(tr) DAF, Meydan #43 - Ekonomik Krize Afrin Tamponu - İlyas Seyrek

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Wed Mar 7 07:33:07 CET 2018


3. çeyrekte "%11 büyüme"nin gerçekleştiği 2017 yılının ardından Afrin saldırısı, erken 
seçim iddiaları, zamlar, düşürülemeyen işsizlik ve enflasyon gibi olay ve olgular 2018 
yılında TC ekonomisi için ne anlama geliyor? ---- Ekonomik verilere biraz baksak 
yukarıdaki sorulara ve arttırabileceğimiz benzeri sorulara ilişkin birkaç öngörüde 
bulunabiliriz. ---- "2017'de Ekonomi Büyüdü!" ---- Ekonominin gidişatına yönelik önemli 
göstergelerden biri kuşkusuz GSYİH (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla)'nin artışı, yani büyüme 
oranıdır. ---- 2017 yılının 3. çeyreği ile ilgili olarak TÜİK tarafından açıklanan %11'lik 
büyüme, TC'nin ekonomi gündeminde ilk sırayı aldı. Bu oran iktidar partisine bir 
propaganda aracı sağlamasının yanında, başka tartışmalar da yarattı. Geçtiğimiz günlerde 
de (İstanbul Sanayi Odası verilerine göre) imalat sektöründe ve (Türkiye İhracatçılar 
Meclisi'nin açıkladığı verilere göre) Ocak ayının ihracat rakamlarında artış gözlendiği 
haberleri yayınlandı.

Fakat AKP'lilerin abartarak kutladıkları bu "balon büyüme oranları"nın gerçekliğine de 
bakmak gereklidir. Çünkü bu oranın konuşulduğu dönemden bugüne açıklanan başka ekonomik 
veriler, büyümenin dengesizliğini ortaya koyuyor. İktidar tarafından her zeminde gündem 
edilen bu "büyüme", pek çok siyasi ve ekonomik gerçeğin üzerini de örtüyor.

Yayılan "ekonominin iyiye gidiyor olduğu" yalanının siyasi bir motivasyondan daha fazla 
anlamının olup olmadığı da tartışılanlar arasında. İktidar partisinin aldığı oy 
oranlarının ekonomik büyümeyle paralel bir şekilde arttığını öne süren düşüncelere göre 
AKP, ekonominin tekrar büyüyeceği düşüncesi ve Afrin saldırısıyla arkasına aldığı 
milliyetçi dalgayla birlikte seçimleri erkene çekmek isteyebilir.

İhtimal dışı gözükmeyen erken seçimin nedeni olarak görülen "ekonominin büyüdüğü" 
söyleminin doğruluğunu, diğer ekonomik verilerle birlikte değerlendirmek gerekir.

Ekonomik Kriz Göstergeleri

"Avrasya Tüneli Geçiş Ücretlerinde Güncelleme" ve bunun benzeri başlıklarla ATV, Akit gibi 
iktidar yanlısı medyaya ait haberlerde sıkça karşılaşır olduk. Büyüme haberleri 
verildikten sonra ekonomiye dair olumsuzlama yapılamayacağı için zam haberlerini 
"güncelleme" diye sunmak, iktidar yanlısı medyayı komik duruma düşürdüğü gibi ekonomik 
duruma dair bir veri de sağladı.

Pek çok ürüne zam geldi, TL dolar ve avro karşısında belini doğrultamadı, cari açık 
büyüdü. Enflasyon ve işsizlik hala yüksek bir seyir izlerken %7,5 kredi kartı batığı ve 
1,5 milyon davalı insanın bulunduğu bu dönem, ekonomik açıdan olsa olsa krediye dayalı 
balon bir büyüme dönemi olarak adlandırılabilir.

Ayrıca yaratacağı ekonomik sonuçlar sebebiyle değerlendirmemiz gereken bir Rıza 
Sarraf-Hakan Atilla davası da bulunuyor. Şimdilik gündemden düşse de davada Halkbank'ın 
eski genel müdür yardımcısı Hakan Atilla'ya verilecek cezanın belirlenmesiyle birlikte 
Halkbank'a para cezasının gelmesi ve sonrasında TC'deki bankaların kredi piyasasına 
erişimini zorlaştıracak önlemlerin alınması gündemde. Bu gerçekleşirse TC'nin her ay 16-18 
milyar dolar borçlanmak zorunda kalabileceği tartışılıyor. Tüm bu olanların enflasyona ve 
resesyona neden olabileceği ve böylece yine bu ekonomik çöküşten en çok etkilenecek 
kesimin ezilenler olacağı çok açık.

Afrin Saldırısı ve Kriz

Tüm bu ekonomik olumsuzluklar ve risklerle birlikte düşünüldüğünde, TC ekonomisi balon 
büyüme rakamlarına rağmen kırılganlığını koruyor. Suriye Savaşı'nın bir enerji paylaşımı 
savaşı olduğu gerçeğini de göz önünde bulundurursak TC, Suriye devleti topraklarını ve 
özelde Afrin'i bir enerji hattı olduğu için önemsiyor.

Hiç kuşkusuz, enerji hattından pay alabilme ihtimali TC'nin bu saldırıdan başarılı 
çıkmasıyla alakalı. Bu saldırıdan başarısız çıkarsa ya da uzun bir müddet bu saldırıyı 
devam ettirmek zorunda kalırsa piyasalar ve halk buna nasıl karşılık verir tartışmak, 
görmek gerek. Oluşturulan milliyetçi dalga ile desteğini kazandığı kesimlerin, saldırının 
uzamasıyla birlikte yüklendiği ekonomik zorlukların etkisiyle bu desteği geri çekme 
ihtimali de mevcut. Piyasaların bu riski ne kadar kaldırabileceği bilinmez ama TC bu 
saldırıyı ekonomik krize karşı bir tampon, ekonomik çöküşten kurtulma manevrası olarak 
görüyor.

İlyas Seyrek

ilyas at meydangazetesi.org

Bu yazı Meydan Gazetesi'nin 43. sayısında yayınlanmıştır.

http://meydangazetesi.org/gundem/2018/02/ekonomik-krize-afrin-tamponu-ilyas-seyrek


More information about the A-infos-tr mailing list