(tr) DAF, Meydan #43 - İktidar İçin Tehditse Yasaklanır - Didem Deniz Erbak,

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Sat Mar 10 07:40:47 CET 2018


Geçtiğimiz sayıda OHAL nedeniyle tiyatroda artan baskı, sansür ve yasaklamaları konu 
etmiştik. Tüm bunlara rağmen vazgeçmeyenlerin sahneleri terk etmediğinin altını çizmiş, 
"OHAL'de Tiyatroda Direniş Olur" demiştik. Fakat şu anda geldiğimiz noktada sadece 
oyunların değil; sahnelerin, mekanların, hatta ve hatta tiyatrocuların yasaklandığına 
tanık oluyoruz. ---- Rutkay Aziz ve Taner Barlas'ın oynadığı "Adalet Sizsiniz" Antep, Urfa 
ve Mardin genelinde tamamen yasaklanmıştı. Oyunda; M.Ö. 5. yüzyılda ölüme mahkum edilen 
Sokrates, dünyanın yuvarlak olduğunu söylediği için müebbet hapse mahkum edilen Galileo, 
anarşist mücadelenin bir parçası oldukları için 1927'de devletin adaletinin katlettiği iki 
İtalyan göçmen işçi olan Sacco ve Vanzetti'nin hikayeleri anlatılıyordu.

Genco Erkal'ın sahnelediği "Güneşin Sofrasında: Nazım ile Brecht" tamamen yasaklanmıştı. 
Oyunda; Nazım ve Brecht'in şiirlerinden hareketle savaş, sömürü, kapatılma, özlem, sürgün, 
barış arzusu, umut, sevda, adaletli bir dünya isteği dillendiriliyordu.

KHK'lar nedeniyle ihraç edilen öğretmen Duygu Şahlar tarafının sahnelenen "Bi'şey 
Anlatıcam. Eee? Kurtulduk mu?" oyunu birçok bölgede sahnelenmesine karşın Muğla'nın tüm 
ilçelerinde yasaklanmıştı. Oyun, bir farenin, yaşadıkları kölelik düzeninin farkında 
olmayan hamsterlara özgürlüğü tarif ettiği, hatta bizzat deneyimlettiği bir masalı 
anlatıyordu.

Ve Barış Atay tarafından oynanan "Sadece Diktatör". Oyun bir "diktatör" hikayesini 
anlatıyordu. Aslında her diktatörde benzer olan hikayeyi... İktidar basamaklarını tek tek 
çıkan bir diktatörün etrafındaki insanlarla olan ilişkisini, medyayla olan bağlantılarını, 
yapılan bir takım kasıtlı ekonomik düzenlemelerin bilinmezlerini paylaşıyordu. Zaman zaman 
sinirleniyor, zaman zaman da kendisini dinleyenlerle küçük diyaloglara giriyordu diktatör. 
Fakat hepsi cevabından emin olduğu, verilen cevaba göre nasıl konumlanacağını adı gibi 
bildiği konulardı. Her seferinde, bir savunma mekanizması gibi kullanmak üzere 
geliştirdiği üslubuyla karşılık veriyordu. Oyunda diktatörün kim olduğuna, olayın geçtiği 
yere ve tarihe dair hiçbir bilgi yoktu. Ve belki de meçhul olan bilgilerden en önemlisi 
diktatörün akıbetiydi. Ayaklanıp diktatörün yanına gelmek üzere yolda olan sinirli bir 
kalabalık ve bununla tek başına mücadele etmeye çalışacak bir diktatör. Hikaye oldukça 
tanıdık geliyordu. Oyun, "kamu düzen ve güvenliğini olumsuz etkileyeceği, emniyet ve kamu 
esenliğini tehlikeye düşürebileceği, toplumsal huzur ve güven ortamını bozabileceği" 
gerekçelendirmesiyle; Artvin, Kadıköy, Kocaeli, İzmir ve Ankara'da yasaklandı. Oyun 
Ankara'da süresiz yasaklanırken oyunun yanı sıra Barış Atay'ın panel, söyleşi, sinema, 
sinevizyon, sergi vb. bütün eylem ve etkinliklerine; kısacası "kendisine" yasak geldi. 
Ardından Barış Atay'ın twitter hesabı da kapatıldı. Yani devlet sadece oyunun değil, Barış 
Atay'ın üzerine de bir çizgi çekti.

Şöyle bilelim ki bir oyun yasaklanıyorsa iyidir. Temas ettiği, anlatmak istediği umut dolu 
veya iktidarların başına bela bir hikayedir. Anlatılanların, anlatanların unutulması, yok 
olması isteniyordur. Şimdi unutmamak adına 4 oyun ve 4 hikaye paylaştım sizlerle, 
paylaşmanın yasak olduğunu bile bile.

Didem Deniz Erbak

derbak at meydangazetesi.org

Bu yazı Meydan Gazetesi'nin 43. sayısında yayınlanmıştır.

http://meydangazetesi.org/gundem/2018/02/iktidar-icin-tehditse-yasaklanir-didem-deniz-erbak/


More information about the A-infos-tr mailing list