(tr) DAF, Meydan #34 - Korkun Patronlar Genç İşçiler Örgütleniyor

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Tue Aug 9 10:43:13 CEST 2016


Hizmet Sektörü Nedir? ---- Işıl ışıl aydınlatması, ihtişamlı görüntüsü ve yüksek 
tavanlarıyla müşterisini kendine çeken AVM’ler. Onların içerisinde farklı tasarımlarda, 
farklı müşteri potansiyeline uygun kafeler, restoranlar, mağazalar… Sadece AVM’lerde 
değil; bazen büyük bir cadde üstünde, bazense tenha bir sokaktadır alışveriş yapılacak, 
oturup sohbet edilecek dükkanlar. Dükkanların içerisinde de oradan oraya koşturan işçiler. 
---- Fabrikada, atölyede, toprakta çalışan üretim sektörü işçisine karşılık; hizmet 
sektöründe elle tutulur bir üretim yapmaksızın, başka bir bireye hizmet verilir. Bu 
hizmeti veren işçinin pozisyonu; servis elemanı, kurye, tezgahtar, temizlikçi hatta 
anketör olarak değişse bile, aslında hepsi hizmet sektörü işçileridir.

Hizmet Sektöründe Kimler Çalışıyor?

“Genç, dinamik, prezantable ekip arkadaşları arıyoruz.” Bu cümleyi duymayanımız ya da 
çeşitli eleman sayfalarındaki “vasıfsız eleman” köşelerinde görmeyenimiz yoktur. Çünkü 
genç, dinamik ve prezantable olmak için tahsil görmüş ve bir işte uzmanlaşmış olmaya gerek 
yoktur. Müşteriye daha iyi hizmet verebilmek için tercih edilen genç işçiler ise en kolay 
girebilecekleri sektör olduğundan, hizmet sektöründe çalışırlar.

Çoğunluğu genç olduğundan, işçi sirkülasyonu oldukça fazladır. Bunun nedeni, hizmet 
sektörü işçisi gençlerin, genellikle yaz tatillerini değerlendirmek ya da okul ile 
birlikte yarı zamanlı çalışıp harçlıklarını çıkartmak için çalışmasıdır. Böylelikle 
çalışmakta olan genç işçi -sınav döneminin yaklaşması gibi- kendisiyle ilgili bir durumda 
ya da işyerinde yaşadığı herhangi bir sıkıntı karşısında kolayca işten çıkabilir ve kısa 
süre sonra başka bir işe girebilir. Bu durum da hizmet sektörünü “geçici” bir sektör 
olarak tanımlar.

Sömürü Düzeni

Geçici olarak görülen bir sektör, yani işçilerinin sürekli değiştiği bir sektör de tabi ki 
patron tarafından olumsuz olarak görülmüyor. İşçilerin sürekli değişmesi demek; 
kıdemsizlik demek, sendikasızlık demek, hatta işçi tarafından işyerindeki sorunların 
önemsenmemesi demektir.

Sektör geçici olsa da, sömürü kalıcı olmaya devam etmektedir. AVM’ler gibi sömürünün 
kalıcı olarak var olduğu alanlar ise dışardan bakıldığında “kusursuz” düzenlenmiştir. Her 
şey rahatça alışveriş yapabilmek için tasarlanmıştır; bu tasarım, hızlı ve sorunsuz bir 
şekilde işlemektedir. Oysa ışıltılı bir AVM, orada çalışan bir hizmet sektörü işçisi için 
bir çirkinlik abidesidir, çünkü o ihtişamlı görüntü bir AVM’nin bacasız bir fabrika olduğu 
gerçeğini asla örtemez. Bir fabrika işçisi kadar sömürülen hizmet sektörü işçileri, esnek 
çalışma saatleri ile yoğun bir tempoda çalıştırılır. Ekipler halinde çalışılan bu 
sektörde, taciz ve mobbing kimi zaman hat safhaya ulaşır ve işçilerin çalışma şartları 
zorlaşır. Maaşların geç ödenmesi, mesai ücretlerinin yatırılmaması gibi problemler 
olağanlaşmış, sektörün olmazsa olmaz sıkıntısı haline gelmiştir.

GİDER’de Örgütlen!

Biz genç işçiler, her gün bu sıkıntılara maruz kalıyoruz ve bu sıkıntıları kendi aramızda 
kulaktan kulağa  konuşarak sineye çekiyoruz. Artık vakit, yaşadığımız bu adaletsizlikleri 
kulaktan kulağa değil; öfkeyle haykırmanın vaktidir. Tıpkı bundan birkaç yıl önce Kafe 
Kafka İşçileri’nin esnek çalışma saatlerine ve kötü çalıştırılma koşullarına karşı verdiği 
mücadelede olduğu gibi. O gün, Kafe Kafka işçilerinin, genç işçiler olarak verdiği örgütlü 
mücadele nasıl ki patronlara geri adım attırdıysa, bugün de her genç işçi örgütlenerek 
duracak adaletsizliklerin karşısında. Patronlar, müdürler, şefler ya da bir statü üstte 
olan herkes korksun artık genç işçilerden. Çünkü artık genç işçiler tek başlarına 
değiller. Genç İşçiler Derneklerini Kuruyor, Genç İşçi Derneği (GİDER) Örgütlenmeye Çağırıyor!

Oğul Akdoğan – Genç İşçi Derneği –

Bu yaz Meydan Gazetesi’nin 34.


More information about the A-infos-tr mailing list