A - I n f o s

a multi-lingual news service by, for, and about anarchists **
News in all languages
Last 40 posts (Homepage) Last two weeks' posts Our archives of old posts

The last 100 posts, according to language
Greek_ 中文 Chinese_ Castellano_ Catalan_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_ _The.Supplement

The First Few Lines of The Last 10 posts in:
Castellano_ Deutsch_ Nederlands_ English_ Français_ Italiano_ Polski_ Português_ Russkyi_ Suomi_ Svenska_ Türkçe_
First few lines of all posts of last 24 hours | of past 30 days | of 2002 | of 2003 | of 2004 | of 2005 | of 2006 | of 2007 | of 2008 | of 2009 | of 2010 | of 2011 | of 2012 | of 2013 | of 2014 | of 2015 | of 2016 | of 2017 | of 2018 | of 2019

Syndication Of A-Infos - including RDF - How to Syndicate A-Infos
Subscribe to the a-infos newsgroups

(tr) DAF, Meydan Gaztesi'nin #48 - Gündem 04 Mart 2019 -- Erkegin SOYu Kadinin ADI - Seyma Çopur

Date Mon, 15 Apr 2019 09:08:00 +0300


1893'te ABD sinirlari içerisinde ilk kez bir kadin, Lucy Stone, evlendigi erkegin soyadini reddederek evlenmeden önceki soyadini kullanabilmisti. Bu haber bütün dünyaya kisa bir zamanda yayilmis ve kadinlar için büyük bir kazanim olarak tarihe geçmisti. Birçok kadin, yillar boyunca farkli cografyalarda ayni uygulamayi bir hak olarak kazanabilmek için hukuksal mücadele vermis ve "cinsiyet esitligi"ni bu mücadelenin esas konusu haline getirmisti. ---- Aradan Yillar Geçti... ---- Elbette, kadinlarin "cinsiyet esitligi" mücadelesi Lucy Stone ile baslamis degildi. Ancak evlilikle beraber bir kadinin hayatinda daha da belirginlesen esitsizlik haline karsi koymak, daha dogrusu bu karsi koyusun hukuksal imkanlarini yaratmaya çalismak anlasilan o ki tüm kadinlari heyecanlandirmisti.

1893'te ABD'de yasanan bu gelismenin ardindan, 1976'da Kanada'nin Quebec bölgesinde, kadinlarin evlendikleri erkegin soyadini almasi yasaklandi. Eyalet yasalarina göre uygulanan bu yasak bizzat devlet eliyle "cinsiyet esitligi"ni saglamak amaciyla düzenlenmisti. Benzer sekilde Yunanistan'da da kadinlar, kadin hareketinin etkisiyle 1983'te "kendi" soyadlarini kullanma "hakki"ni elde etmisti. Benzer dönemlerde farkli cografyalarda soyadi kanunu ve uygulamalari degismisti. Kadinlar tüm bu gelismelerin evlilikte erkege teslim olmamak ve evlilikte "kendileri kalabilmek" ile yakindan iliskili oldugunu açikliyordu.

Evlilik Sinirlarini Asmak, Aidiyeti Reddetmek

"Evlilik ilk basta ekonomik bir anlasma bir sigorta sözlesmesidir. Günlük hayattaki sigortalardan daha baglayici ve daha kuralci olmasi yönüyle ayrilir. Getirileri, yatirimlariyla karsilastirildiginda oldukça azdir. Ödülün koca oldugu bu evliligi kadin adiyla, özel hayatiyla ve kisisel saygisiyla öder. Dahasi, evlilik sözlesmesi kadini ömür boyu bagimlilik, parazitlik ve sosyal oldugu kadar bireysel bir kullanissizliga mahkum kilar. Erkek de faturasini (bedelini) öder fakat onun çerçevesi daha genis oldugundan, evlilik onu kadin kadar sinirlamaz.

Böylece, Dante'nin cehennem hakkindaki deyisini evlilige uygulayabiliriz: "Oraya giren bütün umudu geride birakir..." -Emma Goldman

Evliligin kutsadigi her bir kavramin, her bir nesnenin ve eylemin görünür görünmez sinirlariyla kusatilir kadin, tam da Emma Goldman'in söyledigi gibi, kendini bütün umutlarini geride birakmis olarak bulur. Takilan yüzük, agizdan çikan "evet", degisen soyad, yeni bir anne baba, yeni bir aile... Tüm bu sembolik degisimler, aslinda büyük bir degisime, kadinin çevresiyle ve kendiyle kurdugu bütün iliskilerin degisimine isaret eder. Evliligin ortaya çikis sürecinden bu yana devletin evlilik ile kutsadigi ailede iktidari ve mülkü elinde bulunduran, kendinden sonrakilere bu mülkü miras birakan erkek oldugu gibi yukarida saydigimiz tüm "sembolik" degisimler de kadin ve erkek arasindaki iliskiyi mülkiyetçi kilar.

