(tr) yeryuzu postasi: Nasyonal Anarşizm? - Alexander Schapiro

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Fri Aug 31 08:22:47 CEST 2018


İspanya iç savaşı ile, önde gelen anarşist aktivistler arasında ve hareketin yazılı 
basınında ifade edilen nasyonalist fikirlerde, iç savaşın Cumhuriyetle savaşan Faslı, 
Alman ve İtalyan birlikleri karşısında nasyonal kurtuluşun bir parçası olarak yeniden 
biçimlendirilmesine tekabül eden belirgin bir artış oldu. CNT'nin Kasım 1936'da 
Cumhuriyetçi hükümete girmesinden önce, Katalan şubesinin günlük gazetesi Solidaridad 
Obrera (Soli)'nın yazı kurulu işten çıkartıldı. İşten çıkarılan gazetecilerin yerine 
geçenler arasında, daha önce ikinci Cumhuriyet sırasında seçim için aday olduktan sonra 
CNT'den atılmış, İspanyol anarşizminin ‘ırksal' anlayışının bir savunucusu olan Salvador 
Cánovas Cervantes vardı.

Aşağıda, Fransa'da sürgün emektar bir anarko-sendikalist olan Alexander Schapiro'nun 1937 
tarihli bir makalesi var. Schapiro, CNT'nin iç savaş sırasındaki politikalarını, örgütün 
ileri gelenlerini rezil ederek git gide daha fazla eleştiriyordu. CNT'nin eski Ulusal 
Sekreteri Horacio Martínez Prieto, biyografisinde onu, o günlerin "en büyük CNT düşmanı" 
olarak nitelendirmişti. Bu makale, 26 Mayıs'ta Solidaridad Obrera'da yayımlanmış, 
İspanya'daki Sovyet müdahalesine açık bir saldırı olarak korkunç biçimde nasyonalist bir 
retoriğe izin veren bir başyazıya yanıt niteliğindedir. Schapiro'nun karşı saldırısı 
orijinal dilinde Fransızca olarak CGT-SR'nin yayın organı olan Le Combat Syndicaliste'de 
yayımlandı ve yılın sonuna doğru, CNT'nin Nasyonal Komitesi tarafından derlenen, 
İspanyol-olmayan anarşistlerin can sıkıcı makalelerine dahil edilmek üzere İspanyolcaya 
çevrildi.

Nasyonal Anarşizm?
Nasyonal-sosyalizm hakkında her şeyi biliyoruz. Ne yazık ki, çok uzun süre yaşadık. 
Fransa'da, son zamanlarda kendini nasyonal-komünist olarak adlandıran bir protofaşist 
hareket ortaya çıktı. Bir tireyle birleşmiş, birbirini dışlayan kavramlar olan bu 
çelişkili ifadeler, son yıllarda her zamankinden daha fazla görünür olmuştur ve "nasyonal" 
karakteriyle böbürlenen diğer her şey gibi bu da bizde bir mide bulantısına neden 
olmaktadır. Şimdi ufukta, Pirenelerin öbür tarafında, nasyonal-anarşizmden daha iyi bir 
isim düşünemediğimiz yeni bir ideoloji var.

Bir kez daha, Katalonya'daki CNT'nin ve nasyonal örgütünün sözcülerinin yayın organı 
olmaya devam eden Solidaridad Obrera'ya atıfta bulunuyoruz. 26 Mayıs'ta yayımlanan ve 
artık hiç de şaşırtıcı gelmeyen ‘Devrimimiz İspanyol olmalı' başlıklı bir başyazı, 
kendimizi gülünç göstermeden bunu anarşist olarak nitelendiremeyeceğimiz ama yine de CNT 
tarafından ileri sürülen anarşizm ve Solidaridad Obrera'nın başyazarının her bir 
gözeneğinden sızan nasyonal şovenizm arasında bir bağlantı kurmaya çalışan bu yeni 
eğilimin bir örneğini sunuyor. Bu entelektüel salto lehine olan argümanlar kayda geçilmeyi 
hak ediyor ve biz de bu amaçla aşağıdaki pasajı sunuyoruz:

"CNT ve FAI, özbeöz İspanyol ve özbeöz İberyalı olan sağlam ve güçlü bir devrimci hareket 
oluşturmaktadır. Biraz olsun nasyonal olmaksızın özbeöz İspanyol ve İberyalı... Hain 
generallerin iktidarsızlığı, İtalya ve Almanya'nın doğrudan müdahalesine yol açmıştır ve 
isyancıların sebep olduğu İspanya'nın yabancılaşması bütün İspanyol topraklarını 
kuşatmakla tehdit etmektedir.

CNT ve FAI, mutlak homojenlikle ilerleyen ve savaş alanındaki tüm cephelerde işgalcilere 
karşı mücadele eden yüz binlerce insanın ve geri planda mücadele gayreti içinde 
çalışanların sağlam bir kısmını saflarına dahil eden kitlesel bir devrimci hareket 
oluşturur. Bu tehlike karşısında, şu ifadelerle özetlenebilecek konumunu ilan etmektedir: 
İspanyollar için İspanya!

