(tr) DAF, Meydan #43 - Röportaj: Sofya'da Tutsaklar Örgütleniyo

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Sun Mar 18 09:57:36 CET 2018


Sofya hapishanesinde, geçtiğimiz aylarda yoğunlaşan, tutsaklara karşı uygulanan şiddet bu 
alanda mücadele eden tüm insan hakları örgütlerinin gündeminde. Hala sürmekte olan bu 
adaletsizlikler, kimi zaman doğrudan hapishane yönetimince kimi zaman yönetimin kolladığı 
çeteler eliyle gerçekleşiyor. ---- Gazetemizi hazırladığımız sırada, Sofya 
Hapishanesi'ndeki tutsakların başlattığı açlık eylemi, durumun ne noktaya ulaştığını 
görmek açısından önemli. Hapishanedeki süreci, yaşananları ve tutsakların buna karşı 
verdikleri örgütlü mücadeleyi anarşist tutsak Jock P. ile konuştuk. ---- Meydan Gazetesi: 
Devletin seni Sofya Hapishanesi'nde tutmasının nedeni nedir? Ne zamandan beri Sofya 
Hapishanesi'ndesin? ---- Jock P: Bir Neo-Nazi nefret suçunu engelledikten sonra 
tutuklandım. 15 Neo-Nazi bir Roman'ı döverken onları durdurdum ve kendimi korudum. Aslında 
bir insanı ve kendimi savunduğum için hapisteyim. Ocak 2018 itibariyle 10 yıldır 
hapishanedeyim ve yaklaşık 7 ya da 8 yılım kaldı.

Bulgaristan Tutsaklar Birliği (BPRA)'nin tutsakların yaşadıklarına ilişkin bildirisini 
okuduk. Yaşadığın şiddeti örneklerle yazar mısın? Ve bu şiddet süreci ve hapishane 
yönetimi arasındaki ilişki nedir?

Bulgaristan hapishanelerindeki kitlesel ve sistematik şiddet, hapishane müdürüne göre 
değişiyor. Ancak sorun şu ki, şimdiye kadar tek bir gardiyan veya hapishane müdürü, 
Bulgaristan hapishanelerinde tutsaklara işkence yapıldığı için görevden alınmadı veya 
mahkum edilmedi. Onlar dokunulmazlık altında işlerine devam ediyorlar. 2014'te Sofya 
Hapishane Müdürü Peter Krestev, Sofya Hapishanesi'ndeki bir sürü işkence vakası nedeniyle 
görevden alındı. 2 yıl sonra Nisan 2017'de devlet eski müdür Peter Krestev'i Sofya 
Hapishanesi'ne geri gönderdi ve kısa sürede hapishane eski haline döndü. Özellikle 
koruduğu eroin satıcısı çete, güçlerini kullanarak diğer tutsaklara kötü muamele yapılmaya 
başlandı. Müdür geri döndükten sadece 3 ay sonra hapishanenin spor salonunda, bu eroin 
çetesi boyun eğmeyi reddeden birine tecavüz etti. Tecavüzcülere hiçbir yaptırım 
uygulanmadı. Yani hapishane yönetiminin bize uyguladığı iki tür şiddet var, doğrudan 
gardiyanların şiddeti ve korudukları çetelerin şiddeti. Gardiyan Mitko Ivailov Spasov 
örneğinde olduğu gibi sadist bir zevk için ya da bilgi almak için tutsaklara işkenceler 
yapılıyor.

Hapishanedeki şiddet ile hapishane idaresi arasındaki bağlantı şöyle; özellikle Müdür 
Peter Krestev, hapishanelerinde kaos ve bir korku havası olmasını sever ve bunu sürdürmek 
için gardiyanları ve koruduğu mahkumları, genel hapishane nüfusuna karşı rastgele bile 
olsa şiddet uygulamaları yönünde cesaretlendirir. Hapishane yönetiminin yalnızca 
gardiyanların suçlarını örtbas ettiğini söylemek yeterli değildir, çünkü aktif olarak 
teşvik ederler. Bu sebeple de "İşkenceyi Önleme Komitesi" Sofya Hapishanesi'ni tutsaklara 
işkence yapmak için kullandıkları odalara kamera koymaya zorladı.

Tutsakların bu şiddete karşı tepkisi nedir?

