(tr) İstanbul: darbeye dur de mitinginde Anarşi [21 Haziran]

a-infos-tr at ainfos.ca a-infos-tr at ainfos.ca
Sat Jun 28 00:56:33 CEST 2008


bugünkü darbeye dur de yürüyüşüne katılan az sayıda anarsist bir
bildiri yazip dağıttık. boyle bir şey de dağıtmasaydık şişip
patlardık. yürüyüş islamcı ağırlıklıydı. "genç siviller" olduğunu
anladığımız bazı insanlar bize çok garip göründü: milli takımdaki
sporcuların isimlerini taşıyan tşörtler giymişlerdi?! tek tük türk
bayrakları da garipliğe gariplik katıyordu. neyse, bildirilerimiz kapış
kapış gitti, (500tane) ama artık bu geceden sonra halkımızın herşeyi
anlayıp bundan böyle sandıklara gitmeyeceğini, otoriteye hiçbir sekilde
yalakalık etmeyeceğini düşünüyoruz! [21 Haziran 2008]
-------

Yürüyüşte dağıtılan bildiri:


NE DARBE NE DEMOKRASİ!



Askeriyenin, çizdiği kader çizgisinden kaymış topluma bir çeki düzen
verme ve haddini bildirme girişimi olarak darbeler, militarizmin en
görünür ve en şiddetli hallerinden biridir. Toplumun, üstüne
giydirilmiş deli gömleğinden çırpına çırpına çıkarttığı uzuvlarının
budanmasıdır.

Ve yarattığı tahribat buradaki hiçbirimiz için bir muamma değil.



Ancak ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken ortaya çıkmış
askerî zihniyet yaşamımızın en ücra köşelerine sızmışken, insanlar
kitleler halinde tıkıldıkları okullardan, evlerden,türlü çeşit
"yaşamayı unutma-zorbalara itaat etme" düsturlarıyla terbiye
edilmişken,eller her an havaya kalkar ve tokatlar, yumruklar olarak
inerken, "her türlü sapmaya karşı" sopalar hazırda, silahlar
ceplerdeyken, çatık kaşlı ve mazallah celalli resmî dilin kükrediği
buralarda temsilî demokrasiye payeler biçmek,"sopayı kimin tutacağını
ben seçeyim bari!" demektir.



Ama parlamento yıllardır açık? Yıllardır -seçimler de tıkır tıkır
yapılıyor ve efendiler bize belli aralıklarla efendiliklerini
onaylatma şansı veriyorlar? Gel gör ki Darbe Kabusu'ndan uykularımızı
bile kurtaramadık-onun için şu anda sokaktayız! Peki bir dönüp
sandıklardan çıkan efendilerin ve onları seçenlerin zihniyetlerine
bakmakta fayda yok mu?Takım elbiseler ve tayyörlerden oluşan "sivil
gardroplar" da üniformalar kadar zevksiz! Denemeye kalksak ruhumuza
dar gelir! Askeriyenin giydirdiği deli gömleği mi, at gözlüğü mü?
Bostan beygiri mi olacağız parya mı? Bundan başka seçenek olmayabilir
mi?



Bu ülkede darbe diye bir korku tahrip edilmiş hayal gücümüzün bir
ürünü değil de her an gerçekleşebilecek bir ihtimal ise, güçlü bir
ordu isteyenler olduğu için.Keşke onları orduların önce kendi
ülkelerini işgal ettiğini ve aslî görevlerinin öldürmek olduğunu
unuttukları ana geri götürebilsek! Keşke güçlü bir iktidar için
sandıklara koşanlara, iktidarların ancak ve ancak bizim gücümüzü
emerek güçlendiğini hatırlatabilsek!



Darbeleri ve bize yaşattıklarını lanetlediğimiz bugün, her birimiz bir
kez düşünelim istiyoruz: binlerce insan öldürülür, yüzlercesi
kaybedilir, yine binlercesi işkence tezgahlarında sakatlanır, ruhları
karartılır, öldürülürken susmak mıydı sadece hatamız? Yoksa rızamız
var mıydı bütün bu olana bitene, güdülmeye? Yani ast-üst ilişkisinin
bütün toplumsal hayatımızın temeli olmasına? Normalleştirilmeye,
anormal görülenin yok edilmesine? Tektipleştirilmeye ve
ötekileştirmeye? Eğilmeye, eğitilmeye?



Belki bugün için en samimi tavır kendi mazlumluğumuzu sadece
efendilerin zalimliğiyle izah etme kolaycılığından vazgeçmemiz
olabilir.



                                                           Bir kısım Anarşist


More information about the A-infos-tr mailing list