(tr) Bütün yeryüzüne ve vicdanın yoldaşlarına

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Sun Jan 10 16:29:19 CET 2010


Bütün yeryüzüne ve vicdanın yoldaşlarına
6 Ocak 2010 günü, Türkiye'nin başkenti Ankara'da, kentin en yoğun
bölgesi olan Yüksel Caddesi'nde, tutuklu vicdanî retçi Enver Aydemir
ile dayanışmak amacıyla, bir basın açıklaması düzenlendi.
Alanda hazır bekleyen Çevik Kuvvet, açıklamanın bitmesine fırsat
vermeden, basın açıklamasına katılan grubu çembere aldı ve gruptaki
herkesten kimliklerini göstermesini istedi. Polis normal koşullarda bu
tip bir "anayasal" ve "şiddetsiz" eylemde kimlik sormaz ve "vatandaş"
olarak eylemcinin, basın açıklaması yapmadan önce polise herhangi bir
bildirim yapma zorunluluğu yoktur. Polisin, bir basın açıklamasında
açıklamayı yapan eylemciden kimlik talep etmesi, alışıldık ve kabul
edilmesi istenen bir durumdur. Polisin, bir vicdanî retçinin
tutukluluğunu eleştiren savaş ve şiddet karşıtı bir grubu, çembere
alması ve katılımcıların tamamından kimlik istemesiyse gözaltı ve
sonrasında gelecek tutuklamayı garanti altına almak içindir.
Çoğunluğunu anarşistlerin oluşturduğu eylemcilerin etrafını saran 100
kadar Çevik Kuvvet polisi, birkaç saniye içinde bütün şiddeti ve
gücüyle eylemcilerin üzerine saldırdı. Şiddet, cinsiyetçi taciz ve
hakaretler, eylemcilerin nezarete götürüldükleri araçta, 20 saatten
fazla kaldıkları nezarethanelerde ve adliye sürecinde de devam etti.
Polis, savaş ve şiddet karşıtı eylemcileri hakaret, halkı askerlikten
soğutmak ve polise mukavemet ile suçladı. Tüm eylemciler, ağır bir
baskıya maruz bırakıldıkları emniyette, kendilerini oraya getiren
polisin hazırlamış olduğu ifadeleri imzalamaya zorlandı. Bu muameleye
karşılık eylemciler, ifade vermeyerek susma haklarını kullandılar.
Aynı akşam anti-militaristler nezaretteyken, bu hukuksuz ve keyfî
gözaltı, eylemcilere uygulanan şiddet, Ankara, İstanbul ve İzmir'de
protesto edildi. Tutsak Anti-militaristler ise, bir gece gözaltında
tutulduktan sonra, ertesi sabah Ankara Adliyesi'ne götürüldüler.
Adliyede kendilerini anarşist yoldaşları, anti-militaristler,
feministler ve aileleri, güçlü bir destekle kucakladı. Onlara slogan
ve alkışlarla destek verdiler. Tutsaklar ilk önce adlî tıbba, sonra da
ifade vermek üzere savcılığa götürüldüler. Savcılıkta, eylemcilerden
22'si serbest bırakılırken anarşist Volkan Sevinç tutuklanma talebiyle
mahkemeye sevk edildi. Mahkeme hızla görüldü. Volkan'a göre o salonda
mizansenden farksız bir yargılama gerçekleşmişti. Çünkü hâkimden,
polis amirlerine kadar uzanan hiyerarşi, zaten kararını vermişti;
Volkan'ı tutuklamaya kararlıydılar. Hâkim, savaş ve şiddet karşıtı
anti-militaristlerin gerçekleştirdiği basın açıklamasını "kanunsuz"
toplantı, Volkan Sevinç'i ise bu kanunsuz toplantıyı yönetmekle ve
toplantıya silahla gelmekle suçlamıştı. Bunların yanı sıra, delilleri
karartmak gibi bir imkânı olduğuna hükmetmişlerdi.
 Delil olarak ise, kendisine ait olmadığını belirttiği ve üst araması
tutanağını imzalamasını reddetmesine neden olan bir bıçağı
gösteriyorlardı. Volkan'ın olmayan bir bıçağın "silah", anayasal bir
hak olan basın açıklamasının "kanunsuz toplantı", Anarşist Volkan
Sevinç'in ise kanunsuz toplantıyı "yöneten" bir kişi olduğunu söyleyen
