(tr) Karadeniz'de Yüksek Gerilim Var

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Tue Sep 20 15:08:37 CEST 2011


KARADENİZ'DE YÜKSEK GERİLİM VAR
Rize Çayeli İlçesi Senoz Vadisi'nde protesto gösterisi düzenleyen
köylüler, yüksek gerilim hattı direğini halatla çekerek yıkmaya
çalıştı, enerji iletim hattı altında kalan arazileri için ücret
ödeneceği gerekçesiyle gönderilen 'Pazarlığa çağrı' mektuplarını
yaktı. Santral binasına yürümek isteyen köylüler ile yolu kesen
Jandarma ekipleri arasında tartışmalar oldu.

Karadeniz İsyandadır Platformu

www.karadenizisyandadir.org
karadenizisyandadir at gmail.com
www.facebook.com/karadenizisyandadir

Basın açıklaması metni:

Karadeniz 'yüksek gerilim' hattına girmektedir. HES projeleri'nin
"dolaptaki iskeleti", "görünmeyen yüzü" yavaş yavaş kendini göstermeye
başladı. Bu projeler bugüne kadar yalnızca sularımızın
ticaretleştirilmesi, su kullanım haklarımızın şirketlere devredilmesi
, büyük doğa ve kültür tahribatı olarak görüldü. Oysa her şey bundan
ibaret değildir. Bugüne değin üzerinde durulmayan  korkunç bir yüzü
daha vardır bu projelerin: YÜKSEK GERİLİM HATLARI.
Karadedeniz'de birkaç HES projesi bitti ve bazıları da bitmek üzere;
böylece Yüksek Gerilim Hatları vadi içlerine ve yerleşim yerlerine
yakın mesafelere birer birer dikilmeye başladı.  Halk bu hatların
kendi yaşamları için ne anlama geldiğini yeni öğreniyor: Kan kanseri,
lenf kanseri, beyin tümörü ve ölüm.
Rant uğruna, yaşama can veren suların borulara aktarılarak vadilerin
ölüme terk edilemesi yetmiyormuş gibi bu defa  yüksek gerilim hatları
yaşam alanlarına konuşlandırılarak halkın kan kanseri, lenf kanseri ve
beyin tümörü gibi hastalıklara  yakalanmasında bir sakınca
görülmemektedir.
Şimdi soruyoruz, herhangi bir durumda halkın sağlığını tehdit edecek
bir  risk ortaya çıktığında devletin derhal önlem alması gerekmez mi?
Üstelik bu riskin adı kanser ise risk milyonda bir bile olsa devletin
önlem alması gerekmez mi?  Söz konusu olan insan yaşamıdır çünkü.
Devlet vatandaşın sağlığından  sorumludur  ve önlem almak zorundadır.
Devlet kendi iradesi ile vatandaşı ölüme terk edemez. Vatandaşı
koruyacağı yerde kendi eliyle onu kanserin kucağına atamaz !
İşte korkunç tablo burada karşımıza çıkmaktadır, yaşam alanlarına
yerleştirilen gerilim hatları ile ortaya çıkan kanser riski milyonda
bir değil,  tam olarak yüzde yetmiştir. Bu şu anlama gelmektedir,
gerilim hattı ile  yaşayan her  100 kişiden 70'i kansere yakalanma
riski altındadır. Bu asla ihmal edilmeyecek  tüyler ürpertici bir
rakamdır.
Bu basın açıklaması işte bu konuya dikkat çekmektedir. Bu sadece
Karadenizli'nin sorunu değildir. Yüksek gerilim hatlarının var olduğu
bütün yerleşim alanlarında yaşayan insanların ortak sorunudur bu.
Büyük kentlerde yaşayan halkın önemli bir kısmı farkında olmasa da
yüksek gerilim hatlarından etkilenmektedir; örneğin İstanbul'da
yaşayan halkın yüzde yedisi  bu hatlardan yayılan radyasyona maruz