BPRA'dan önce işkence gören tutsaklar tecritte ve yalnızdı. 10 vakanın 9'unda işkence 
gören tutsaklar tecrit ediliyordu çünkü hapishane, tutsağın şiddet uyguladığını iddia 
ediyor ve bu nedenle işkenceyi yasal güç kullanımı adıyla meşrulaştırmaya çalışıyordu. 
Tutsak tecrit edildiğinde, yardım alamaz, hatta yardım isteyemez haldeydi. BPRA ile 
birlikte şimdi, ne zaman bir tutsak işkence görse, bir avukatın işkence gören tutsakla 
görüşmesini ve ona basit bir soru sormasını örgütledik; "yardım istiyor musun?". Tutsaklar 
bazen çok korkuyor ve hukuki yardımı reddediyorlar, diğer durumlarda avukatın temsilini 
kabul ediyorlar. Aslında, işkence gördükten veya dövüldükten sonra avukat tutmak her zaman 
en iyisidir, çünkü hapishane yetkililerini korkutarak size daha fazla taciz etmelerinin 
önüne geçer. Bir avukat tarafından korunmayan tutsakların, başta aynı gardiyanlar 
tarafından tekrar taciz edilmesi muhtemeldir.

Fakat birçok tutsak şimdi dayanışmanın gücünü görüyor ve bir tutsak dövüldüğünde ya da 
işkence gördüğünde hemen BPRA'ya bilgi veriyor ve bir avukat o tutsağı gidip görüyor. 
Bunun önemini, BPRA sonrasında hapishanedeki zihniyet ve pratiklerde büyük bir değişim 
yaşandığını görerek anladık. Eskiden tutsakların yardım alabilecekleri hiç kimse yoktu ve 
tutukluların % 90'ı bireysel davranışlar gösteriyordu. Şimdi dayanışma ile şiddetten 
korunmak için birbirimize yardımcı olabileceğimizi gördük.

Bulgaristan Hapishaneleri Birliği/BPRA ne zaman kuruldu? Birliğin amacı nedir? Anladığımız 
kadarıyla anarşist bir oluşum değil mi?

Bulgaristan Hapishaneleri Birliği, 2012 yılında devlet kaydı ile yasal olarak kurulmuştur 
ve çok fazla anarşist özelliğe sahip olduğu halde "anarşist" değildir. BPRA'nın bir tüzüğü 
vardır ve tüzüğünün kapsamı "devlet tarafından alıkonulanların" haklarını korumaktır. Bu 
bakımdan bu ilgi alanının dışında politikalarımız veya etkinliklerimiz yok. Ayrıca 
tüzüğümüzde, bizim için önemli kurumlardan biri olan Avrupa Önerilen Hapishane 
Kuralları'nın Bulgaristan'da uygulanması destekleniyor. Yine de anarşist özelliklerimiz, 
sadece tutsakların ve eski tutsakların BPRA üyesi olabilmesi, bu yüzden kendimiz için 
mücadele eden tutsak işçiler olmamız ve tutsak olmayanlar tarafından yönlendirilmememiz 
veya yönetilmememizdir. Bu bağlamda BPRA bir sendikalizm biçimidir ve hatta birçok tutsak 
BPRA'ya "Sendika" diyor. BPRA'nın tüzüğünde yer alan resmi hedefleri olmasına rağmen, 
BPRA'nın kurucu üyelerin biri olarak tüzüğe katkıda bulunanlardan biri olarak BPRA'nın 
hedeflerine paralel, her zaman inandığım kişisel hedeflerim var. Örneğin, Bulgaristan'daki 
tutsaklar içinde bir sınıf bilinci yaratmak, ortaklığımızı oluşturmak ve onu tanınabilir 
bir kimlik haline getirmek. Sonuçta son derece etkili olsak da hala toplumsal bir hareket 
değiliz ve gücümüzün çoğu STK'lara verilen yasal haklardan kaynaklanıyor.

Karşılaştığınız şiddetle ilgili Bulgaristan'daki platformların veya örgütlerin tepkisi 
nedir? Herhangi bir protesto veya hukuki destek var mı?

Örgütler ya da "platform"lar hiçbir şekilde Bulgaristan hapishanelerindeki şiddete tepki 
göstermedi. Bulgaristan Helsinki Komitesi adı verilen ve çok aktif olan ve tutsaklara 
yasal destek sağlayan bir liberal STK var, ancak onlar aynı zamanda genel bir insan 
hakları örgütü ve tutuklu haklarına gerekli dikkati veremiyorlar. Daha fazla hapishaneye 
ulaşabilmek için genişlemeliyiz. Fakat tutsakların haklarını savunmak isteyen avukatlar 
bulmak zor, çünkü çoğunlukla iş hukuku veya eşya hukuku çalışmak istiyorlar. İşin gerçeği 
Bulgaristan'da çoğu insan, diğerleri için özellikle de hapishanedeki işçiler için bir şey 
yapmak istemiyor.