iktidarların hukuku, tüm bu asılsız suçlamalarla Volkan'ı Ankara 1
No'lu cezaevine gönderip; kapattı.
Volkan, cezaevi aracına götürülürken yoldaşları ve destek olmaya
gelenler, sloganlar attılar. Oradaki herkes, faşizme karşı Volkan'la
ve tüm anti-militarist tutsaklarla omuz omuza yürüdüğünü, kurtuluşun
tek başına değil hep beraber olacağını haykırdı. Herkesin tüylerini
ürperten ve Volkan'ın kendisini tutan polislerden güçlü yumruğunu
kurtarıp havaya kaldırmasını sağlayan; "İsyan Devrim Anarşi"
sloganıydı.  Sonuç olarak anarşist Volkan Sevinç, ölümü ve öldürmeyi
reddettiği için iktidarların hapishanesine kapatıldı, tutsak edildi.
Bu olay, iktidarların hukukunun, yaşamın değil ölümün ve şiddetin
yanında olduğunu, demokrasinin sadece ikiyüzlü bir yalan olduğunu,
yazılacak yüzlerce sayfa kitaptan daha basit ve net bir biçimde
anlatmaktadır.
Ertesi gün, 8 Ocak 2010 günü İstanbul, Ankara ve İzmir'de Volkan
Sevinç'in yoldaşları ve ona sahip çıkanlar bu durumu protesto ettiler.
Pankartların hepsinde aynı şey yazıyordu: "Vicdanlar tutsak alınamaz,
Volkan Sevinç özgürleşiyor". Ankara'daki basın açıklamasında
pankartta, Anti-militarist Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi" imzası
vardı. Diğer yandan İstanbul'da bir kişi daha, aynı eylemde, vicdanî
reddini açıkladı. Yine İstanbul'daki eylemde, polisin basın açıklaması
yapan eylemcileri sürekli tacizi sonucu, bir anarşist kalp krizi
geçirdi. Kendisi şu anda yoğun bakımda bulunmaktadır.
Yaşadığımız topraklarda şiddet her an etimize batıyor. Bıçak şu anda
kemiği zorluyor ve ruhumuza batıyor... Katillerin ve efendilerin, bu
toprakların halklarıyla yürüttüğü psikolojik ve konvansiyonel savaşta,
her şey giderek daha açık ve çıplak hale geliyor. Bu ülkenin
egemenleri, anarşistlerin yüz yıl önce ne olduğunu söylediği bir şeyi,
yani 'iktidar'ı olanca ikiyüzlülükleriyle paylaşıyorlar.  İktidarın,
birlik ve kimlik inşasında harç olarak kullana geldiği halinden
memnun,  biat etmeyi boynunun borcu bilen ideal vatandaş rüyasını
tehdit eden tüm politik, sınıfsal, etnik ve cinsel kimliklerin ruhunu,
varlığını hedef alan, kapitalizmin yüzlerce yıl önce başlattığı bu
savaş, bugün tüm hileli ve çirkin gerçekliği ile sürüyor. Savaş ve
militarizm ne sadece askerlik ne de sadece silah sıkmaktır. Bu
nedenle, militarizm-piyon işbirliği ilişkisine dayanan bir
toplumsallığa karşı, böylesine bir süreçte, yapılması gereken en
yaşamsal şey; ölümü reddetmektir. Volkan Sevinç, işte bu yüzden
cezaevinde; ölümü ve öldürmeyi reddettiği için.
Bu metnin amacı, sizi yani "vicdanı tutsak edilemeyenleri ve
yoldaşlarını", bizlerle ve tutsak yoldaşımız Volkan'la dayanışmaya
çağırmaktır. Yeryüzünde ona ve bizim vicdanımıza yoldaşlık eden
herkese açık çağrımız budur. Şimdi,  dayanışmaya her zamankinden daha
çok ihtiyaç var. Öncelikli ihtiyacımız, bu sürecin eylemlerle
desteklenmesidir. Volkan'ın vicdanının yalnız olmadığını
gösterilmesidir.
Anarşist ve anti-militarist tutsak Volkan Sevinç ile ilgili tüm
gelişmeleri haberleri www.ahaligazetesi.org  sitesinde takip edebilir
ahaligazetesi at gmail.com adresinden, bizimle irtibat kurabilirsiniz.

Anti-Militarist Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi



More information about the A-infos-tr mailing list