Eğer ülkemizde, asli vazifesi İspanyol proletaryası olmayan yabancı kökenliler (!) varsa 
ve İberyalı karakteri ve ruhunun (!) eksikliğinden dolayı bu tür politikalarla uyum içinde 
olan Cumhuriyetçi fraksiyonlar varsa, bunların bizim konumumuzla karşı karşıya gelmeleri 
gerekir. Özbeöz İspanyol, özbeöz İberyalı ve özbeöz yarımadalı bir konum (!)...

Eğer gelecekte İspanya'nın politik ve coğrafi bir öge ve Avrupa'da barışa (!) ve 
ilerlemeye katkıda bulunan bir ulus olması isteniyorsa, uygulanabilir tek çözüm bu 
hareketin ateşli arzularını uygulamaya geçirmesine ve hepimizin savaşımını ilan ettiği 
devrimin son derece nasyonal bir karaktere sahip olabileceği bir şekilde yürümesine izin 
vermektir. Diğer şeyler, utanç dolu geçmişinin enkazından yükselen genç bir ulusun, kendi 
ırkının müstesna dehasının (!) ve medeniyetinin, insanlığın sürekli ilerlemesine katkıda 
bulunuşunu sahte bir örtüyle saklamak anlamına gelecektir.

Her devrim, onu gerçekleştiren halkların ismini taşır. Bizimkisi İspanyol olarak 
adlandırılacak ve dünyanın her yerinde öyle anılacaktır...

Unutmamak gerekir ki bu, yaşam ve faaliyetle dolup taşan nasyonal bir devrimci hareket 
düşüncesidir."

İlk olarak, devrimci nasyonalizm üzerine olan bu methiyeyi okumanın, sosyalist temelli 
Hitlerci nasyonalizm blöfünün hüzünlü anılarını - halkı kendisine çekmeye çalışan 
sosyalist yönünü, enternasyonalizme karşı kendilerini ülkenin kurtarıcıları olarak sunan 
nasyonalist yönünü - hatırlattığını söyleyelim. Esasen ‘enternasyonalist' olan Rus 
devriminin ilk evresinin aksine, ‘anavatanı' her şeyin üzerine koyan Stalinist 
nasyonalizmi hatırlatıyor. Yine de, ardında neyin saklandığını görmek için "Soli"nin 
nasyonalist perdesinin arkasına bakmaya çalışacağız.

Bu, en başta, Portekiz'i etkileyen ve bulaşıcı virüsünü Fransa, Almanya, İtalya ve hatta 
kim bilir Rusya'ya da yayarak İspanya'nın sınırlarının ötesine geçecek bir devrimin ilk 
eylemi olduğuna inandıkları filizlenen İspanyol devrimini desteklemek için neredeyse her 
ülkeden gelen anarşistlere ve sendikalistlere karşı zar zor maskelenmiş bir saldırıdır! 
Bugün, birçoğunun "İspanyol" savaş alanlarında ölmesi ya da "İspanyol" sokaklarında cephe 
gerisinde öldürülmesinden sonra Soli'nin editörü, konforlu küçük Olympus'unun zirvesinden 
kendisine onları aşağıdaki küçümseyici ifadelerle karşılama imkanı tanıyor:

"Bunu bir görev olarak görenlerin, bize vermek istedikleri az çok (!) çıkarsız ve cömert 
desteği vermelerine müsaade edin..."

İspanya'ya gidenler, bunu 19 Temmuz'da başlayan devrimin sınırlarının ötesine yayılması ve 
tüm dünyayı ülke ülke kaplaması adına size yardım etmek için yaptılar. Onlar için bu, ırk 
ya da medeniyet meselesi değildi, bu mantıkla, özellikle İspanyol ırkının devrimci olduğu 
ve Franco ve Mola'nın (Ruhu şad olsun), tıpkı ırk olarak daha az İspanyol olmayan tüm 
Falanjistler, Carlistler ve monarşistler gibi kılık değiştirerek devrimci oldukları 
sonucuna varmak zorunda kalırdık. O zaman İtalyan ırkının faşist olduğunu ve Slavların 
Bolşevik suikastçilerinin ırkı olduğunu mu düşüneceğiz?

Irkçılık, faşizmin en aşağılayıcı yönüdür; bu, CNT'nin yeni iç politikasının temeli haline 
gelmiş olabilir mi? Biri şu soruyu sormak zorundaydı: eğer şu anki mücadelede mevzubahis 
İspanyol ırkıysa, İspanyol ırkından olmalarına rağmen[Juan]Negrins 
ve[Indalecio]Prietos'lara karşı savaşmaktan ziyade, zafer kazanmış devrim, başta Franco, 
Largo Caballero, Companys gibi ırk olarak İspanyol (ya da Katalan) tipleri ortadan 
kaldırabilsin ve müttefiklerini hangi ırktan olursa olsun ortadan kaldırmaya devam 
edebilsin diye onlara katılmak daha iyi olmaz mıydı?