En azından 10 yıllık hapishane hayatımda, dışarıdaki insanların veya örgütlerin 
Bulgaristan hapishanelerindeki işkence ve insanlık dışı muameleye herhangi bir eylem 
yaptığını görmedim ve böyle bir eylemi hatırlayan kimse yok. Ama bunun bu yıl değişeceğini 
umuyoruz, çünkü BPRA dayanışma ve eylem çağrısında bulundu ve "Otonom Fabrika" isimli bir 
kolektif, Sofya Hapishanesi Müdürü'ne karşı eylemler örgütlüyor ve görevden alınma 
talebimizi destekliyor. Hepimiz bunun, dışarıdaki insanların hapishanede neler olduğunu 
önemsemesi konusunda bir başlangıç olacağını umuyoruz. Elbette Bulgaristan'daki gerçek 
anarşistlerin hepsinin işkenceye ve tutsakların insanlık dışı muamelesine karşı dayanışma 
çağrımıza katılacağını biliyorum. Ancak şu ana kadar, buradaki anarşist bireylerin de 
örgütlerin de dayanışma noktasında açık bir eksikliği var.

BPRA ile uluslararası dayanışma eylemleri var mı?

Uluslararası destek hep oldu ve çok destek aldık. Bu alanda mücadele eden örgütlerin 
desteği olmaksızın BPRA, kağıt üzerinde bir isim olmaktan öte bir şey olmazdı. Şimdiye 
kadar ulusal hapishane yönetimine karşı hukuk savaşlarımız için maddi destek bulma ve 
gönderme konusunda çok etkili oldular. Bulgaristan devleti, hapishane müdürlerinin 
suçlarını unutturup, son derece olumsuz insan hakları sicilini irdelemeden Avrupa Birliği 
ile bütünleşmesi mümkünmüş gibi davranıyor. Bulgaristan şu anda Avrupa Birliği'nde kişi 
başına düşen en büyük insan hakları ihlalcisi ve BPRA bu gerçeğe dikkat çekmek ve 
özellikle de insan hakları ihlallerinin belgelenip kanıtlandığı Sofya Hapishanesi'ne 
dikkat çekmek istiyor. İnsanlardan dünyanın dört bir yanındaki Bulgaristan 
Büyükelçilikleri'nde ve mümkünse Avrupa Komisyonu ve Avrupa Delegasyonu ofislerinde 
protesto yapmalarını istiyoruz. Bu protesto gösterileri sırasında insanlar, 
büyükelçilikler vasıtasıyla Adalet Bakanlığı'na resmi şikâyetler sunarak, Sofya Hapishane 
Müdürü Peter Krestev'in insan haklarının kitlesel ihlallerinden dolayı derhal görevden 
alınasını talep edebilir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Özellikle de son 2 yıldır Türkiye'deki hapishanelerin durumunun son derece kötüye 
gittiğini ve hatta Bulgaristan hapishanelerinden daha kötü durumda olduğunu biliyoruz. Bu 
bakımdan Türkiye'de hapishanede bulunan ya da onlara destek olan yoldaşların, Avrupa'daki 
en kötü hapishanelerde olduklarını söyleyebilirim. Türkiye'deki tutsak yoldaşlarımızdan 
daha iyi bir konuma sahip olduğumuzu biliyorum. Her ne kadar mücadelelerimiz farklı 
engellere sahip olsa da, (örneğin burada Bulgaristan tutsaklarının, geleneksel olarak 
halktan hiçbir desteği yok) kalbim oradaki hapishanelerde mücadele edenlerle birlikte. 
Bulgaristan devletine karşı düzenlenen uluslararası eylemlerin, son 2 yıldır şüphesiz açık 
ve resmi faşizm dönemine giren TC Devleti'ne karşı olacağından çok daha etkin olacağına 
inanıyorum. Türkiye'de tutsaklara yardım etmenin en iyi yolu devrimci hareketler 
aracılığıyla olacaktır.

Bulgaristan hapishanelerindeki tutsakların mücadelesini selamlıyoruz. Dayanışmayla.

Bu röportaj Meydan Gazetesi'nin 43. sayısında yayınlanmıştır.

http://meydangazetesi.org/gundem/2018/02/roportaj-sofyada-tutsaklar-orgutleniyor/


More information about the A-infos-tr mailing list