(tr) İstanbul: 13 Şubat'taki Sevinç ve Aydemir ile dayanışma eylemi

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Mon Feb 15 09:43:10 CET 2010


Anti-militarist Tutsak Volkan Sevinç'le Dayanışma İnsiyatifi'nin
uluslararası düzeye taşadığı eylem çağrısı ile bir araya gelen
anarşistler, sosyalistler, anti-militarist ve vicdani retciler bugün
13:30'da Taksim Tramvay durağından Galatasaray Lisesi önüne kadar bir
yürüyüş gerçekleştireceğini ilan etmişti. Bunun üzerine Barış için
Vicdani Ret Platformu da eylem çağrısına eylemin aktif katılımcıları
olarak yanıt verdiler. Yürüyüş esnasında 'Halkı askerlikten soğutmak
suç değil' pankartının açıldı, sık sık 'Askere gitme kardeş kanı
dökme', 'Öldürmeyeceğiz, ölmeyeceğiz, kimsenin askeri olmayacağız',
'Yaşasın halkların kardeşliği', 'Barış için vicdani ret' ve ' Reddet,
diren, hayır de, askere gitme' sloganları atıldı. Ağa caminin önüne
kadar gelen grup bu sırada anarşist bir arkadaşımızın camiinin
etrafındaki duvara "Bütün Ordular Katildir!" sloganı yazmasının
ardından gözaltına alındı. Yürüyen kitle gözaltı haberinin ardından
durarak karakola doğru yürüyüşe geçti. Karakol sokağında çevik kuvvet
tarafından durdurulan kitle polisi yuhaladı ve basın açıklamasını
polis barikatının önünde yaparak gözaltı uygulamasını protesto etti.
Gözaltına alınan arkadaşımızın bir kaç saat sonra 70 TL'lik para
cezası kesilerek serbest bırakıldı. Basın açıklamasının bitiminin
ardından yoldan geçen kimi insanlar ve eylemciler camii duvarında
yazılı bulunan "Bütün Ordular Katildir!" sloganı yanında pozlar
vererek fotoğraflar çekildiği görüldü.

Eylemde Barış İçin Vicdani Ret Platformu ve Antimilitarist Tutsak
Volkan Sevinç’le Dayanışma İnisiyatifi adına birer bildiri okundu.

Okunan bildiriler:

Militarizm ve ordu, sosyal yapıyı hizaya sokmak, devletin son özgürlük
arzusunu yok etmek amacıyla kurduğu bir şiddet aygıtıdır ve şiddetin
yönetenler tarafından tekelde toplanarak, kişinin ve toplumun devlete
karşı savunmasızlaştırılmasını hedefler. Bu coğrafyada militarizm
üzerine zırh gibi giydiği “Halkı Askerlikten Soğutma” gibi yasalarla
varlığını korumaya çalışmakta ve tüm sorguları bertaraf etmek
istemektedir. Orduya yönelik her hangi bir sorgu veya eleştiri
karşısında 1926′dan bu yana yüzbinlerce insan işkencelerden
geçirilerek, hapse atılmıştır. Savaşmayı, öldürmeyi, emir-alıp vermeyi
ve itaati reddedenler bugün muazzam bir cinayet aygıtının baskısıyla
karşı karşıyadır.

Devlet, 6 Ocak günü Ankara’da tutuklu Vicdani Retci Enver Aydemir’le
dayanışmak için basın açıklaması yaparken polis tarafından gözaltına
alınan 19 anti-militarist arkadaşımız ve halen tutuklu bulunan Enver
ve Volkan için de aynı kaderi çizmeye çalışmaktadır. Enver Aydemir
vicdani red kararından geri adım atmadığından tutuklu bulunurken,
Volkan ise halkı askerlikten soğutma, kanunsuz gösteriye katılmak ve
yönetme, suçu ve suçluyu övmek gibi zorlama suçlamalarla halen keyfi
olarak cezaevinde tutulmaktadır. Bir anarşisti “yönetmekle” suçlamak
sadece bir suçlama değil hakaret olsa gerek. Gözaltına alınan 19
anti-militarist arkadaşımıza da yine “halkı askerlikten soğutma”
yasası kapsamında dava açılmıştır.

Militarizm ve devlet terörü, yaşamın her alanına sızmış durumda.
Vicdani retciler ve anti-militaristler bu zincirin sadece bir
halkasını oluşturmakta. Polise taş attıkları ve örgüt üyesi oldukları
iddiasıyla 5 ila 16 yaş arası binlerce çocuk şu an Türkiye
hapishanelerinde tutulmaktadır. Daha geçtiğimiz aylarda kürt illerinde
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında polise taş attığı gerekçesiyle 7,5
ila 10ar yıl hapse mahkum edilen onlarca Berivan’ı unutturmayacağız.
Polisin açtığı ateş sonucu katledilen Baran Tursun’ları, Aydın
Erdem’leri, Emrah Gezer’leri unutturmayacağız. Şüpheli asker
ölümlerini, Ceylan Önkol’ları unutturmayacağız. Polis işkencesinden
geçen Güney’i, askeri cezaevlerinde Mehmet Bal’ı, Mehmet Tarhan’ı,
Enver’i unutturmayacağız. Ankara’da kışın ortasında direnişlerinin ilk
günlerinde müdahale edilerek havuzlara atılan ve önümüzdeki günlerde
polis terörüne maruz kalacağından şüphe etmediğimiz TEKEL işçilerini
unutturmayacağız.