Dante'nin cehenneminden tek bir çikis vardir öyleyse: Umudu geri kazanmak. Kadinin erkege aidiyetini yaratan, güçlendiren tüm sembolleri reddetmek ve aidiyet iliskisini ortadan kaldirmak. Öyleyse kadinlarin evli oldugu erkegin soyadini reddedisi, hatta Italya'da oldugu gibi çocuklarin da dogumdan itibaren annenin soyadini alabiliyor olmasi sembolleri yikmanin bir yöntemi, bir parçasidir diyebilir miyiz? Soyadiyla yasanan degisim, yasadigimiz ataerkil sistemin de degisimini saglar mi?

Soyadi Degisirken Degismeyenler

Her bir sembol tasidigi anlami zihinlere islemek, anlami güçlendirmek üzerine yaratilir. Haliyle "soyadi"yla kadinin erkege aidiyetini zihinlere isleyen sembolik dil de tasidigi anlami kuvvetlendirir. Bu sembolün reddedilmesi kadin ile erkek arasindaki iliskiye dair algisal kirilmalar yaratir. Ancak bazen semboller ortadan kalkarken farkinda olmadan bir baska sembol, hem de bir öncekiyle ayni anlami üreten yeni semboller ortaya çikabilir. Dolayisiyla ortadan kaldirilmasi gereken sadece sembol degildir. Sembolün ürettigi anlamin da ortadan kalkmasi gerekir.

Soyadinin degisimi tartismalarina ve "kazanimlara" geri dönersek, soyadinin kadinlar lehine degisimi aslinda sembolün ürettigi anlami belli bir noktada ortadan kaldiramaz. Soyun dogrudan evlilik kurumuyla baglandigi bir esi reddederken içinde dogup büyüdügümüz aile kurumuna baglanmasi bunun bir "kazanim" olmasinin önünü keser. Erkek bir es ile kurulan mülkiyetçi iliski, erkek bir babayla kurulan mülkiyetçi iliskiyle kiyaslanamayacak ölçüde tehlikeli midir? Ya da evliligin ürettigi kimi semboller halihazirda aile kurumundan da izler tasimiyor mu? Aileden kastimizin ise yukarida bahsettigimiz gibi evdeki tüm bireyler üzerindeki iktidarini evlilikle mesru kilan bir erkek figürünü içerdigini hatirlamak gerek.

Soysuz Bir Hayat Sürmek

Tüm bu sorularin da ötesinde, dogumumuzla bizlere verilen kimlikte yazili bulunan tüm aidiyetleri, en basta da kimlikle baglandigimiz devlete aidiyetimizi sorun olarak görmemiz gerekmiyor mu? Bu aidiyetlerin, ilk toplumlardan bugüne erk iktidari ve erkek egemenligiyle iliskisi oldugu çok açik. Ancak mesele soy oldugunda, yalnizca ata üzerinden degil ana üzerinden de bu iliskinin kuruluyor olmasi, iktidarli iliskilerle ortaya çikmis sosyal ve ekonomik adaletsizliklerin bir parçasidir.

Bugün farkli cografyalarda çocuklarin annenin soyadini alabiliyor olmasinin bir kazanim olarak degerlendirilmesi, yine farkli cografyalarda kadin üzerinden soyun devam ediyor olusunu da kazanimlastirir. Ancak biz kadinlar özgürlügü kazanmak istiyorsak çabamiz yalnizca bizlere dayatilan sembolleri yikmak olmamali, sembollerin ürettigi anlamlari da yikmaliyiz. Bizim istedigimiz onun ya da bunun soyu arasinda bir tercih yapmak zorunda kalmak degil aslinda, ezenlerin ezilenleri asagilamak için kullandigi üzere: Soysuz olmak istiyoruz, soysuzlasmak!

Seyma Çopur

seyma@meydangazetesi.org

Bu yazi Meydan Gazetesi'nin 48

https://meydan.org/gundem/2019/03/erkegin-soyu-kadinin-adi-seyma-copur/
________________________________________
A - I n f o s Anartistlerce Hazirlanan, anartistlere yonelik,
anartistlerle ilgili cok-dilli haber servisi
Send news reports to A-infos-tr mailing list
A-infos-tr@ainfos.ca
Subscribe/Unsubscribe http://ainfos.ca/mailman/listinfo/a-infos-tr
Archive http://ainfos.ca/tr
A-Infos Information Center