlari ve mücadele 
yöntemleri. Görünüste, bu sosyal katman çok büyük bir radikalligi açiga vuruyor. Sermaye 
tarafindan ezildigi, sinifsizlastirildigi için öfkesi, büyük burjuvazinin ve devletinin 
adaletsizligini beyan ederek siddetle patlayabilir. Ama temelde, bu sosyal katmanin asil 
istedigi "taninmis olmak" ve "yukaridaki" elitler tarafindan "küçümsenmemek" veya daha 
iyisi, bazi üyeleri için burjuvazinin daha üst katmanlarina çikma rüyasi ve bu yüzden de 
islerinin serpilmesi gerekiyor. Iste "sari Yelekliler" hareketi vasitasiyla dile getirilen 
taleplerinin açiklamasi: sirketlerinin islemesi ve gelismesi için daha ucuz benzin, daha 
az vergi; görülmek ve onurlandirilmak için yollarin bloke etme eylemlerinde hepsinin 
sarilar giymesi; halife yerine halife olma arzusunu sembolize ederek Macron kisisi 
üzerinde yogunlasma ("Macron istifa!") ve "dünyanin en güzel caddesinin isgali" de 
kapitalist lüksün gerçek vitrinini ifade ediyor.

"Sari Yelekliler"in bu hareketine ayni zamanda, kitlesel olmasa bile, popülizmin 
ideolojisi siziyor. Politik partilere karsi oldugu söylenen yeni, degisken bir hareket 
sendikalarin ataletini beyan ediyor ve basindan beri Marine Le Pen tarafindan 
destekleniyor! Eger 20 Kasim'da"Sari Yelekliler" tarafindan içinde göçmenlerin oldugu bir 
tanker bulunmus ve jandarmaya ihbar edilmisse, bunlar üzücü bir tesadüf veya hareketin 
akintisina ters küçük bir grubun ürünü degildir. Bazi eylemciler, hayatlarini tehlikeye 
atmis göçmenleri kurtarmak istedi ama digerleri onlari bile bile "salladi". Bazi ‘Sari 
Yelekliler"in takindigi tavir mide bulandirici: "Sikik gülüsün var!", "Nasil bir sikikler 
ordusu!"  "Bu yine bizim vergilerimizden ödenecek!"["T'as le sourire enculé!", "Quelle 
bande d'enculés!", "Ça va encore être pris sur nos impôts!"]

Bu siniflar arasi hareketin kapsami kendisini, bütün sendika manevralariyla sabote edilen 
mücadeleler nedeniyle isçi sinifinin kendi mücadeleciligini ifade etme zorluguyla 
açiklanir (en son SNCF'in "inci gibi grevinde" gördügümüz gibi)... Isçi sinifinin tam 
ortasinda yer alan sendikalara karsi memnuniyetsizlik eylemi baslatanlar tarafindan bu 
yüzden benimsenmistir. Birçok "Sari Yelekli"nin iletmek istedikleri sey ücretli 
emekçilerin mücadele yöntemlerinin (grev, egemen genel meclisler ve kitlesel eylemler, 
grev komiteleri..) bir yere götürmedigi. O zaman simdi, "pahali yasama" karsi yeni 
mücadele yöntemleri bulmak ve tüm "Fransa halkini" toplamak için (vergilere ve vergi 
artirimlarini protesto eden) küçük patronlara güvenmek lazim!

"Sari yelekli" birçok isçi, sendikalari "islerini yapmamakla" suçluyor. Simdi CGT'nin 
durumu telafi etmek amaciyla 1 Aralik için yeni bir "eylem günü" çagrisi yaptigini 
görüyoruz.  CGT ve diger sendikalarin yine sinif zemini üzerindeki tüm spontane hareketi 
engellemek için isçi mücadeleciligini çerçeve içine alarak "islerini yapacaklarina" emin 
olabiliriz.

Proleterler sinif otonomilerini savunmali ve sadece kendilerine güvenmelidirler!

Birçok isçi yoksulluga, sonu olmayan ekonomik saldirilara, issizlige, güvencesiz ise karsi 
ayaga kalkti. Ama "Sari yelekliler"e katilarak bu isçiler çikmaza giden hareketin içine 
çekilmeleriyle birden ortadan kayboldular.

Isçi sinifi, otonom sinif olarak, "sari yelekliler"in öfkesini seçimlerde daha fazla oy 
almak için manipüle eden tüm "anti Macron" kutsal birligine karsi, yasam kosullarini kendi 
zemini üzerinden savunmalidir. Isçi sinifi mücadelesini, ne tepkisel sosyal katmanlara, ne 
onlari savunuyor gözüken partilere ne de onun yalandan arkadasi olan sendikalara teslim 
etmemelidir. Tüm bu "sevimli dünyada" herkes kendi inanciyla, proleterlerin otonom sinif 
mücadelesinin kendisini beyan etmesini engellemek için toplumsal zemini isgal edip 
parselliyorlar.

Isçi sinifi, kendi sinif zemini üzerinde kitlesel hareketi gelistirerek kendisini otonom 
bir sinif olarak beyan ettiginde onun, mücadele yöntemlerinin, birlestirici sözlerinin ve 
son olarak toplumsal dönüsümün devrimci projesinin arkasina toplumun giderek daha büyük 
bir kismini alacak. 1980 yilinda Polonya'da birincil gida fiyatlarindaki artisi takiben 
Gdansk tersanelerinde muazzam bir kitle hareketi basladi. Hükümete meydan okumak ve geri 
adim atmasini saglamak için isçiler yeniden bir araya gelmis, "kizil" burjuvaziye ve onun 
devletine karsi örgütlenmislerdi[10]. Nüfusun diger katmanlarindan sömürülmüs sinifin bu 
mücadelesine büyük bir katilim olmustu.