Bugün burada devletin bu sindirme yasalarına karşı sessiz
kalmayacağımızı, bu topraklarda anti-militaristlerin ve vicdani
retcilerin yaşadığı devlet terörünü uluslararası düzeyde bilince
taşıyarak teşhir edeceğimizi belirtmek istiyoruz. Savaşsız bir dünya
isteyen insanlara karşı bir silah olarak kullanılan “Halkı Askerlikten
Soğutma” yasası bu gibi insanlık dışı yasaların kaldırılması ve
tutuklu bulunan vicdani retci Enver Aydemir’in ve
anti-militarist/anarşist Volkan Sevinç’in derhal serbest bırakılmasını
istiyoruz.

Halkı Askerlikten Soğutmak suç değil, savaşın insan kaynaklarını
kurutmak adına barışa ve özgürlüğe bir katkıdır.”

Anti-militarist Tutsak Volkan Sevinç'le Dayanışma İnsiyatifi

----------------------------------------------------------

“Savaşlar; egemenlerin silahlarıyla ve ordularıyla yaşamlarımıza
yönelik acımasızca yürüttükleri baskı, inkar ve imha politikalarının
bir sonucudur. Ordu ve askerlik ise egemenlerin çıkar çatışmalarının
bir aracıyken bizler için ölmek ve öldürmenin zorunluluğudur; ta ki
vicdanlarımızın sesine kulak verip reddetmedikçe.

Bu topraklarda yaşayan halklara yönelik acımasızca yürütülen savaşa
karşı, silahların susması ve onurlu bir barışın gerçekleşmesi için bu
savaşın bir parçası olmayı reddetmemiz gereken bir noktada duruyoruz.
Silahlı bu savaşta yer almayan ve dışarıdan söylemlerle müdahalden
öteye geçemeyen bizler artık aktif bir eylemle karşı karşıyayız.
Militer devlet yapısına karşı savaş karşıtı bir muhalefetin
oluşabilmesi için bugünden ön gördüğümüz gereklilik toplumsal bir
“vicdani ret” hareketidir.

Zorunlu askerliğin sürdüğü bu coğrafyada yaşayan her kesim 26 yıldır
yürütülmekte olan bu savaşın istesin Ya da istemesin bir paçası olmak
durumunda kalmıştır. 20 yaşına gelmiş, hangi etnisiteden olursa olsun
T.C. Vatandaşı her erkek TSK tarafından bu savaşa çağırılmakta ve
savaşmaya zorlanmaktadır. Onaylamadığı bir savaşta yer almayı ve
TSK’nın emriyle öldürmeye zorlanmayı reddedenler ise askeri
cezaevlerinde sistematik işkencelere maruz kalmaktalar. Halen
Eskişehir askeri cezaevinde tutuklu bulunan vicdani retçi Enver
Aydemir’de diğer vicdani retçiler gibi benzer süreçlerden geçmektedir.
Askeri cezaevinde taraflı mahkemelerce yargılanmakta, işkence
görmekte, yıldırılmakta ve serbest bırakıldığı gün ise “sivil ölüm”
denilen aynı kısır döngünün içine atılmayı beklemektedir.

Bugüne kadar toplumsallaşamamış vicdani retçilere yönelik sürdürülen
yıldırma politikaları artık değişmek zorundadır. Çünkü savaşların bir
parçası olmayı reddedenlerin sayısı ve tepkisi her geçen gün
artmaktadır.
Tepkilerin artmakta olduğu bu günlerde TCK’nin 318′inci maddesiyle
yeni bir yıldırma politikasının keşfine çıkan yargı sistemi ise
baskılarını sürdürmektedir. Son olarak 6 Ocak’ta Ankara’da Enver
Aydemir’in askeri cezaevinde gördüğü işkenceyi protesto etmek için
yapılan basın açıklamasında gözaltına alnan arkadaşlarımızı da 318′den
yargılamaktadır. Ve yine bu basın açıklamasından dolayı tutuklanan
Anarşist anti militarist Volkan Sevinç’in ise tutukluğu halen
sürmektedir.

15 Şubat’ta ilk duruşmaları gerçekleşecek olan Volkan’ın ve diğer
arkadaşlarımızın akıbeti ne olacak merak ediyoruz? Ve yine merak
ediyoruz; devletin imha politikalarında katledilen kürt halkının
akıbeti ve onurlu bir barışın zorunlu bir ihtiyaç olarak hissedildiği
bu günlerde “barış” için konuşmak yerine aktif bir tavrı nasıl ortaya
koyabiliriz?

Bizler barış için vicdani ret platformu olarak; bu savaşa bir son
vermek için daha aktif bir adımın atılması gerektiğini düşünüyor,
kadın ve erkek tüm gençleri vicdani reddini açıklamaya, savaşın unsuru
olmamaya ve zorunlu askerlik sistemine hayır demeye çağırıyoruz.

Platformun yakın zamanda hedefledikleri ise 15 Mayıs Dünya Vicdani
Retçiler Günü’nde, kitlesel (çok sayıda) vicdani ret açıklamasının
yapılacağı bir etkinliği gerçekleştirmek,üniversitelerdeki ve
mahallelerdeki gençlikle buluşup toplantılar ve söyleşiler
düzenleyerek bu meseleyi duyurarak halkların nezdinde tartışmaya
açmaktır.”

Barış İçin Vicdani Ret Platformu


More information about the A-infos-tr mailing list