(tr) Vicdani Retçi Osman M. Ülke Anayasa Mahkemesine başvuru yaptı!

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Tue Jun 3 14:20:05 CEST 2014


VİCDANİ RET HAKKI İÇİN ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURU
Osman Murat ÜLKE, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen
39437/98 nolu ve 24 Ocak 2006 tarihli KARARIN 8 YILDIR UYGULANMAMASI ve
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin gelişen içtihatları uyarınca VİCDANİ
REDDİN HALEN BİR HAK OLARAK TANINMAMASI gerekçeleriyle 02.06.2014 tarihinde
Anayasa Mahkemesine başvuru yapmıştır.
1197 yılında yaptığı başvurusu sonucunda AİHM, ÜLKE’nin,
- Vicdani reddi nedeniyle maruz kaldığı cezaların ve ceza tehdidinin
yaşamını bir bütün olarak etkilediği ve adeta “sivil bir ölüme” mahkum
ettiği;
- Maruz kaldığı işlemlerin başvurucunun entelektüel kişiliğini ezmeyi,
başvurucuyu aşağılayan ve onu alçaltan korku ve tedirginlik hislerinin
doğmasına neden olmayı, reddiyetini ve kararlılığını kırmayı amaçladığı;
- Eylemi ve karşı karşıya kaldığı sonuçlar bakımından, suç ve cezanın
oranlılığı ilkesinin de ihlal edilmiş olduğu ve bunun demokratik bir
toplumdaki ceza rejimi ile bağdaşmayacağı
saptamasını yaparak Sözleşmenin, işkence ve diğer kötü muamele yasağı
başlığını taşıyan 3.maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiştir.
Türkiye, AİHM tarafından hükmedilen tazminatı ÜLKE’ye ödemiş ancak aynı
cezaya tekrar tekrar çarptırılmasına neden olan ve sivil ölüm koşullarını
ortadan kaldıracak düzenlemeleri yapmamıştır. ÜLKE halihazırda, yasal
olarak, askerlik firarisi durumundadır.
AİHM, vicdani reddi 2011 yılına kadar Sözleşme’nin Din ve Vicdan Özgürlüğü
kapsamında değerlendirmemiştir. 7 Temmuz 2011 tarihinde Bayatyan/Ermenistan
kararı ile köklü bir içtihat değişikliğine gitmiştir. Bayatyan kararını 22
Kasım 2011 tarihinde Erçep/Türkiye, 17 Ocak  2012  tarihinde
 Demirtaş/Türkiye,  12  Haziran  2012  tarihinde Savda/Türkiye ve  17
 Temmuz  2012  tarihinde  de  Tarhan/Türkiye kararları izlemiştir.
Vicdani retle ilgil kararların tümü ÜLKE/Türkiye kararı adı altında Avrupa
Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, nitelikli izleme prosedürü altında
izlenmektedir. Bakanlar Komitesi’nin 2006’dan bu yana ısrarlı takibi ve
sert uyarılarına karşın;
- Başvurucular hakkında AİHM tarafından verilen ihlal kararının tüm
sonuçlarının ortadan kaldırılması için gerekli tüm önlemler alınmamıştır,
- Vicdani retçilerin tekrar tekrar soruşturulma ve cezalandırılmasını
önlemeye yönelik gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasının yanı sıra
vicdani ret beyanında bulunanların statülerini değerlendirmek üzere etkin
ve ulaşılabilir bir mekanizma oluşturulması için gerekli yasal düzenlemeler
halen yapılmamıştır.
ÜLKE, AİHM kararının gereklerinin yerine getirilmesi için 23 Kasım 2011
tarihinde Başkbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığına birer dilekçe göndermiş
ise de bu dilekçelerden herhangi bir sonuç çıkmamıştır.
Verilmiş olan AİHM kararının 8 yıldır uygulanmaması nedeniyle ÜLKE, bu
durumu AYM önüne taşımaya karar vermiştir. Başvuruda,
- AİHM tarafından verilen kararın yerine getirilmesi ve yaşanan ihlalin TÜM
SONUÇLARIYLA ortadan kaldırılması için gerekli önlemlerin alınması,
- Hükümetin, genel önlemlerin alınacağı süreye kadar Osman Murat ÜLKE
hakkında bir KHK çıkarması, Çıkarılacak bir KHK’nın;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, “sözleşmeye saygı” esaslarının
belirlendiği 1.maddesi ile “Anayasa hükümlerinden hiçbirinin, Devlete veya
kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya
Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan
bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamayacağını”
düzenleyen Anayasa’nın 14. maddesi ile esas alınarak;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. Maddesi ile Anayasa’nın 2, 10, 24,
25 ve askerliğe dair herhangi bir yükümlülük getirmediği dikkate alınarak
72.maddesi;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3.maddesi ile Anayasa’nın işkence ve
kötü muamele yasağını düzenleyen 17. maddesi çerçevesinde,
TCK m.26/1 (hakkını kullanan kişiye ceza verilemez) ışığında ele alınmasına,
AİHM kararına karşın ÜLKE hakkında Eskişehir Askeri Mahkemesi tarafından
“firar” suçlaması ile derdest olan soruşturmanın Anayasa m.24, m.25, m.11
ve m.13 referansıyla Türk Ceza Yasası’nın 26/1 ve Ceza Muhakemesi Yasası
223/2d maddeleri uyarınca “takipsizlik” kararıyla ortadan kaldırılmasına,
Bu süreç içinde gerçekleşebilecek herhangi bir ihlalin engellenmesi
amacıyla ÜLKE hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasına ilişkin kararın
Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı kayıtlarından 6216 sayılı
Yasa’nın 49/5 hükmü ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 77. Maddesi uyarınca
tedbiren kaldırılmasına,
Başvuru, AİHM kararının uygulanmaması nedeniyle ve yapısal bir sorundan
kaynaklanmaktadır. Bu nedenle İçtüzüğün 75. Maddesi gereğince pilot karar
usulünün uygulanmasına,
Ayrıca, başvurunun, İçtüzüğün 74.maddesi uyarınca duruşmalı olarak
incelenmesine,
Mahkemece yapılacak inceleme sonucunda Anayasanın 24.maddesi ile AİHS’in 9.
maddesinin ihlal edildiğine karar verilmesi ve bu maddelerle ilişkili
olarak;
- Anayasa’nın 19 ve 38. Maddeleri ile AİHS’in 5. Maddesinin
- Anayasanın Başlangıç İlkeleri ve 49. Maddesinin,
- Anayasa’nın 23. Maddesinin,
- Anayasanın 60.maddesinin ihlal edildiğine,
- Anayasa’nın 35 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 Nolu Protokolünün
1.maddesinin ihlal edildiğine,
- Anayasa’nın 17. Maddesi ve AİHS’in 3. Maddesinin ihlal edildiğine,
- ÜLKE lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesine hükmedilmesi
talep edilmiştir.
Bilgilerinize sunulur.
Saygılarımla.

Av.Hülya ÜÇPINAR

http://vicdaniret.org/vicdani-retci-osman-m-ulke-anayasa-mahkemesine-basvuru-yapti/
-------------- next part --------------
An HTML attachment was scrubbed...
URL: <http://lists.ainfos.ca/pipermail/a-infos-tr/attachments/20140603/f8814cb0/attachment.html>


More information about the A-infos-tr mailing list