kalmakta ve kanser riski altında yaşamaktadır.
Dünyada bu konu hakkında yapılmış sayısız bilimsel araştırma vardır.
Burada bunlardan sadece iki tanesine değineceğiz;
Oxford Üniversitesi ''Çocukluk Çağı Kanserleri Araştırma Grubu''
tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada ''yüksek voltaj taşıyan
elektrik tellerinin kansere neden olduğu'' kesin sonuçlarına
ulaşılmıştır. Bu araştırmanın sonuçları, saygın bir tıp bilim
dergisinde (British Medical Journal'da) yayınlandı. Araştırmaya göre,
yüksek voltaj tellerine olan kritik mesafe 600 metredir. Oturdukları
ev, yüksek voltaj taşıyan havada asılı tellere 600 metre veya daha
yakın olan çocuklarda lösemi ortaya çıkma olasılığı yüzde 70
oranındadır.
İkinci örneğimiz Doğu Karadeniz bölgesinde yapılan bir bilimsel
araştırmadır. TÜBİTAK'ın desteğiyle 2.5 yılda yapılan araştırmada Doğu
Karadeniz bölgesinin kanser haritası çıkartılmıştır. Bu araştırmada
Artvin ile Giresun arasındaki 250 kilometrelik yüksek gerilim hattının
ölüm saçtığı ortaya konmuştur. Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu yapılan
araştırmanın sonuçlarını değerlendirerek kamuoyu ile paylaşmış, enerji
hattı çevresindeki yerleşim alanların açıkça risk altında olduğunu
dile getirmiştir.
Bu araştırma Karadeniz bölgesinde kanser vakalarına çok rastlanmasının
nedeninin sadece Çernobil olmadığını yüksek gerilim hatlarının da
kansere neden olduğunu göstermiştir.
Bugüne değin Karadeniz kanserden çok çekti ve bu konuda çok
duyarlıdır. Öyle görünüyor ki, bir önlem alınmazsa, Çernobil'in yerini
giderek yüksek gerilim hatları alacaktır.
Yukarıdaki bilimsel araştırmalar ortada iken bugün devlet ve şirketler
Karadenizli'lere yüksek gerilim hatları altında yaşamak zorunda
olduklarını bildirilmekte, halka PAZARLIĞA ÇAĞRI başlığını taşıyan bir
mektup göndermektedir. Bu mektupta  gerilim tellerinin irtifa hakkının
kamulaştırıldığı beyan edilmekte ve kendi belirledikleri  fiyat
aralığında halk sözde pazarlığa çağırılmaktadır. Nereden bakılırsa
bakılsın büyük bir kepazelik ve bir utanç anıtı olan bu mektup
KARADENİZLİ'NİN YÜKSELEN İSYANINA hız verecek ve onu daha da
GÜÇLENDİRECEKTİR.
Tekrar  soruyoruz bu ne pazarlığıdır? Böyle pazarlık olur mu? İnsanın
insanı böyle bir pazarlığa çağırma hakkı var mıdır, olabilir mi?
Sizler  yolunuzu şaşırmışsınız, aksi halde insanları bu CAN
PAZARLIĞI'na çağırma pervasızlığını gösteremezdiniz. Sağlığın, canın
pazarlığı olur mu?
Bu,  vadileri terk edin gidin demektir bu, açıkça söyleyemiyorsunuz
ama biz bunu çok iyi biliyoruz.
Köylerimize şehirlerimize yerleştirilen bu ölüm saçan hatlar derhal
yıkılmalıdır. HES projelerinin bir uzantısı olan bu hatlar HESlerle
birlikte vadilerden sökülüp atılmalıdır. HES'ler yıkılana yüksek
gerilim hatları sökülene kadar mücadelemize devam edeceğiz !

Karadeniz İsyandadır Platformu Rize Çalışma Grubu



More information about the A-infos-tr mailing list