(tr) Otorite Karşıtı Olmanın Püf Noktaları / Yeşim T. Başaran

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Sun Feb 6 21:39:59 CET 2011


Otorite Karşıtı Olmanın Püf Noktaları
Otorite karşıtı olmak kolay iş değil. Teoriyi bilmekle iş bitmiyor;
bilakis yeni başlıyor. Bir insan teoriyi silip süpürebilir, fark
etmeden -bizdeki eğitim sistemi yüzünden- ezberleyebilir, hatta olmadı
yazabilir bile ancak önemli olan, bu teoriyi ne kadar yaşama
geçirdiğimiz. İşte bu oldukça zahmetli, insanın ruhu duymadan yoldan
çıkma riski olan ve yaşam boyu sürecek bir edim.

Ülkemiz muhaliflerinin bu konudaki eksiklerini fark etmiş
olduğumuzdan, otorite karşıtı olmanın püf noktalarını kamuyla
paylaşalım ve bizim de çorbada tuzumuz olsun istedik. Yaşam, teori
gibi değil. Teori, bir nevi matematik model. Varsayımlarını, ana
kavramlarını, parametrelerini ve hedefini belirliyorsun; maket gemi
yapar gibi, teorini yapıyorsun. Yaşamda ise o kadar çok kavram, o
kadar çok parametre ve o kadar çok olasılık var ki, teori, şişede
durduğu gibi durmuyor, bir yerinden çatlayıp dağılıveriyor. İşte bu
zor zamanlarınızda, otorite karşıtı yaşamakla ilgili çeşitli püf
noktalarını sizinle paylaşıp yanınızda olmak istedik. Burada
vereceğimiz birkaç püf noktasını tekrarlaya tekrarlaya alışkanlığa
dönüştürürseniz, bir süre sonra işin özünü kavrayıp farklı alanlarda
kendi özgün metotlarınızı geliştirmeniz işten bile değil.

Otorite karşıtı olmakla ilgili birincil kilit kavram, "otorite karşıtı
kalmak". Konu her ne olursa olsun, önceliğiniz otorite karşıtı kalmak
olmalı. Hiçbir şeyi kabul etmeyin. Bir görüş gözünüze makul gözükse
bile, karşı çıkacağınız noktaları görmeye çalışın. Neme lazım işin
içinde bir iktidar odağının parmağı olabilir; tedbirli olmakta fayda
var. Bu kuralı nasıl uygulayacağım, diye soracak olursanız, cevap çok
kolay. Diyelim bir eylem hazırlığı çalışması içindesiniz. Hiçbir
öneriyi kabul etmeyin. Öneriler içinde muhakkak sorunlu bölgeler
vardır. İlk dikkat edeceğiniz nokta, eylem çağrı metninin
kapsayıcılığı olsun. Hiçbir eylem çağrı metni, tüm toplumsal sorunlara
ve tüm toplumsal kesimlere hitap edemez. Bu, pratik gerekçelerle
oluşan bir durum; tecrübelerimize güvenin. Her metnin bir eksiği
vardır. Bu eksiklere yoğunlaşın. Metnin kendisi, uğraşmak/tartışmak
için çok uzun ve detaylı olabilir. Başlığıyla da yetinebilirsiniz.
Hele bir de duyuru için görsel bir malzeme kullanılacaksa, işiniz
iyice kolaylaşır. Görsel mesajlar, anlam üretmek için yazılı
mesajlardan daha zengin imkânlara sahiptirler. Karşı çıkacak bir unsur
muhakkak bulursunuz. Yarattığınız tartışmalar eylemin yapılabilir hale
gelmesini zorlaştırabilir. İçinizden bir ses, eylemin gerçekleşmesi
için bir orta yol bulmanız konusunda vicdanınızı dürtebilir. Kanmayın!
Malum kolay değil, bize sunulanı kabul etmek zorunda bırakıldığımız
otoriter bir toplum içinde yaşıyoruz. İnsan alışkanlıklarına kurban
gidebiliyor. Bir eylemin yapılmasından daha önemli bir şey varsa, o da
sizin "otorite karşıtı kalmanız".

