(tr) İSTANBUL ANARŞİ İNİSİYATİFİ: BOSTANCI CADDESİ NO:23, ŞIRNAK-CİZRE by Karakök

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Sun Feb 7 09:55:13 CET 2016


Cizre’de, Bostancı Caddesi’ndeki numara 23’le aramızda mesafenin hiçbir önemi mevzu bahis 
değil. Arası yok; tıpkı sessiz kalmak gibi kapının eşiğinde durmak da yönünü belli 
etmektir, kapın dışına yakın olmaktır. Taraf olma zorunluluğu var. Birilerimiz içeride; 
hasım dışarıda. Günler geçti, aylar da geçse de; çünkü yıllar geçti alışkanlıklar devam 
etmekte; biri ne kadar zulüm uygularsa, halk direnişini daha da büyütmekte. Yine resmi 
tarih düşmanın tanıklığını yapar, adını anmasa da kıstırmaya çalıştıkları üzerinde 
‘yükselişini’ anlatır. Halkların tarihi ise direnişin ve mücadelenin tarihiyle doludur ve 
tabi ki işgalcilerin ellerinin nasıl boş döndüğünü anlatmaktadır. İşte, halkların 
tarihinde yeni bir direniş tarihinin sancılarını görüyoruz. Karşıda ise kendi tarihinde 
bir tutulma yaşayan aynı biçimde, aynı hal tavır ve simsarlıkta debelenerek yolunu bulmaya 
çalışan muktedir. Şiddetinin haddi hesabı yok. Sima değişse bile o garabet surat aynı, 
anılar kendini hatırlatmıyor mu yeteri kadar?

Takvimin 1980’i. Darbenin hemen akabinde. Amed, “Diyarbakır 5 no’lu”… hikâye hepimizin 
malumu… Hapishanelerinin doğuşundan bugüne kadarki en cani 10 hapishaneden biri.

Yaşayanların hayatlarının kâbusu, en büyük travmalarından, mutlak suretle yok olmuş 
gelecek… Adressiz sorgulamalarla memleketin altını üstüne getiren efendinin tuttuğunu 
yakalayıp elinin boş gitmediği, tek ve doğru adresi. Diyarbakır 5 no’lu, O devletin yüz 
akı. Yaşayanların, kötünün her şeyiyle kötü olmasından dolayı aynı havayı solumaktan 
utandığı loş günlerden gelen fotoğraflarında görülen ipi çekilmiş hayatlar. Sırf işkence 
yapmak için özel eğitim aldırdığı çocukları beş parmakta etten tırnak bırakmadığı, ışığa 
dair tek bir emareyi gözümün önüne getiremeyeceğimiz dönem. Halkların kısa bir arası, 
yitik dönemi. Kaybolmuş canlar, bir daha asla dolaşılamayacak sokaklar, geri dönülemeyen, 
bom boş kalan evler… Avcının avlaya avlaya hesap defterini kapattığını sandığı keyifle 
geçirdiği günler.

İşte Diyarbakır 5’no’luda duruyor yaşananlar, tüm kötülüklere rağmen çelikten zindanların 
eriyip yerle yeksan olduğu günlerin başlama noktalarından. Başkaldırının yarınlara 
sarmaşık misali yayılıp taşındığı alev alev isyankar halklar oradan da kıvılcım yarattı 
kendine. İşte Şırnak’ta, Hakkari’de, Van’da… açık açık büyüdü de kavurdu kendini ateş. 
Devletin mutlak galip geldim derken, yaratmaya çalıştığı bataklıktan boy veren isyan 
dalgasının biçim dönüşmesi, gelişmesi ve büyümesi. Halkların kendine sorduğu sorudan 
bulduğu hakiki cevap budur. Devletin formül geliştiremediği bir yanıt.

Takvim düşer Herkesin gözü önünde tek kurşunla vurulan Uğurların, Ceylanların, Hrantların 
faili gizlenemez olur artık… Katile suçu itiraf ettirilir. Tek bir nedamet ışığı görmeyi 
beklemek ihanet etmekti kendimize. Fırsat kolladı yaratmak adına kendini. En çok ait 
olduğu tarihini kullandı ve iktidar mücadelesinde yaşanılan onca badireye rağmen 
yaratıldığı şemadan kendini tekrar karşımıza dikti.

