(tr) DAF, Meydan #31 - Devlet Tehcire Hazırlanıyor – Halil Çelik

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Fri Feb 19 08:13:01 CET 2016


Bir gariptir devletlerin hikayeleri. Aynı iktidar temellerinden oluşmuş aynı yöntemlerle 
kabul ettirirmeye çalışırlar iktidarlarını. ---- Mesela işgal ederler halkların yaşam 
alanlarını. Çerokiler, Çikasovlar, Çoktavlar, Krikler ve Seminoleler gibi kabilelerin 
yaşam alanlarını gasp ederek bu yaşam alanı üzerine kurulan ABD gibi veya Keltlilerin 
yaşam alanlarından biri olan İrlanda’yı işgal eden Roma İmparatorluğu ve İngiltere 
devletleri gibi. ---- Katliamlar yaparlar mesela. 1794’te Varşova’da 20.000 Polonyalı’yı 
katleden Rus devleti gibi; 1838’de 300 Aborjin yerlisini katleden Avustralya devleti gibi; 
Aralık 1937’de 26.000 Nanking’liyi katleden Japonya devleti gibi. ---- Soykırım vardır 
devletlerin yöntemlerinde. 1920-30 yılları arasında Nordik ırkının arılığını korumak gibi 
bir safsata yüzünden Tater(Göçer) kadınlarını zorla kısırlaştırmış, insülin ve elektroşok 
yöntemleri ile soykırım yapmıştır Norveç devleti. Almanya devleti Büyük Alman 
İmparatorluğu’nu kurmak ve mükemmel Alman ırkını yaratmak safsatalarına sığınmış ve farklı 
etnik kökenden 21 milyon insanı topluca kurşuna dizmiş, toplama kamplarında, fırınlarda 
yakmış, gaz odalarında zehirlemiştir.

Bizim coğrafyamızda kurulan devletlerin de tarihinde vardır işgal, katliam, soykırım. Ama 
buralarda bir başkadır adı sanı her şeyin. Üçünü de içinde barındıran bir yöntem vardır 
mesela: TEHCİR. Tehcir, Osmanlı’dan bu yana Anadolu, Mezopotamya ve Ortadoğu’da uygulanır. 
Hicret’ten gelir tehcir. Hani şu Müslümanların İslam yok olmasın diye Kureyş kabilesinin 
zulmüne karşı Mekke’den Medine’ye kısa süreliğine göç ettikleri hicret.

Osmanlı İmparatorluğu devleti, tehciri kutsal kitaba dayandırır, Hicret’i anlatan Haşr 
süresine. İroni midir intikam mıdır bilinmez ama bu kutsal kitaba dayanarak hakimiyeti 
altındaki coğrafyalarda halklara dayatmıştır tehciri. Türk alevisi Dedeşeli Oymağı’ndan 
tutalım da Ermenilere kadar uygulanmıştır. Sırf güçlerini göstermek için Karamanoğulları 
Türklerini Sudan’a Mısır’a ve İran’a diyerek tehcir etmiştir Osmanlı. Bu tehciler ile 
halkların yaşam alanları, devletin hakimiyet alanı olmuş; tehcire maruz kalan insanların 
büyük bir kısmı ya yol ve hava şartları ya da tehciri uygulayan devlet görevlilerinin 
yanlış uygulamaları gibi bahanelere sığınılarak katledilmiştir. Tehcire rağmen yaşamayı 
sürdürebilenler ise farklı bir etnik köken, farklı bir din, farklı bir mezhep tarafından 
en iyi ihtimalle asimilasyona uğratılmış; soykırıma maruz kalmıştır.

Kuruluşundan bugüne Türkiye Cumhuriyeti devleti ise coğrafyamızda yaşanan tehcirleri asla 
kabul etmemiştir. Hatta tehciri kelime olarak dahi kullanmamış, kullandırtmamıştır. Yeri 
geldiğinde zorunlu göç, yeri geldiğinde etnik temizlik, yeri geldiğinde Türkleştirme. 
Evet, TC devletinin tehcir uygulamaları vardır ve coğrafyamızda yaşayan Lazlar, 
Çerkesler,Ermeniler defalarca tehcire maruz kalmıştır.Kürtler ise bugün hala daha tehciri 
en yalın haliyle yaşıyor.

Bugün Kürdistan coğrafyasının kuzeyinde, il il, ilçe ilçe, mahalle mahalle bir savaş 
yürütülüyor. Bu savaş, anlatılan tarihin savaşları gibi, devletler arası bir savaş değil; 
TC devleti ile Kürt halkı arasında bir savaştır. Devletin, on yıllarca savaşarak 
bitiremediği Kürtlerin, bir kez daha savaşarak ezilmek istendiği bir savaş. Bu savaşta her 
türlü yolu denemeye başlayan TC devleti, son olarak bir tehcir hazırlığı içerisine girmiş 
bulunuyor. Amed’den Cizir’e evlerini bombalayararak talan ettiği, cenazelerini günlerce 
sokaklarda bekleterek öfke kustuğu Kürt halkını şimdi de kendi coğrafyasından göç 
ettirmeyi planlıyor. Amed Sur halkı için “Nitelikli Kentsel Dönüşüm”, “ Terör Master 
Planı” adını verdikleri projeleri ile daha önce 90’lı yılların köy yakmalarında kullandığı 
yöntemleri ve daha fazlasını kullanıyor.

Ancak artık ne 90’lı yıllardayız ne de tehcir ile korkuttukları halklara “Sizi Rakka’ya 
süreriz” diyen Osmanlı İmparatorluğu’nda. Bugün kendini Osmanlı’nın torunu ilan edenler 
meraklanmasın, Kürt halkı yürüyor..yürüyor. Bir iki güne kadar Rakka’ya, ordan doğrudan 
Ankara’ya!

Halil Çelik
hcelik at meydangazetesi.org

Bu Yazı Meydan Gazetesi’nin 31. sayısında yayımlanmıştır.

http://meydangazetesi.org/gundem/2016/02/devlet-tehcire-hazirlaniyor/


More information about the A-infos-tr mailing list