(tr) DAF, Meydan Gaztesi'nin #48 - Gündem 04 Mart 2019 -- Erkegin SOYu Kadinin ADI - Seyma Çopur

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
15 Nis 2019 Pzt 08:08:00 CEST


1893'te ABD sinirlari içerisinde ilk kez bir kadin, Lucy Stone, evlendigi erkegin soyadini 
reddederek evlenmeden önceki soyadini kullanabilmisti. Bu haber bütün dünyaya kisa bir 
zamanda yayilmis ve kadinlar için büyük bir kazanim olarak tarihe geçmisti. Birçok kadin, 
yillar boyunca farkli cografyalarda ayni uygulamayi bir hak olarak kazanabilmek için 
hukuksal mücadele vermis ve "cinsiyet esitligi"ni bu mücadelenin esas konusu haline 
getirmisti. ---- Aradan Yillar Geçti... ---- Elbette, kadinlarin "cinsiyet esitligi" 
mücadelesi Lucy Stone ile baslamis degildi. Ancak evlilikle beraber bir kadinin hayatinda 
daha da belirginlesen esitsizlik haline karsi koymak, daha dogrusu bu karsi koyusun 
hukuksal imkanlarini yaratmaya çalismak anlasilan o ki tüm kadinlari heyecanlandirmisti.

1893'te ABD'de yasanan bu gelismenin ardindan, 1976'da Kanada'nin Quebec bölgesinde, 
kadinlarin evlendikleri erkegin soyadini almasi yasaklandi. Eyalet yasalarina göre 
uygulanan bu yasak bizzat devlet eliyle "cinsiyet esitligi"ni saglamak amaciyla 
düzenlenmisti. Benzer sekilde Yunanistan'da da kadinlar, kadin hareketinin etkisiyle 
1983'te "kendi" soyadlarini kullanma "hakki"ni elde etmisti. Benzer dönemlerde farkli 
cografyalarda soyadi kanunu ve uygulamalari degismisti. Kadinlar tüm bu gelismelerin 
evlilikte erkege teslim olmamak ve evlilikte "kendileri kalabilmek" ile yakindan iliskili 
oldugunu açikliyordu.

Evlilik Sinirlarini Asmak, Aidiyeti Reddetmek

"Evlilik ilk basta ekonomik bir anlasma bir sigorta sözlesmesidir. Günlük hayattaki 
sigortalardan daha baglayici ve daha kuralci olmasi yönüyle ayrilir. Getirileri, 
yatirimlariyla karsilastirildiginda oldukça azdir. Ödülün koca oldugu bu evliligi kadin 
adiyla, özel hayatiyla ve kisisel saygisiyla öder. Dahasi, evlilik sözlesmesi kadini ömür 
boyu bagimlilik, parazitlik ve sosyal oldugu kadar bireysel bir kullanissizliga mahkum 
kilar. Erkek de faturasini (bedelini) öder fakat onun çerçevesi daha genis oldugundan, 
evlilik onu kadin kadar sinirlamaz.

Böylece, Dante'nin cehennem hakkindaki deyisini evlilige uygulayabiliriz: "Oraya giren 
bütün umudu geride birakir..." -Emma Goldman

Evliligin kutsadigi her bir kavramin, her bir nesnenin ve eylemin görünür görünmez 
sinirlariyla kusatilir kadin, tam da Emma Goldman'in söyledigi gibi, kendini bütün 
umutlarini geride birakmis olarak bulur. Takilan yüzük, agizdan çikan "evet", degisen 
soyad, yeni bir anne baba, yeni bir aile... Tüm bu sembolik degisimler, aslinda büyük bir 
degisime, kadinin çevresiyle ve kendiyle kurdugu bütün iliskilerin degisimine isaret eder. 
Evliligin ortaya çikis sürecinden bu yana devletin evlilik ile kutsadigi ailede iktidari 
ve mülkü elinde bulunduran, kendinden sonrakilere bu mülkü miras birakan erkek oldugu gibi 
yukarida saydigimiz tüm "sembolik" degisimler de kadin ve erkek arasindaki iliskiyi 
mülkiyetçi kilar.