Adressiz sorgulamalar yine baş göstermiş, kötünün her şeyiyle daha da kötü olduğu, 
saldırıların ayyuka çıkması, tahakkümüne kendine karşılık bulmak için yarattığı 
arayışların neticesinde oluyordu. Geçmişten aldığına kat çıkan, çıtayı yeteri kadar 
yükseltmiş bir devlet şimdilerde. Halklara and içmiş gibi yükselmekte…
Takvimin 2015’i 2016’ya bağlayan son yaprakları. Geçmişiyle yüzleşen bir devletin kendini 
toparlama sürecinde ortalığı birbirine kattığı zamanların bedelini halklara ödettiği 
bombalar; Roboskilerin, Diyarbakırların, Suruçların, Ankaraların üzerinden geçemez olur 
artık zaman… 80’lere tanıklık yapanlara “ en kötüsünü şimdi görüyoruz” dedirttiği, kötünün 
tüm kurumlarıyla yekleştiği bir süreç var şimdi.

Şırnak Cizre, Bostancı 23 numaradaki bodrum katına yaklaştırmaz kimseyi. Adresi tarif 
etseydiniz, müneccim olmadan, başına ne geleceğini önceden haber verirdiniz; Vatan sokağı, 
Cemal Gürsel Caddesi ve Mehmetçik Sokağının kesişmesinde. Düşmanın kendisinden olan 
isimleri vermiş olduğu, çoktan ablukaya alınmış konumda. Bir yandan halkların artık 
türkülerinde, ağıtlarında olacağından dolayı unutulamayacak buluşma yeri. Devletin bir 
diğer tembih etme şeklinin realiteye geçirmesini 23 no’lu adrese uğrayınca anlıyoruz. 
Bodrumda yaralı geçen onca günler, tıbbi ihtiyaçların karşılanmasını geçtik, içecek su 
dahi yok. Bilinçaltı nasıl da saklayamıyor da kendini dışarıya vuruyor öyle; Yezid’in 
yüzlerce yıl öncesinden bugüne gelmesi bir tesadüf olamayacak kadar belirgin. Bir zulmün 
nerelere kadar gideceğinin hafızasını bodrum katı yeryüzüne gönderiyor. Ama katil sürüsü 
bu defa ölümü ölümle baş başa dahi bırakmaz. Korkmasa bodruma inmekten, içeri girip 
derilerini yüzecek. Aslen kayıtsız değil Cizre Bostancı 23 Numaraya.

Bir yandan öyle göstermek istiyor. Azap içinde bırakarak. Başa neleri getirebileceğini 
belirtiyor. Diğer yanda 23 Numara’yı çembere alarak halka asıl patronun kim olduğu 
uyarısını yenileyerek göstermekte. Gelip geçen, çoğunlukla kudretinden hesap sorulan ve 
yıkılacak olan, bir halkın üzerinde egemenliğini ilan etme gafletinde yine. Erken bir 
zafer narası yine. Yine konuşmalar, bir halkı çiklet gibi çiğnediğini sanıyor sözleriyle, 
varlığıyla, yürüyüşüyle…

Avcı için makûs talihini yaşayacak günler yakındır. Halkların umudunun her şeye üstün 
geldiği, galip gelmeye anlar çok daha yakındır. İşte Diyarbakır orada duruyor, Cizre yanı 
başımızda duruyor. Ezilen her toprak üzerinde, zaman su misali akıp geçebilir. Efendiler 
için bir zaman dilimi kısadır, halkların geçmişi devletten daha uzun süreden geldiği için 
takvimden düşen yıllar anlıktır. Umudu daha uzun bir gelecekten gelir. Katil ne kadar 
çemberi daraltırsa daraltsın, zaferin işaretini yapan parmaklar eksilmez. Gün gelir 
takvimler çok uzak olmayan bir tarihi gösterir de direniş memleketin her bir yanını sarar. 
Çok uzak olmayan bir geçmişten yarını sarmalar.

İSTANBUL ANARŞİ İNİSİYATİFİ

https://anarsiinisiyatifi.org/koseyazilari/bostanci-caddesi-no-23-sirnak-cizre/

Bostancı Caddesi No: 23, Şırnak- CİZRE | Anarşi İnisiyatifi
Cizre’de, Bostancı Caddesi’ndeki numara 23’le aramızda mesafenin hiçbir önemi mevzu bahis 
değil. Arası yok; tıpkı sessiz kalmak gibi kapının eşiğinde durmak da
anarsiinisiyatifi.org

https://karakok.wordpress.com/2016/02/03/bostanci-caddesi-no23-sirnak-cizre/


More information about the A-infos-tr mailing list