(tr) 1 Mayıs açıklama metni

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Thu May 21 23:00:13 CEST 2009


İŞTE O ANARŞİSTLER!
1 Mayıs'ta kara bayraklarımız, maskeli yüzlerimizle çıktık
sokaklara... Bankalara, hiper-marketlere saldıran, camlarını indiren,
polisin saldırısını engellemek için çöp konteynırlarını deviren,
saksıları barikat kurmak için kullanan, gerektiğinde 'şiddet'
kullanmaktan
sakınmayan bir grup insandık!
Kimdik? Ne yapmaya çalışıyorduk? Neden yüzlerimiz kapalıydı? Neden
bankalara, hiper-marketlere saldırıyorduk?
Saldırıyorduk; çünkü bankalar ve hiper-marketler, bizim için mücadele
ettiğimiz kapitalizmin en belirgin iki unsurunun sembolleri;
PARA ve TÜKETİM ÇILGINLIĞI...
Devlet ve egemen medya, toplumsal algıyı, yaptığımız bu eylemin bir
şiddet eylemi, bir vandalizm olduğu konusunda yönlendirmeye,
manipüle etmeye çalışıyor (ki bu zaten onların işi. Örneğin; star
tv'de yayınlanan 'işte o anarşistler' başlıklı haber
baştan sona kurmaca olduğu gibi, kullanılan 'markette mahsur kalan
çocuk' görüntüsü ve çeşitli görüntüler başka yerlerden
alınarak kurgulanmış bir yalandır). Biz bu yaptığımızı bir şiddet
eylemi olarak görmüyoruz. Biliyoruz ki, yapılara, nesnelere, camlara
şiddet uygulayamazsınız. Bunun adı şiddet olmaz; herhangi canlı bir
varlığa zarar vermediğiniz sürece. Eğer bunun adına
şiddet diyeceksek, polisin, jandarmanın, özel timin, güvenlik
güçlerinin ve kapitalizmin gündelik hayatımızın her anına sızan
kapsayıcılıktaki baskısına başka bir isim bulmak zorunluluğu doğar.
Kapitalizmin ve devletlerin neden olduğu borç batağına
saplanma, yaşam güvencelerimizin ellerimizden alınması, açlık
sınırında yaşam, baskı, korku, işkence ve faili meçhuller vb. bir
çok biçimde gerçek şiddeti yaşıyoruz zaten.
Bir isyanımız var ve bunu ortaya koyacak ifade biçimlerini bulma
çabasıdır yaptıklarımız. Bütün bunların gösterinin bir parçası
olduğunu, amaçladığımız şey bir gösteri olmasa da buna dönüşeceğini
biliyoruz. Buna rağmen, yine de, büyük gösteri'yi
sonlandırmayı amaçlayan, son bir gösteri beklentimiz... Paylaşıma,
dayanışmaya ve özgürlüğe dayalı bir yaşam biçimini var
edebilmek için gerçeği eyleyene kadar devam edeceğiz...
Yüzlerimizin neden kapalı olduğuna gelince, içinde yaşadığımız gösteri
toplumunun ve imaj çağının üzerimizdeki olası etkilerini
yadsımadan şunu söylememiz gerekiyor; kendimizi korumak zorundayız.
Mobeselere, güvenlik kameralarına, medyaya yakalanmamak
için yüzlerimiz maskeli olmak zorunda. Zira yaşadığımız bir gündelik
hayatımız var ve bunu sürdürmek istiyoruz.
İşçilerin, 'makul sayıda' olanları elbette, alana çıkarken ara
sokaklarda alana çıkmaları makul olmayan devletin ötekileştirmeye
ve terörize etmeye çalıştığı binlerce insan polis şiddetine maruz
bırakıldı. Bir anlamda yok sayıldılar. Bizler yok sayılanların
ve eylemlerin sonuçsuz olduğunu düşünerek katılmaya tenezzül etmeyip
sisteme karşı her geçen gün öfke besleyenlerin
aynadaki yansımasıyız. Her birimiz bankaların, hiper-marketlerin,
küresel şirketlerin ve devletin soygununa maruz kalıyoruz. 1
Mayıs'ta ve başka zamanlarda olmuş ve olacak olanlar da tüm bunlara
karşı bir cevap arayışıdır sadece.
Bizler de oradaydık ve alana çıkmaya çalışırken polisin engeliyle ve
sonrasında şiddetiyle karşılaştık. Biz de polise karşı
direndik. Polise karşı koyuşumuz bedenimizi savunmak içinken bankalara
ve hiper-marketlere ruhumuzu korumak adına izler
bıraktık. Bankalar ve hiper-marketler bizleri iliklerimize kadar
sömürürken ve toplumun tüm kaynaklarını kendi çıkarları için
kullanırken, onların bir kaç camını kırıyor olmak, haksızlık üzerine
kurulmuş bu sisteme karşı sömürülenlerin öfkesinden başka
bir şey değildir. Bu yüzden küçük esnafa ve özel araçlara zarar
vermedik. Bizim, sokaklara korku salarak bu toplum üzerinde
yeni bir baskı aracı olma iddiamız yok. Bu yüzden hiçbir canlıya zarar
gelmemesi için çabaladık. Dahası bizler iktidara talip
de değiliz. Çünkü sorunumuz yanlış yönetilmek değil bizlerden zorla
alınan iradelerimizin demokrasi yalanıyla sürekli baskı
altında tutulmasıdır. Bu nedenle bütün devletlere, tahakküm araçlarına
ve küresel şirketlere karşıyız. Bu nedenle bizim korku
salmak istediğimiz, kar için insanları gözünü kırpmadan işlerinden
atan, soyan, kişiliksizleştiren, yarattıkları ahlakı sorgulamadan
hapseden, işkence yapan ve katleden bu toplumun bir avuç elitidir.
Artık onlar karşısında el pençe divan durmak istemiyoruz.
Bugün onların bir iki camını kırmış olmak, bizim olanı geri
alacağımızın ve bize dayatılanı yok edeceğimizin mesajıdır.
Bir arayışın ve bir oluşun içindeyiz sadece. Bildiğimiz bir şey var;
mevcut sisteme dahil olmayı reddetmek; içindeki sesi ötekinin
sesiyle birleştirebilmeyi, yani bir vicdan sahibi olmayı gerektirir.
Çünkü kapitalizme karşı mücadele, her şeyden önce
vicdani bir meseledir.
Bizler, yüzyılımızın özgürlük tomurcuklarıyız...

KARA BLOK



More information about the A-infos-tr mailing list