(tr) DAF, Meydan #39 - Suruç'u Unutmayacagiz, Katilleri Affetmeyecegiz - Caner Delisu

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Wed Aug 30 09:01:49 CEST 2017


Her eylemde omuz omuza oldugumuz, ayni sloganlari ayni kararlilik ve cesaretle attigimiz, 
ayni ekmegi, yer yatagini paylastigimiz yoldaslarimizi patlattiklari bombayla aldilar 
aramizdan. Onlar Yunanistan'da polis tarafindan açilan ates sonucu kalbinden vurulan 16 
yasindaki anarsist Alexis'in tisörtüyle katledilen Vatan, "Militarizm bizi yok etmeden, 
biz militarizmi yok edelim" diyen Alper, Amed' de Kara-Kizil bayragiyla Evrim, Kadiköy 
barikatlarinda Medali, Gezi'de Vendetta maskesiyle Serhat'ti. ---- Onlar, "düstü düsecek" 
denilen, ISID'in talan ettigi fakat Rojava halklarinin dayanismasi ve direnisiyle bir 
"yasam"in kazanildigi Kobane'nin yeniden insasi için, çocuklar için zar zor aldiklari, 
kapi kapi dolasip topladiklari oyuncak ve kitaplarla yola çiktilar. Kobane için, umudun ve 
mücadelenin büyüyüp sinirlari asmasi için kurulan dayanisma köprüsünden korkanlar ve bu 
dayanismaya tahammül edemeyenler ise 20 Temmuz 2015'te Suruç (Pirsus)'ta patlattilar 
bombayi sinsice, korkakça. 33 devrimciyi katletti bu bomba; Polen'i, Murat'i, Ece'yi, 
Ezgi'yi... Fakat devrimle çarpan yüreklerin, ölümle susmayacagini bilmiyorlardi. Sandilar 
ki, yüregimizde tasidigimiz yeni bir dünyaya olan umut yok olacakti.

Yürekleri susturmak, umudu yok etmek amaciyla yapilan bu saldiriyi planlayip bombayi 
patlatan sahsin emniyette bulunan "terör nitelikli kayip" kaydi ve katliama iliskin olarak 
geçtigimiz ocak ayinda dönemin Suruç Emniyet Müdürü'ne "görevini ihmal" gerekçesiyle 
verilen 7.500 TL'lik ödül gibi ceza ve hatta bu cezanin taksitlendirilmesi devletin bu 
katliamin faili oldugunun kanitlariydi aslinda.

4 Mayis 2017'de Urfa'da görülmeye baslanan Suruç Katliami davasinin ilk durusmasi saniksiz 
olarak 21 aylik gizlilik kararindan sonra basladi. Adaletsizlikler üzerinden var olan 
devletin Suruç'a olan kini bu patlamayla bitmedi. Devletin kinini geçen süre içerisinde 
Suruç yaralilarinin farkli farkli bahanelerle gözaltina alinip tutuklanmasinda, durusma 
günü yaralilara ve ailelere yönelik yapilan düsmanca tutumlarda gördük.

Suruç katliaminin ardindan yoldaslarimizin özgür yasama inançlari, umutlari, mücadeleleri 
unutulmadi, anildi; onlarca eylem ve etkinlik gerçeklestirildi. Gençlik örgütlerinin 
düzenledigi eylemlerle yitirdiklerimizi, yoldaslarimizi andik sokaklarda, unutmadik 
onlari. Katledenleri ve katilleri kollayanlari ise affetmeyecegimizi haykirdik gür 
seslerimizle. Ayni zamanda katledilenlerin aileleri, katliamin oldugu gün olan her ayin 
20'sinde Kadiköy Halitaga'da oturma eylemleri yapti. 10 Ekim Aileleri'yle, Gezi 
Anneleri'yle, Cumartesi Anneleri'yle tek yürek olup acilarini paylastilar, vazgeçmediler. 
Meydanlarda yillarca direnen, 6 ay önce de yitirdigimiz "çocuklarimin kemiklerini bulsam 
gömmeyip sirtimda tasiyacagim" diyen Cumartesi Annesi Fatma Morsümbül'ün kararliligi vardi 
onlarda da.

Suruç Katliami devletin halklara karsi topyekun savasinin bir baslangiciydi. Devlet bu 
tarihten sonra gerek dogrudan gerekse tirlarla silah gönderip egittigi çeteciler eliyle 
patlattigi bombalarla aldi içimizden yüzlerce insani Ankara'da, Antep'te, Istanbul'da... 
Yine bu katliamin ardindan artan baski ve zulüm uygulamalari Kürdistan'da sehir 
savaslarina ve halkin direnisine yönelik katliamlara ve infazlara dönüstü.

Antep, Sur, Silopi, Cizre ve 10 Ekim Ankara Katliamlari bizlere gösterdi ki korkuyorlardi. 
Ama bu basit bir korku degildi. Devlet, halklarin öz-örgütlülügünden, direnisinden, 
dayanismasindan korkuyor, katliamlarin da unutulacagini saniyordu.

20 Temmuz yoldaslarimizin bizden koparildigi bir gün olarak kaldi. Suruç Katliami ile o 
gün Kobane'ye oyuncaklar ulasamasa da, Kobane'li çocuklarin Suruç'ta yasamini yitirenleri 
anmasi ve onlar için fidanlar dikmesi yasamini yitirenlerin hayallerinin Kobane'ye 
aktiginin ve Kobane için tasidigi anlamin bir göstergesi oldu.

Devlet-ISID is birligiyle patlatilan bombanin üzerinden 24 ay geçti, fakat 
yitirdiklerimizin acisi ve katillerine duydugumuz öfke ilk günkü kadar taze. Geçen zamana 
ve baska baska katliamlara ragmen inancimiz ve kavgamiz büyüyor. Katledilenlerin 
düslerindeki özgür dünyayi yaratana kadar da bu kavgadan vazgeçmeyecegiz!

Caner Delisu

caner at meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 39. sayisinda yayinlanmistir.

http://meydangazetesi.org/gundem/2017/07/surucu-unutmayacagiz-katilleri-affetmeyecegiz-caner-delisu/


More information about the A-infos-tr mailing list