Dante'nin cehenneminden tek bir çikis vardir öyleyse: Umudu geri kazanmak. Kadinin erkege 
aidiyetini yaratan, güçlendiren tüm sembolleri reddetmek ve aidiyet iliskisini ortadan 
kaldirmak. Öyleyse kadinlarin evli oldugu erkegin soyadini reddedisi, hatta Italya'da 
oldugu gibi çocuklarin da dogumdan itibaren annenin soyadini alabiliyor olmasi sembolleri 
yikmanin bir yöntemi, bir parçasidir diyebilir miyiz? Soyadiyla yasanan degisim, 
yasadigimiz ataerkil sistemin de degisimini saglar mi?

Soyadi Degisirken Degismeyenler

Her bir sembol tasidigi anlami zihinlere islemek, anlami güçlendirmek üzerine yaratilir. 
Haliyle "soyadi"yla kadinin erkege aidiyetini zihinlere isleyen sembolik dil de tasidigi 
anlami kuvvetlendirir. Bu sembolün reddedilmesi kadin ile erkek arasindaki iliskiye dair 
algisal kirilmalar yaratir. Ancak bazen semboller ortadan kalkarken farkinda olmadan bir 
baska sembol, hem de bir öncekiyle ayni anlami üreten yeni semboller ortaya çikabilir. 
Dolayisiyla ortadan kaldirilmasi gereken sadece sembol degildir. Sembolün ürettigi anlamin 
da ortadan kalkmasi gerekir.

Soyadinin degisimi tartismalarina ve "kazanimlara" geri dönersek, soyadinin kadinlar 
lehine degisimi aslinda sembolün ürettigi anlami belli bir noktada ortadan kaldiramaz. 
Soyun dogrudan evlilik kurumuyla baglandigi bir esi reddederken içinde dogup büyüdügümüz 
aile kurumuna baglanmasi bunun bir "kazanim" olmasinin önünü keser. Erkek bir es ile 
kurulan mülkiyetçi iliski, erkek bir babayla kurulan mülkiyetçi iliskiyle kiyaslanamayacak 
ölçüde tehlikeli midir? Ya da evliligin ürettigi kimi semboller halihazirda aile 
kurumundan da izler tasimiyor mu? Aileden kastimizin ise yukarida bahsettigimiz gibi 
evdeki tüm bireyler üzerindeki iktidarini evlilikle mesru kilan bir erkek figürünü 
içerdigini hatirlamak gerek.

Soysuz Bir Hayat Sürmek

Tüm bu sorularin da ötesinde, dogumumuzla bizlere verilen kimlikte yazili bulunan tüm 
aidiyetleri, en basta da kimlikle baglandigimiz devlete aidiyetimizi sorun olarak görmemiz 
gerekmiyor mu? Bu aidiyetlerin, ilk toplumlardan bugüne erk iktidari ve erkek 
egemenligiyle iliskisi oldugu çok açik. Ancak mesele soy oldugunda, yalnizca ata üzerinden 
degil ana üzerinden de bu iliskinin kuruluyor olmasi, iktidarli iliskilerle ortaya çikmis 
sosyal ve ekonomik adaletsizliklerin bir parçasidir.

Bugün farkli cografyalarda çocuklarin annenin soyadini alabiliyor olmasinin bir kazanim 
olarak degerlendirilmesi, yine farkli cografyalarda kadin üzerinden soyun devam ediyor 
olusunu da kazanimlastirir. Ancak biz kadinlar özgürlügü kazanmak istiyorsak çabamiz 
yalnizca bizlere dayatilan sembolleri yikmak olmamali, sembollerin ürettigi anlamlari da 
yikmaliyiz. Bizim istedigimiz onun ya da bunun soyu arasinda bir tercih yapmak zorunda 
kalmak degil aslinda, ezenlerin ezilenleri asagilamak için kullandigi üzere: Soysuz olmak 
istiyoruz, soysuzlasmak!

Seyma Çopur

seyma at meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 48

https://meydan.org/gundem/2019/03/erkegin-soyu-kadinin-adi-seyma-copur/


A-infos-tr mesaj listesiyle ilgili daha fazla bilgi