(tr) Qijika Reş Dergisi Çıkıyor!

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Tue Aug 31 00:26:16 CEST 2010


Qijika Reş Dergisi, Eylül Ayının İlk Haftasında Yoldaşlarıyla Buluşuyor
Sınırsız ve sonsuz mavi semalarda yoldaşlık bulutuna tutunmuş,
özgürlüğe kanat çırpan Qijika Reş kafilesinden herkese merhaba.
Qijika Reş dergisini doğuran en keskin sancı ertelenmiş bir randevunun
durmadan yankılanan özgürlük çağrısına icabet etmekti. Qijika Reş
dergisi, düşü kurulmuş, duyurusu yapılmış ancak gerek tembellik
uykusunun tatlı cazibesi gerekse etrafımızda yaratamadığımız kolektif
enerji yoksunluğu dolaysıyla gecikerek vücut bulmuş bir projedir.

Kusursuz ve verimli bir toplum bahçesi yaratmaya çalışan modern
iktidarın siyaset dünyasına uzak, arafta kalmış ancak özgürlük rüyası
görmeye devam eden öznelerin yana yana soluyacağı bir bahçe yaratmak
arzusuyla yola çıkmıştık. Temel derdimiz kusurlu, dikenli, yabanıl,
ayrık otlarının buluştuğu doğal bir bahçeydi. Geçen zaman, soluğumuzun
değdiği mekânlarda özgürlük türküsünü farklı notalarla okuyan bir dizi
yoldaşın varlığıyla tanıştırdı bizi. Emekleme aşamasının bittiği,
kervanın yolu koyulduğu zaman gelip çatmıştı artık. Kervan yolda
dizilir düsturundan hareketle, amatör ruhumuzun ve sarsak politik
heyecanlarımızın sindiği bir parça kusurlu bir içerikle bu ilk sayıyı
çıkarmaya karar kıldık.

Neden Qijika Reş (karakarga) isminde karar kıldığımızın hikâyesine
gelecek olursak. Dinlediğimiz hikâyelerde, şiir imgelerinde, anonim
halk söylencelerinde sevilmeyen, uğursuz, çirkin bir kuştur karga. Bir
beddua, bir lanet sembolüdür. Karga hiçbir kültürde (Amerikan
Kızılderilileri dışında) pek hayırla anılmaz. Efsanelerden edebiyata,
karga denildi mi yanında ölüm ve günah da boy gösterir. En büyük
suçları leş yemeleridir. Sanki insanlar biftekleri hayvanları
öldürmeden yiyorlar! Karga düşmanlığının dilimizdeki köklü yansımaları
uzun bir lanet zincirini oluşturur. "Besle kargayı oysun gözünü,
Kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmaz" vb. Kargaburun, kargacık
burgacık, kargasekmez hep bu keskin nefreti yansıtır sözcüklere.
Farsçadan gelen 'zağzeban' sözcüğü de kara ağızlı, beddua edici
anlamında kullanılır. Dinler de sevmez kargayı. Eski Ahit'den beri
sürer bu nefret. Habil, kardeşi Kabil'i öldürdükten sonra, gömmeyi
bilmediği için cesedini ortada bırakır. Ne de olsa yeryüzünün ilk
ölüsüdür Habil. Allah, Kabil'e rehber olması için iki karga yollar. Bu
iki karga kavga eder ve kavga birinin ölümüyle sonuçlanır. Hayatta
kalan karga, gagasıyla toprağı eşeleyerek bir çukur açar ve ölen
kargayı buraya iterek üzerini toprakla örter. Bunu gören Kabil çok
içerler ve bir karga kadar akıllı olup kardeşinin ölüsünü gömmeyi
düşünemediği için kendini suçlar. İncil'de ise Nuh'un tufandan sonra
karayı bulması için ilk gönderdiği kuşun karga olduğu yazılıdır. Ama
karga yiyecek bulunca geri gelmez. Bu nedenle Nuh ardından güvercin
yollar. Sadık kuşumuz dönerek sahibine haber verir. Hz. Muhammed'in
hadislerinden birinde ise öldürülmesi günah olmayan beş hayvandan
birinin karga olduğunu (diğerleri çaylak, fare, yılan, kuduz köpek)
hatırlatalım. Martılar gibi deniz kıyılarının süsü, kartal gibi gücün
simgesi, kumrular gibi aşkla özdeşlemeye veya güvercin gibi barışın
kraliçesi olmaya layık değillerdir. Dünyanın her diyarını mekân
bellemiş, kimsenin beslemediği, yanına yaklaştırmadığı kendi başının
çaresine bakan herkese uzak bir kuştur karga. ''Aptal karga''
imgesinin aksine zekâsıyla varlığını sürdüren, yediğini yiyip
yemediğini gömerek biriktiren, sayıları dörde kadar saymayı öğrenen
bir kuştur. Bilimsel araştırmalar için gerçekleştirilen testlerin,
kargaların alet yapımında şempanzelerden bile başarılı olduğunu ortaya
çıkarmıştır. Oxford Üniversitesi Zooloji bölümünde incelenen Betty
isimli bir Yeni Kaledonya kargası, sıradan telleri kullanarak kanca
yapmayı başararak, şempanzelerin 'en becerikli alet yapan hayvan' olma
ününe halel getirmiştir. Japonya'daki bazı kargalar ise cevizleri
kırmak için çok zekice bir yol bulmuşlar. Cevizleri alıp havalanıyor,
trafik lambasının ışığı kırmızı yanınca pike yapıp, cevizi ışıkta
bekleyen bir arabanın tekerleği altına yerleştirip yeniden
havalanıyorlarmış. Yeşil yandığında da kırılmış olan cevizleri bir
güzel yiyorlar elbette. Birbirleri ile güçlü bir dayanışmaları ve son
derece güçlü bir bellekleri vardır.  Tüm bu sebepler bu kuşlar
aleminin lanetli ötekisi kargayla bir özdeşlik bağı kurmamıza, adımızı
belirleyen saikler oldu.

Qijika Reş dergisi bu coğrafyada anti-otoriter, heterodoks bir
özgürlük politikasının patikası olmayı amaçlamaktadır. Tüm iddiamız;
Devletin, Ulusun ve Dinin sınırlarını çizdiği siyaset alanının dışında
kalan seslerin ortak, çoksesli bir yerel platformu olmayı başarmaktır.
Tekil deneyimlerimizi politik olarak kavramsallaştırmak, bilincimizi
kemiren soruları yüksek sesle sormak ve farklı taban hareketleri
arasında kalıcı bir dayanışmayı örmek temel kalkış noktamız olacaktır.
İçeriden ve dışarıdan sesimize ses verecek her özgür sese kulak
kabartan, ruhsuz akademik üretimlerin koridorundan kaçan, hayata değen
coşkulu bir teorinin paylaşım sofrasında oturmak özgürlük ilmihalimizi
oluşturan ilkeler olacaktır.Dünyayı yansıtan bir ayna olmaktan çok,
dibini aydınlatan bir mum olmayı başarmaktır tüm gayemiz.

İkinci sayıda özel katkılarla daha da zenginleşmiş, soluğu daha da
güçlenmiş bir dergi olarak buluşmak umuduyla...

Qijika Reş

Kapak & içindekiler:
http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs295.snc4/41105_1575079305358_1486836758_1512247_6709905_n.jpg



More information about the A-infos-tr mailing list