Proletarya mücadelesini gelistirdiginde hareketin kalbinde olan kitlesel, egemen, herkese 
açik genel meclisler proleterlerin birlikte örgütlenebilecekleri, birlestirici sözler ve 
gelecek hakkinda birlikte düsünecekleri yerlerdir. Dolayisiyla milliyetçilige yer yok ama, 
tersine, kalpler uluslararasi dayanisma için titresmektedir çünkü "proleterlerin vatani 
yoktur."[11]Dolayisiyla isçiler Marseillaise'i söylemeyi ve 1871 Paris Komünü sirasinda 30 
000 proleteri öldüren Versaylilarin bayragini, üç renkli bayragi sallamayi reddetmelilerdir!

Bugün, burjuvaziye karsi kendi lehine bir güç dengesi gelistirebilecek tek güç olan 
sömürülen sinif, kendisini bir sinif olarak tanimakta zorlanmakta. Isçi sinifi, tüm 
korporatist, sektörel ve milli ayrismalarin ötesinde, kendi zemininde mücadeleler 
gelistirerek insanliga bir gelecek sunabilecek toplumdaki tek siniftir. Bugün proleterler 
öfkeden kuduruyorlar ama burjuvazinin artan saldirilarina karsi var olma kosullarini 
savunmak için nasil mücadele edeceklerini bilmiyorlar. Kendi mücadele deneyimlerini, 
sendika talimatini beklemeden bir araya gelme ve örgütlenme kapasitelerini unutmuslar.

Proletaryanin tekrar sinif kimligini bulma zorluguna ragmen, gelecek daima sinif 
mücadelesinindir. Proletarya mücadelesinin zorunlulugunun farkinda olan herkes yeniden bir 
araya gelmeyi, tartismayi, son toplumsal hareketlerden dersler çikarmayi, isçi hareketi 
tarihine tekrar yakindan bakmayi ve "yurttaslarin", "halkin" ve küçük burjuvanin 
siniflar-arasicilarinin hareketlerindeki -radikal görünümlü- sirenlere teslim olmamayi 
demek zorundadir! Ispanya'daki protestocularin, Arap ülkelerinde birkaç hafta önce 
harekete geçenlerle baglanti kurmasi gerektigini vurguladi.

"Tüm diger sinif ve toplumsal katmanlara karsi proleteryanin otonomisi, devrimci amaca 
dogru serpilecek mücadelenin birincil kosuludur. Tüm ittifaklar, ve özellikle burjuvazinin 
fraksiyonlariyla olanlar, ancak onlarin güçlerini çekebilecegi tek yer olan sinif zeminini 
terk etmesini saglayarak düsmani karsisinda silahsizlanmasiyla sona erer." (Plateforme du 
CCI)[12]

Révolution Internationale, Fransa CCI basin organi, 25 Kasim 2018

[1]Champs-Élysées üzerinde CCI militanlari tarafindan toplanan sahitlikler.

[2]"Les gilets jaunes, un mouvement inédit dans l'histoire française", Le Parisien (24 
novembre 2018).

[3]Bu fikir sosyal medyada her yerde mevcut.

[4]Champs-Élysées'ye verilen isim.

[5]Altini çizmeliyiz ki, genel olarak, dogrudan böyle bir mesaj geçmedi ama, "sübliminal" 
olarak örnegin BFM-TV' gazeteci ve "uzmanlarin" "gerçek sari yeleklilerle" "kiricilari" 
ayirt etmek gerektiginde israr ederken Champs-Élysées'deki ayni yikim görüntülerini tekrar 
tekrar gösteriyorlardi.

[6]Hasarlar daha çok barikat yapiminda kamu mülkleri kullanimina ve polisin kullandigi 
mermilere bagli.

[7]Champs-Élysées üzerinde bir "sari yeleklinin" sunu söyledigini bile duyduk: " 
Bocheslarla Direnis'te yapilani Macron'a da yapmali, gidene kadar onu hergün hirpalamaliyiz."

[8]NPA ve LO dahil.

[9]"Sari yeleklilerin" büyük bir kisminin tüm sendikal nüfuza karsi gelmesi gibi sadece 
sendikal dünya onlari sertçe elestirdi.

[10]la Revue Internationale n° 27'deki "Notes sur la grève de masse" isimli makalemize 
bakiniz.

[11]2011'de Indigné'lerin en temel sloganlarindan biri,birkaç hafta önce Arap ülkelerinde 
ayaklanan, hayatlari tehlikede olanlarla baglanti kurmak gerekliligine dair Ispanyada'ki 
eylemcilerin duygularini vurgulayan  "Tahrir Meydani'ndan Puerte de sol'e" idi.

[12]CCI Platformu: http://fr.internationalism.org/plateforme-cci

Orjinal Metin: Mouvement des "gilets jaunes": contre les attaques de la bourgeoisie, le 
prolétariat doit riposter de façon autonome, sur son propre terrain de classe!

Çeviri: Ece Eldem / Yeryüzü Postasi

http://www.yeryuzupostasi.org/2018/12/04/sari-yelekliler-hareketi-proletarya-burjuvazinin-saldirilarina-otonom-bir-sekilde-kendi-sinif-zemini-uzerinden-cevap-vermelidir/


More information about the A-infos-tr mailing list