Otoriteden arınma, temiz kalma konularında kendinizi geliştirdikten
sonra atmanız gereken ikinci adım, "misafir kalmak". Muhalif
ortamlardaki iktidar ilişkilerini açığa çıkarmak için,
misafir/gözlemci konumunuzu korumanız gerekir. Böylece sıkça
başvuracağınız "burada iktidar var" cümlesini korkusuzca
söyleyebilecek imkâna sahip olursunuz. "Ya iktidar yoksa?" diye endişe
etmeyin; olmaması mümkün değil. Yeter ki siz işin içine girmeyin,
misafir kalın ve belli bir mesafeden gözleyin; muhakkak her ortamda
iktidar olduğunu göreceksiniz. İnsanlar birlikte bir şeyler yaratmaya
ve oluşturmaya çalıştıklarında, illa ki birilerinin sesi daha çok
çıkar. Tecrübelerimize güvenin. Kimi o konuda daha önce çalışmıştır ve
deneyimlidir. Kimi çalışmayı çok sever ve kendini kaptırır. Kiminin
kişiliği canlıdır; heyecanını ve tutkusunu gizleyemez. Bir de
bakarsınız, hareket etme gayretindeki tüm bu insanların
davranışlarında "iktidar vardır". Bu insanların -bazen grubun
yarısından çoğu onlardır- rahatlıkları ve kendi evlerinde bulaşık
yıkıyormuş doğallığında çalışıyor olmaları, geri adım atmanıza neden
olmasın. Aksine, bu doğalmış gibi görünen halleri, aslında ortama
sahip olmalarından, yani iktidar olmalarından kaynaklanmaktadır. Siz
duruma "misafir kalmaya" devam edin çünkü en temiz, en otorite karşıtı
ve en sürekli karşı çıkmanızı sağlamaya müsait olan pozisyon, misafir
pozisyonudur. Zaman içinde, farklı çalışmalar yürütürken bu kişiler
değişebilir. Aman siz pozisyonunuzu değiştirmeyin! Her canlı ve
hareket halinde gördüğünüz kişiyi işaret edin ve altını çizin: "Burada
iktidar var." Yalnız kalmaktan korkmayın çünkü sizin gibi misafir
konumundan bakan birileri muhakkak vardır.

Üçüncü adım: "kurumsallaşmaya karşı çıkmak". Bu pek janjanlı, her
zaman gündemde olan ve her takdirde otorite karşıtlığınızı bileyecek
bir konu. Tıpkı her yapılan işte iktidar bulabileceğiniz gibi,
kurumsallaşmaya giden bir yol da görebilirsiniz. Diyelim ki sürerliği
olan bir kampanya planlanıyor veya periyodik olarak kutlanacak bir
eylemlilik biçimi oluşuverdi bir gün. İşte size karşı çıkmak için bir
fırsat! Devamlılığı olan her şeyde -bir zamanlar geçerli ve faydalı
olsalar bile- zaman içinde zarar verici hale gelebilecek kararlar
muhakkak verilir. Yapmanız gereken, bunları düzeltmek için çaba sarf
etmek değil çünkü bu çok zor ve belki de hiçbir zaman tam manasıyla
gerçekleştirilemeyecek bir girişim. Tecrübelerimize güvenin. En iyisi
siz, kurumsallaşmaya toptan karşı çıkın. Kesinlikle yanılmayacaksınız
ve zaman sizin doğru olduğunuzu gösterecek. Muhakkak bazı güncel
kararlar, gelecekte geçerliliğini yitirecek. Bu durum sizin "Ben zaten
söylemiştim." altın anınızı garanti altına alacaktır. Birileri çıkıp
kararın kendisini değil, zamanındaki koşullar üzerinden gerekçesini
değerlendirerek, yeni duruma göre nasıl konum almak gerektiğini
tartışmaya açabilir. Böyle bir risk var elbette. Ama endişe etmeyin!
Nasıl olsa alınacak her yeni karar, gelecekte yeniden etkisiz ve hatta
zararlı hale gelebilir. Siz, kurumsallaşmaya karşı çıkmanın en doğru
yaklaşım olduğunu savunmaya devam edin. Bu yaklaşımda tutarlılığınızı
korursanız, nasılsa siz haklı çıkacaksınız ve otorite karşıtlığınız
hiç yara almamış olacak.