Neden gayretinde olduğunuz şeyin kendinizi Barselona ve Valensiya'da gerçekleşen Komünist 
ve Muskovit entrikalarından kurtarmak olduğunu açıkça ve basitçe söylemiyorsunuz? CNT'li 
yoldaşlar, bu, saldırılarınızı yönlendirdiğiniz Slav ırkına mı karşı, yoksa bugün 
Stalin'in yönetiminde olduğu gibi yarın Largo Caballero'nun ya da İspanyol Komünist 
Partisi'nin herhangi bir liderinin yönetiminde bir felaket olabilecek otoriter komünizme 
mi? Çünkü, sosyal-demokrasi (Bolşevik veya Menşevik) Rusya'nın bir özelliğiymiş gibi 
yabancıl bir yönelimden söz etmek, Pablo Iglesias'ın var olduğunu inkâr etmek olurdu. Peki 
ya anarşizm? Bu, diğerlerinin yanı sıra Bakunin'in İspanyol olmadığını akılda tutarak da 
tamamen "yabancıl"dır.

İspanya'daki yoldaşlarımızın, 1931'de Madrid'de, anarko-sendikalizmin Almanya'daki 
FAUD'dan anarko-sendikalist yoldaşlarımızın yönlendirmesiyle, ‘bir bira fıçısında' 
İspanya'ya nasıl getirildiğine -quelle horreur! (ne korku ama)- dair söylediklerini 
hatırlıyoruz. Yine de bu yabancı kökenliler, İspanya'daki CNT'ye anarko-sendikalist 
nitelendirmesini gururla taşımaları için bir engel teşkil etmediler.

Irkçılığı övmek ve ‘yabancıllığı' kötülemek, kısaca söylemek gerekirse, devrim karşıtı bir 
ruh halini işaret eden iki eş zamanlı ve birbirini tamamlayan olaydır, fakat ‘Soli'nin 
asıl kaybettiği yer, "İspanya'nın Avrupa barışına ve Avrupa'nın ilerlemesine katkıda 
bulunması gerektiği" yönündeki beyanıdır. Biz bu ifadeyi, Komünist, Sosyalist, 
cumhuriyetçi ya da Crosses of Fire'dan olsun Fransa'daki politikacılar tarafından, 
Fransa'nın (tabii ki de Fransızlar için olmak zorunda), Avrupa'nın barışı ve ilerlemesi 
için çalışması gerektiği sık sık tekrarlandığı için iyi biliriz.

Fakat, anarşist yoldaşlar ve "Soli" ile CNT'nin anarko-sendikalistleri, ne tür bir 
barıştan ve hangi Avrupa'dan bahsediyorsunuz? Elbette ki şu an var olandan değil, tıpkı 
elbette demokratik İspanya Cumhuriyeti'ni aklınıza getirmediğiniz gibi?! Öyleyse bunun 
yerine, kapitalizmden kurtarılmış bir Avrupa'da ne sömüren ne de sömürülen sınıflardan 
haberi olan "sosyal barış"tan mı bahsediyorsunuz? Eğer öyleyse, devrimin öncelikle onun 
özgürlükçü görevini yerine getirmesi gerektiğini de hatırlamak zorundasınız! Böylece, 
herhangi bir ırk, din ya da sınıf sorunu üzerine yükselen İspanyol devrimi, (İspanyol 
halkı başlattığı için böyle denir) her yerde, ırkçı, dini, ekonomik ve politik baskıya 
karşı bir devrimin işareti olacaktır. İspanyol devrimi, 1789 Fransız Devrimi ve 1917 Rus 
Devrimi gibi enternasyonal bir devrim olacaktır.

Bununla birlikte, İspanyol yoldaşlarımız tarafından benimsenen tutum, burada tartışılan 
‘Soli'deki başyazıya yansıdığı üzere, toplumsal devrimin şekilsel siyasi bir gösterişten 
başka bir şey olamayan ve sadece lafta devrimci olan nasyonal bir devrim lehine 
tasfiyesini göstermektedir.

Yüzyıllarca süren metodolojik ve sistematik zehirlenmeden kendisini kurtaramayan herkeste 
ve her harekette gizlenen şovenizme karşı tetikte olun. Sizi bekleyen tehlikeli kavşaklara 
ve uçurum kenarlarına dikkat edin, çünkü seçtiğiniz yol, geçmişten alınan derslere rağmen 
ve bahsetmeye devam ettiğiniz doktrine rağmen, dönüşü olmayacak bir uçuruma giden virajlar 
ve dönüşlerle doludur.

El frenini çekip, CNT'nin asla terk etmemiş olması gereken mükemmel yola ani bir dönüşü 
göze almak daha iyidir.

CNT sözcüsü görevine layık değildir, sesi, kulak tıkacı gerektiren çığlıkvari bir 
falsetodur. Vakit plağı değiştirme vaktidir, hızlıca.

Tarih başlığındaki diğer yazılar
Dosyalar

http://www.yeryuzupostasi.org/2018/08/11/nasyonal-anarsizm-alexander-schapiro/


More information about the A-infos-tr mailing list