Bu noktalara dikkat ederek otorite karşıtlığınızı korumaya çalışırken,
elbette ki çeşitli dirençlerle karşılaşacaksınız. Arkadaşlarınızdan,
elinizi taşın altına sokmadığınız, hiç çalışmadığınız, çok
konuştuğunuz ve yapıcı önerilerde bulunmadığınız gibi eleştiriler
alabilirsiniz. Bu tepkiler çok doğal. Onlar, bir şeyler üretmeyi
"otorite karşıtı kalmanın" önüne koyuyorlar; bu nedenle de pek çok
hata yapıyorlar. Ama siz gerçeği biliyorsunuz! Önemli olan yapılanlar
değil; onların yanlış olma riski her zaman var. Dünyadaki iktidarların
yıkılması, sizin otorite karşıtlığınıza halel gelmemesine bağlı. Bu
çizgiyi tutturabilir ve koruyabilirseniz, iktidar karşıtı teorileri
yaşama geçirmiş olursunuz. O nedenle eleştiriler karşısında sağlam
durun. Siz daha yaratıcı olabilirsiniz muhakkak ancak "Burada emek
hiyerarşisi var!" diye karşı çıkmak, bu tür durumlar için sonucu test
edilmiş ve epey garantili bir yöntem. Bu önermeyi seslendirdiğinizde,
konunun odağı sizden başka yerlere kayacağı için, siz kendi yolunuzda
sorunsuz yürümeye devam edebilirsiniz.

Yukarıda özetlediğimiz konularda ustalaştıktan sonra bir dönüm
noktasına geleceksiniz. Girmiş olduğunuz tartışmalar sayesinde
argümanlarınızı keskinleştirmiş ve kıvraklaştırmış olacağınız için,
inanılırlığınız ve dinlenirliğiniz artacak. Geliştirdiğiniz yöntemler
başkaları tarafından da kullanılır hale gelecek. Bundan daha sevinç
verici bir şey olabilir mi? Nihayetinde bireysel çabalarınızın toplum
içerisinde daha fazla etkisinin olabilmesi için, elbette başkalarının
da aynı çabayı göstermesi gerekiyor. Hani bu biraz kurumsallaşma
kokuyor gibi dursa da, endişe etmeyin. Sizin gibi düşünen ve davranan
kişilerle bir bağlantınız olmak zorunda değil. Nasıl olsa olmayan bir
şeyi yaratmak için değil, var olan şeylerdeki yanlışları göstermek
için siyaset yapıyorsunuz. Dolayısıyla bir eylem/söylem birliği içinde
olmanıza gerek yok. Siz herhangi bir siyaset yapma biçimini
kurumsallaştırıyor falan değilsiniz. Nihai amacınız otorite karşıtı
kalmak ve bunu da ziyadesiyle başarıyorsunuz. Ha bu arada eğer başka
siyasetleri izlerseniz, tutturduğunuz yöntemin her tür siyasi akım
içerisinde işe yaradığını da görebilirsiniz. Hal böyle olunca, insan
şüpheye düşebilir tabii, "Benim siyasi çizgim neydi?" diye. Aman bu
kurtların içinizi kemirmesine izin vermeyin! Ne de olsa siz bu yöntemi
otorite karşıtı olmak için kullanıyorsunuz. Bundan daha yüce bir amaç
olabilir mi?

Kaos GL Dergisi 115. Sayı / Yeşim T. Başaran


Kaynak: http://www.kaosgl.org/icerik/otorite_karsiti_olmanin_puf_noktalari



More information about the A-infos-tr mailing list